logo

GÖNÜLLÜ YAZDI : EREĞLİ SEÇMENİ ENDİŞELİ!

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
GÖNÜLLÜ YAZDI : EREĞLİ SEÇMENİ ENDİŞELİ!

31 Mart Yerel Seçimlerine 4 hafta süre kaldığı halde yerel yöneticiyi ve meclis üyelerini seçecek Karadeniz Ereği seçmeni hala endişeli!

dişe geleceğe dair, endişe umuda dair, endişe yerel politikacıların vizyon, misyon ve değerlerine dair.

Öyle ki; kamuoyu yoklamalarına ve birebir anketlere göre; oy potansiyeli olarak başı çeken parti ve adaylarından TİP, YRP gibi nispeten daha az oy oranına sahip parti ve adaylara önemli geçişler olacağı değerlendiriliyor.

Bu muhtemel oy geçişkenliği nedenlerinden biri; zor zamanların güvenilir lideri imajının henüz boşlukta olması, bir diğeri; söz/slogan ve popülist siyasetten ibaret boş/göstermelik ziyaretlerin birbirinin aynısı olması, bir başka gerekçe ise adayların politik duruşlarına bakılıp “gönülleri fethediyor; insanların ve şehrin ihtiyaçlarını giderecek projeler üretiyor” dan ziyade, “çıkarlara dayalı politika üretiyor” yaftası ile dolaşmaları. Hatta birçok adayın propaganda olarak kullandığı “sorunları ben çözerim” söylemlerinin sıradanlığı…

Medyada tekdüze bülten haberleri, adayların kendi ağızları ile rakipleri için telaffuz ettikleri “çete, mafya, rant, dolandırıcı, kopyacı ve kaotik çağrışımlı söylemler de” bu güvensizliği pekiştiriyor, endişeyi artırıyor!

Adayların vizyon, misyon ve ekonomipolitik değerlerini henüz net ifadelerle ortaya koyamamış olmaları ve kaynak yoksunu “katalog projeleri” nin de pek çok eleştiriyi hak ediyor olması ise şehirli seçmenin beklentilerini karşılayamıyor.

Fazla saymaya gerek yok. Kentsel strateji projeleri bekleyen Batı Karadeniz’in merkezi sayılan Ereğli şehrinin hakkı bu değil! Yereldeki iktidar mücadelesinin görüntüsü; çağdaş-ideal şehircilik idealleri üzerine değil de çıkar gruplarının yörüngesine girme, onların paydaşı olma yarışı siluetinden tez elden uzaklaştırılmalı.

Eskiden sokaktaki herkes birbirine, hangi adayın ne yapacağını ve kimlerle yapacağını konuşurdu. Şimdilerde işin arka planında kimlerin olduğu, hangi şaibelerin olduğu, kazandırma/kaybettirme planları konuşuluyor.

Toplum rahatlatılmalı. Gelişimini sürdüren 60 yıllık sanayi şehri Karadeniz Ereğli’de sermaye sınıfı ve halk, yani ortalama olarak zamanın ve mekanın ruhu; büyüme, gelişme ve ihtiyaçların giderilmesini istiyor. Gerçek birlik-beraberlik, yatırım-gelişim istiyor.

Oysa sokak; kimi adayların ve ekiplerinin ortaya çıkışı, güzergahı ve hedefe varışına dair tepkili; Karadeniz Ereğli seçmeni endişeli!

Evet, “paranoya seninki!” diyenler olabilir ama “haber kutsal yorum hür” faslındayız. Hem sonra asıl mahkeme(!) 31 Mart’ta kurulacak ve milli yargıç olan kent sakinleri sandık başlarında toplanıp kutsal oyları ile karar verecek; acaba kötülerin en iyisini mi, yoksa iyilerin kötüsünü mü seçecek?..

Kafalarda deli sorular : Kazan kazan formülü ne ola ki; Tarih baba bu seçimlerin sürecine ve sonucuna dair ne yazar ki acep?

Bekleyip göreceğiz!..

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RECEP İVEDİK BİZE NE ANLATIYOR?

    02 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Baskın kültürün aynasında Türkiye Bazı filmler yalnızca güldürmez. Topluma ayna tutar. Recep İvedik serisi de bunlardan biri. İlk bakışta karşımızda kaba, yüksek sesli, kuralları önemsemeyen, öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve toplumsal nezaket kodlarına mesafeli bir karakter vardır. Fakat Recep İvedik’i yalnızca “kaba adam” olarak okumak, karakterin toplumsal karşılığını anlamamızı engeller. Çünkü Recep İvedik aslında tek başına bir karakter değil; Türkiye’de var olan bazı kültürel gerilimlerin görünür hale gelmiş biçimidir...
  • BU ÇİLEYİ HAK ETMİYORUZ!

    28 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli’nin artık yalnızca bir trafik sorunu değil, bir “trafik sorunsalı” var. Çünkü mesele birkaç kavşaktaki yoğunluk, yanlış parklar ya da bozulan yollardan ibaret değil. Sorun yapısal hale geliyor ve bana göre burada üç temel eksiklik öne çıkıyor: İrade, teori ve pratik. Asfalt sermek, dubalar koymak, bazı yolları kapatmak, yön değiştirmek ya da yasaklar getirmek zaman zaman gerekli olabilir. Ancak bunlar tek başına trafik politikası değildir. