logo

12 YILIK RAPOR: YAZDIĞIMIZI YAPTIK, YAPTIĞIMIZI YAZDIK

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
12 YILIK RAPOR: YAZDIĞIMIZI YAPTIK, YAPTIĞIMIZI YAZDIK

.

Haber Hayat Yayıncılık çatısı altındaki İş’te Haber Hayat Gazetesi ile dijital mecramız www.haberhayat.net’i 1 Aralık 2012’de eşim Ülkü ile birlikte yayına başlattık.

“Haber=Hayat” benim 25 yıl emek verdiğim Demokrat Yayın Grubu dönemimdeki köşe yazılarımın ve Radyo-tv programlarımın da ortak başlığı idi. Başına “İŞ” kelimesi getirerek “iş-ekonomi dünyasındaki haberleri ve hayatları” konu etmeyi hedefledik. Hayat’ın sonundaki “t” yi de o zaman popüler olan yeni TL’ile tamamlayarak logomuzu özgünleştirdik.

Kuruluşumuzda da açıklamıştık: Yayınlarımızda tematik olarak “ekonomiyi” önceleyecektik,  “Siyaset” arkasından gelecek, “eğitim-kültür-sanata” vazgeçilmez bir şekilde yer verip, “asayişi” ise daha arka planda tutmaya karar verdik.

Vizyonumuzu “Batı Karadeniz Ekonomi Politika Kültür Forumu” olarak, misyonumuzu ise “aydınlık bir dünya aydınlık bir hayat” olarak en başta belirleyip, açıkladık. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nin içeriğini ise “değerlerimiz” olarak kabul ettik.

Şekil değil, reyting kaygısı ve popülizm değil, içeriğin gerçekliği kral olacaktı yayınlarımızda; Öyle ilerledik 12 yıllık yolculuğumuzda…

Sermayemiz güven ve sorumluluk bilincimiz… İtici gücümüz okurlarımız, abonelerimiz, reklam-ilan verenlerimiz… Milli-manevi değerlere bağlılığımız ve mesleki dayanışma ruhumuz da aidiyetimiz oldu. 

Turkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ile Konrad Adenauer Stiftung Dernegi’nin (KAS) ortaklasa duzenledigi ‘Yerel Medya Projesi’ cercevesinde hayata gecirilen egitim seminerlerinin 70’incisi Iskenderun Anemon Otel’de gerceklestirildi.

2013 yılında “Dağ Taş Sac üçgeninde Velidağ Emekçileri” haberimizin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından ödüle değer bulunması ve bu sayede yurt içi yurtdışı birçok mesleki toplantıya-geziye, eğitime katılmamız daha en başta yolumuzun doğruluğunu tescilledi, pekiştirdi.

Siyaset arenasındaki öngörü ve yorumlarımızın-anketlerimizin isabetliliği ise referans olarak kabul gördü.

Mesleki STK örgütlenmelerinde hep yer aldık: 2 binli yılların başlarında Ereğli Gazeteciler Derneği(EGD) yöneticiliği ile başlayan süreçte bugün, Ulusal düzeyde Tüm İletişim ve Medya Federasyonu(TİMEF) yönetiminde aktif görevim devam ederken,  2021 yılında arkadaşlarımla beraber kuruculuğunu üstlendiğim Kdz. Ereğli Dijital Medya Gazeteciler Derneği(ERMED) çatısı altında yerel ve bölgesel etkinliklere katılmaya devam ediyoruz. Yeni kurduğumuz Ulusal Gazeteciler Konfederasyonu(UGKON)’nda ise adı gibi geniş çaplı çalışacağız. Tüm bunların ve meslektaşlarımın benzeri azimli çabalarının, genç arkadaşlarımız tarafından fark edileceğini ve çıtayı daha da yükselterek yapacakları faaliyetlere işaret fişeği olacağını umut ediyorum. 

Ve nihayet arkama dönüp baktığımda; Temel İnsan hak ve Özgürlüğünden, adaletten, demokratlıktan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Cumhuriyetimizin temel değerlerinden, inançlara saygı yaklaşımımızdan ve de mesleki etik değerlere bağlılığımızdan kopmadığımızı görüyoruz.

Hiç kuşku yok ki; demokrasinin bize yüklediği kamusal yetki, görev ve sorumluluğumuzu taşımaya devam edeceğiz.

Evet, “Birlikte geçirdiğimiz 12 yılda yazdığımız yaptık, yaptığımızı yazdık.” Bize her anlamda destek/teşvik olanlara ve emeği geçenlere sonsuz teşekkür ediyor, yepyeni projelerde görüşmek üzere; barış, iyilik, huzur diliyoruz. 

Yaşadığımız kadar daha yaşayamayacağız ama (Haber) Hayat Ağacımız üretmeye; tarafsız, bağımsız-özgün haberi vermeye devam edecektir.

Günümüze şükür!..

  • (Not: Her kuruluş yıl dönümümüzde yılda 1 kez de olsa kendimizden bahsediyoruz. Gösteriş/böbürlenme gibi görünürse Yüce Allah’ın ve siz değerli takipçilerimizin affına sığınırım!)

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • PLATON’UN MAĞARASI: GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY GERÇEK Mİ?

    10 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bazen insanın en büyük yanılgısı, gördüğü şeyin gerçek olduğuna inanmasıdır. Oysa görmek, her zaman bilmek değildir. Yaklaşık 2.400 yıl önce Platon, Devlet adlı eserinde bugün hala insan zihnini sarsan bir hikaye anlattı: Mağara Alegorisi. Bir grup insan düşünün: Doğduklarından beri bir mağaranın içinde zincire vurulmuşlar. Başlarını çeviremiyor, arkalarına bakamıyorlar. Önlerinde yalnızca mağaranın duvarı var. Arkalarında ise bir ateş ve ateşin önünden geçen insanların taşıdığı çeşitli nesneler... Mağaranın duvarına yansıyan gölgeleri ...
  • BALCI’YA FIRSAT, KELEŞ’E İHTAR, YAĞIZ’A DENGE…

    04 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin çok parçalı bir tablo ortaya çıkaracağı önceden belliydi. Arslan Keleş’in başını çektiği mevcut yönetimin listesine karşı Yüksel Balcı’nın listesi yarıştı. Hizmet meslek grubunda bağımsız hareket eden Kürşat Yağız’ın Balcı ile ittifak yapması, seçim öncesindeki dengeyi Balcı lehine değiştirdi. Bu birlikteliğin sandığa da yansıdığı kanaatindeyim. Aday ve proje tanıtım toplantıları, sonucun işaretlerini vermişti. Burada sadece Keleş’in 10 projesi ile Balcı’nın 23 projesi yarışmad...
  • RECEP İVEDİK BİZE NE ANLATIYOR?

    02 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Baskın kültürün aynasında Türkiye Bazı filmler yalnızca güldürmez. Topluma ayna tutar. Recep İvedik serisi de bunlardan biri. İlk bakışta karşımızda kaba, yüksek sesli, kuralları önemsemeyen, öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve toplumsal nezaket kodlarına mesafeli bir karakter vardır. Fakat Recep İvedik’i yalnızca “kaba adam” olarak okumak, karakterin toplumsal karşılığını anlamamızı engeller. Çünkü Recep İvedik aslında tek başına bir karakter değil; Türkiye’de var olan bazı kültürel gerilimlerin görünür hale gelmiş biçimidir...
  • BU ÇİLEYİ HAK ETMİYORUZ!

    28 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli’nin artık yalnızca bir trafik sorunu değil, bir “trafik sorunsalı” var. Çünkü mesele birkaç kavşaktaki yoğunluk, yanlış parklar ya da bozulan yollardan ibaret değil. Sorun yapısal hale geliyor ve bana göre burada üç temel eksiklik öne çıkıyor: İrade, teori ve pratik. Asfalt sermek, dubalar koymak, bazı yolları kapatmak, yön değiştirmek ya da yasaklar getirmek zaman zaman gerekli olabilir. Ancak bunlar tek başına trafik politikası değildir. Bunlar olsa olsa günü kurtaran palyatif müdahalelerdir. Kdz. Ereğli Bele...