logo

ERMED TARİH YAZAR MI?

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
ERMED TARİH YAZAR MI?

Bir grup medya mensubu arkadaşımla birlikte Kdz. Ereğli Dijital Medya ve Gazeteciler Derneği’ni (ERMED) kurduk. Kısaca ‘Ereğli Medya Derneği’ olarak anacağımız derneğimizin Kurucu Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlendim. Kaymakamlık işlemlerinin ardından Valilik Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğünden defterlerimizi ve kütük numaramızı teslim aldık. İşlem tamam yani…

Böylece Ereğlimiz ve medya-basın camiamız, ihtiyaçtan kaynaklanan sancısız doğumla yeni bir sivil toplum kuruluşuna daha sahip oldu. Bağımsız, tarafsız, siyasetsiz ve ticaretsiz; inançlı, küçük ama nitelikli bir grupla fonksiyonel işler yapabileceğimize inanıyoruz. 

“Sancısız Doğum” diyorum çünkü kurucu heyetinde yer alan arkadaşlarla hemen hemen tüm konularda ilk aşamadan başlayarak “hemfikir olarak” yola çıktık. Ereğli’nin dijital ve konvansiyonel yayıncılarından radyo, televizyon, gazete ve dergi ile internet sitelerini temsilen arkadaşlarla tüzüğümüzü hazırladık ve beyin fırtınaları aşamasından sonra ‘sürdürülebilirlik’ esasında ve “Ereğlimizi, mesleğimizi, meslektaşlarımızı, hatta kişiliklerimizi geliştirmeyi sağlama amaçlı” yolculuğumuza başladık.

ERMED’in kurulduğunu, temel motivasyonumuzun da “Karadeniz Ereğli ortak paydası ve mesleki dayanışma” olduğunu kamuoyuna ifade etmemizin hemen ardından, yolculuğumuzun daha başlarında arkadaşlarla birlikte yüzlerce kutlama mesajı aldık. Hatta bir ortak dost “Benim gördüğüm bu kadro, tarih yazar” diyerek tarihe not bile düştü. Tabii ki “Biz neden yokuz… Nereden çıktı bu iş?” diye soranlar ve bozulanlar da olmadı değil! Tüm eleştirileri aldık ve başımızın üzerine koyarak ama saflarımızı daha da bir pekiştirerek “Demek ki doğru yoldayız” dedik ve ilk yönetim ve kurucular kurulumuzun görev, yetki ve sorumluluklarını ‘yalın yönetim’ ilkelerine göre pay ettik.

Şimdi müsaadenizle “Bu kadro tarih yazar” dedirten (aslında tarih yazmak iddiasında değiliz ama tarihe yazılmak isteriz tabii ki) kurucularımız ile yönetim kurulumuzu isimlerini anarak teşekkür etmek ve ellerini taşın altına koymayı kabul eden bu değerli arkadaşlarımı huzurlarınızda alkışlamak istiyorum:  Teşekkürler Sevgili Sabriye Aşır, Arzu Tekin, Yeşim Çakır…. Teşekkürler Fikri Kapan, Hüseyin Aksakal, Aykut Ateş, Fahrettin Özaydın, Sadettin Yıldızhan ve teşekkürler her zaman yanınızda olacağım diyen Sevgili Mustafa Kemal Bektaş. Bu arada; yakın zamanda üye yapımızın genişleyeceğini müjdeleyeyim!

EGD’YE KUTLAMA:

Bu arada Ereğli Gazeteciler Derneği Yönetimi değişti; Şafak Erel ve ekibi görevi devraldı. Bir dönem başkanlığını da yürüttüğüm EGD’nin yönetiminin değişmesini yerinde bir hamle olarak değerlendiriyor ve seçilen arkadaşları kutluyorum. Biz ERMED olarak; aşağıya ivmeli negatif etki yaratıcı rekabeti değil, yukarı eğilimli pozitif paydaşlığı esas aldığımız için görevi yeni devir alan arkadaşları samimiyetle kutluyor, başarılar diliyoruz.

