logo

FİLYOS PROJESİ

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
FİLYOS PROJESİ

Sadece bölgemizde değil Türkiye İş kesiminde Filyos Projesini bilmeyen yoktur. Yüksek kapasiteli Limanı, Limanın arkasında Makro ölçekli Endüstri Bölgesi, Büyükçe Serbest Bölgesi ve üç koldan Lojistik Merkezi ile Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı tarihi Filyos Beldesinde hayata geçmesi beklenen süper bir proje.

Yıllara konuşulan ama bir türlü gerçekleştirilemeyen projenin son yıllarda hızlanmış olmasının bir nedeni de İstanbul, İzmit, Bursa gibi sanayi bölgelerinin kapasitelerinin artık dolmuş olması. (Laf aramızda! Yıllar önce de yazdım: kirli, paslı, tozlu, dumanlı üretimler bu taraflara -istihdam makyajı ile – kaydırılırken, bizlere ve çevrecilere çok iş düşüyor.)

Konuyu dağıtmadan…

Ekim ayı başında Kanal Z’de Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Demir’in konuk olduğu programda masaya yatırdığımız Filyos Projesi ile ilgili ( Demir her ne kadar samimiyetle ve konulara son derece vakıf cevaplar verse de) akıllarda soru işaretleri kalmaya devam etti!

Soru işaretlerinden önce geldiğimiz noktada Filyos Projesi ile ilgili bilinenlere göz atalım:

Dört ana bölümden oluşan projenin ilk aşaması olan 25 Milyon ton/yıl kapasiteli Liman alt yapısının tamamlanmak üzere olduğunu biliyoruz…

Ardından liman üst yapı firmasının ihale yolu ile belirleneceğini; Bir an önce üst yapının da tamamlanıp 2021’de hizmet vermeye başlamasının hedeflendiğini…

Kardemir’in yap-işlet-devret sözleşmesini fesh ettiğini ancak hala Liman’la yakın ilgisinin devam ettiğini…

Projenin en önemli bölümü olan Endüstri Bölgesi’nin Yönetici/Koordinatör firmasının Tosyalı Holding olduğunu…

Tosyalı’nın 300 milyon liralık alt yapı taahhüdünde bulunduğu için idarece (Demir’in ifadesine göre ; teklif çağrısına olumlu cevap veren tek işletmeci olduğu için) tercih edildiğini, yönetici şirketin bir takım imtiyazlara sahip olacağını…

Tosyalı’nın liman tecrübesi olduğundan, limanla da ilgilenebileceğini…

Tosyalı’nın burada çelik mamullerini yüksek teknoloji ile işleyerek beyaz eşya ve otomotiv sektörüne nitelikli ürün arz edeceğini…

Tosyalı’nın yüksek oranda söz sahibi olacağı Endüstri Bölgesi ile birlikte eşzamanlı ya da peşi sıra Büyük Çaplı Serbest Bölge ve Ülkenin Kuzeyini Güneyine bir aksla bağlaması planlanan Lojistik Merkezin devreye gireceğini,

Yani Tosyalı’da Tosyalı….

Zonguldak TSO Başkanı Metin Demir‘in tabiri ile; Babayiğit Tosyalı!

Şövenist ve servet karşıtı olmadığım, liberal ekonomiden yana olduğum bilinir. Benim için Erdemir,-Kardemir Tat Metal ne ise Tosyalı’da odur. Ancak ve lakin ateş düştüğü yeri yakıyor ve hem bölge halkı, hem bölge yatırımcıları ve de kamu otoritesi açılarından soru işaretleri akıllarda kalıyor! Siyasi açı ise tümünün bileşkesini oluşturuyor.

Neyse; Programda yönelttiğim “Filyos’ta yönetici firma neden Erdemir/Kardemir /Tat Metal vs. değil de Tosyalı Holding?” sorusuna ve Demir’in verdiği cevaba dönmek istiyorum:

Başkan Metin Demir diyor ki; “Bölge firmalarını da teklif çağrısı yapıldı anacak kabul etmediler. Tosyalı Holding’e devlet tarafından bir jest değil zorlama yapıldı.”

Şimdi de akıllardaki sorulara geçelim ve diyelim ki :

  • Sevgili başkanım; yaklaşık 35-40 milyon dolarlık bu yatırım için keşke bahsi geçen bölge firmalarına da jest değil de zorlama yapılsa idi olmaz mı idi?
  • Ve biz dönüp bu tarafa sorsaydık : “Ey Erdemir, ey Kardemir, ey Tat Metal, ey Özdemir, Çınar, Çemsan, Emko vs… Neden sizler de bu işe talip olmadınız?”
  • Ya da şöyle soralım: Nasıl bir çağrı/teklif getirildi ki kabul edilmedi? (Bahsi geçen tutarın bu şirketler için çok da altından kalkılmayacak rakamlar olmadığını sanıyoruz.)
  • Acaba Zonguldak Merkez, Vadi ile Batı Bölgesi arasında balans ayarı mı yapıyor?
  • Hem sonra Tosyalı da metal sektöründe önemli bir üretici olduğuna göre, üreteceği ürünün ham maddesini(çelik/sac türevlerini) buradan almak yerine kendisi tedarik ederse, bölgede aynı/benzer işi yapan işletmelere pazar payı ve haksız rekabet açısından zararı olmaz mı?
  • Ve ben son olarak; Bu işlerin Erdemir’in Özel Endüstri Bölgesi olarak ilan edilmesi çalışmaları ile şehirle süregelen su paylaşım polemiği ve de yerel-genel yönetimle ilgisi olup- olmadığını da (Nitekim bazıları için pragmatik buluyorum) merak ediyorum!

Niye mi: Programda da söylediğim gibi: Bağımsız, tarafsız gazeteci, halkın ve kamusal gücün haber alma özgürlüğünün önemli bir paydaşı/aracısı olarak “Orada ne oluyor?” sorusunun cevabını okuru ile paylaşandır.

Sorular bizden, yanıtlar yetkililerden, değerlendirme ise okuyucunundur.

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ZAMANA BIRAKMAK

    16 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Her şeyin bir vakti olabilir, bununla birlikte bilmenizi isterim ki birçok şey kendiliğinden çözülmez. Modern insanın en büyük yanılgılarından biri, her şeyi hemen çözmek zorunda olduğunu düşünmesidir. Bir ilişkinin geleceğini bugün bilmek, bir kaybın acısını yarın unutmak, bir kararın doğruluğundan hemen emin olmak, kırılan bir kalbi birkaç güzel cümleyle onarmak isteriz. Beklemeye tahammülümüz azaldı. Belirsizlik karşısında sabrımızı, sonuç alamadığımızda umudumuzu kaybediyoruz. Oysa hayat, aceleye getirdiğimiz kararlarla değil, za...
  • TANZİMAT DÖNEMİNDE EREĞLİ KÖMÜRLERİ-1

    13 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kömür madeni Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Mahmud’un padişahlığı zamanında, Ereğli’de Uzun Mehmet tarafından 1829 yılında bulunmasına karşın işletmeye Padişah Abdülmecid zamanında başlanmıştır. Kömür ocaklarının açılması ve imparatorluğun bu madenden faydalanması ancak 1841 yılında olabilmiştir. Ereğli kömür ocakları 5 Kasım 1842-30 Kasım 1845 tarihleri arasında ilk defa yerli girişimci ve sermaye ile aralarında bir grup Galata sarrafının girişimleri ile Kömür Kumpanyası adı altında birleşmiştir. Ereğli kömür ocakları bu kumpanya tarafında...
  • PLATON’UN MAĞARASI: GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY GERÇEK Mİ?

    10 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bazen insanın en büyük yanılgısı, gördüğü şeyin gerçek olduğuna inanmasıdır. Oysa görmek, her zaman bilmek değildir. Yaklaşık 2.400 yıl önce Platon, Devlet adlı eserinde bugün hala insan zihnini sarsan bir hikaye anlattı: Mağara Alegorisi. Bir grup insan düşünün: Doğduklarından beri bir mağaranın içinde zincire vurulmuşlar. Başlarını çeviremiyor, arkalarına bakamıyorlar. Önlerinde yalnızca mağaranın duvarı var. Arkalarında ise bir ateş ve ateşin önünden geçen insanların taşıdığı çeşitli nesneler... Mağaranın duvarına yansıyan gölgeleri ...
  • BALCI’YA FIRSAT, KELEŞ’E İHTAR, YAĞIZ’A DENGE…

    04 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin çok parçalı bir tablo ortaya çıkaracağı önceden belliydi. Arslan Keleş’in başını çektiği mevcut yönetimin listesine karşı Yüksel Balcı’nın listesi yarıştı. Hizmet meslek grubunda bağımsız hareket eden Kürşat Yağız’ın Balcı ile ittifak yapması, seçim öncesindeki dengeyi Balcı lehine değiştirdi. Bu birlikteliğin sandığa da yansıdığı kanaatindeyim. Aday ve proje tanıtım toplantıları, sonucun işaretlerini vermişti. Burada sadece Keleş’in 10 projesi ile Balcı’nın 23 projesi yarışmad...