SEMT PAZARI HATIRLATMASI

Yıllarca eşimle birlikte Ereğli Cumartesi pazarına gider, köylü pazarından ve manavlardan alışveriş yaparız. Bir süredir ara verdiğimiz pazarlara tekrar gitmeye başlayınca acı gerçekle tekrar yüzleştik. Köylü pazarında değil ama manavlarda yüksek sesle ve maskesiz bağırarak satış yapmaya çalışan pazarcılara ve onları kontrol etmekle, uyarmakla yükümlü kamu görevlilerine söyleyeceğim tek söz: PES YANİ! olacaktır. Alıcılara ise tekrarla şunu söyleyeceğim: Lütfen bağırarak maskesiz ve önlemsiz satış yapanlardan alışveriş yapmayın. Bir de öneride bulunacağım. Belediye ve kaymakamlık bu konuda bir seferberlik başlatsın. Bez afişlerle, anonslarla, duyuru ve toplantılarla “BU PAZAR YERİNDE BAĞIRARAK SATIŞ YAPILAMAZ” güvencesi versinler. Bağırmak nedir yahu?.. Malı, ürünü hizmeti değerli olan bağırarak değil, iyi sergileyerek, fiyat ve kalite cazibesi sunarak satış yapar. Unutmayalım ki; koronavirüs en çok damlacık yolu ile bulaşıyor! Damlacık da açık havada en çok yakın temastan ve bağıranlardan çıkar, havaya dağılır ve hedefini bulur. Allah rızası için yalvarıyorum; yapmayın!..        

VALİ BEYE SORAMADIKLARIM

Geçtiğimiz hafta Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz’ın Ereğli temasları vardı. Ben OBAL Alüminyum gezisini takip edebildim. 2013 yılında ‘OBAL GÖZ KAMAŞTIRIYOR’ başlığımın ne kadar yerinde olduğunu tekrar görüp mutlu oldum. Yatırımcı Çakır ailesini tekrar kutluyorum. Orada Vali beyden kısa da olsa bir değerlendirme alamadım ve hazırladığım 2 sorumu soramadım. Buradan sorayım bari: 1- Ereğli OSB’de TEKNOPARK şubesi ne zaman açılacak? 2- FİLYOS Projesi yönetici firması TOSYALI ile yerel basını bir araya getirme talebimize evet demiştiniz, bu toplantı ne zaman gerçekleşebilir?

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RECEP İVEDİK BİZE NE ANLATIYOR?

    02 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Baskın kültürün aynasında Türkiye Bazı filmler yalnızca güldürmez. Topluma ayna tutar. Recep İvedik serisi de bunlardan biri. İlk bakışta karşımızda kaba, yüksek sesli, kuralları önemsemeyen, öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve toplumsal nezaket kodlarına mesafeli bir karakter vardır. Fakat Recep İvedik’i yalnızca “kaba adam” olarak okumak, karakterin toplumsal karşılığını anlamamızı engeller. Çünkü Recep İvedik aslında tek başına bir karakter değil; Türkiye’de var olan bazı kültürel gerilimlerin görünür hale gelmiş biçimidir...
  • BU ÇİLEYİ HAK ETMİYORUZ!

    28 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli’nin artık yalnızca bir trafik sorunu değil, bir “trafik sorunsalı” var. Çünkü mesele birkaç kavşaktaki yoğunluk, yanlış parklar ya da bozulan yollardan ibaret değil. Sorun yapısal hale geliyor ve bana göre burada üç temel eksiklik öne çıkıyor: İrade, teori ve pratik. Asfalt sermek, dubalar koymak, bazı yolları kapatmak, yön değiştirmek ya da yasaklar getirmek zaman zaman gerekli olabilir. Ancak bunlar tek başına trafik politikası değildir. Bunlar olsa olsa günü kurtaran palyatif müdahalelerdir. Kdz. Ereğli Bele...
  • TAHSİN ÖZYAMAK AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ YAZIYOR

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    2. BÖLÜM Üretici, çalışan, müşteri, tedarikçi, vatandaş, kamu çalışanı, sivil toplum gönüllüsü… İş dünyası, kamu yönetimi ve sivil toplum insanı nasıl görüyor? Bir rakam, bir maliyet kalemi, bir işlem olarak mı? Yoksa emeği, hakkı, sorumluluğu ve beklentileri olan bir insan olarak mı? Ahiliğin bize bugün soracağı sorulardan biri belki de tam olarak budur. İlk bölümde Ahiliğin yalnızca bir esnaf teşkilatı olmadığını ele aldık. Onun; emek, dürüstlük, adalet, güven, dayanışma ve toplumsal sorumluluk üzerine kurulu bir hayat anlayışı o...
  • VERGİ-Yİ MAHSUSA VE KDZ. EREĞLİSİ

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Vergi-yi Mahsusa, Tanzimat dönemindeki yeniliklerin getirdiği reform ve ıslah çalışmalarından sonra hanelerin ve hane reislerinin edindiği temettuları karşılığında alınan bir gelir vergisidir. Vergi-yi Mahsusa hesaplamalarında iki türlü kesim bu vergiden muaf tutulmuştur. Bu kesimler 1844 Temettüat Defterleri’ndeki kayıtlardan da anlaşılmaktadır. Birinci kesim muhtar, imam ve rahip gibi görevlileri ve din adamlarını içeren gruptur. İkinci grupta ise yetim, talebe, sakat, hasta, amelmende ( emekli ) gibi toplumdaki muhtaçları kapsayan kişile...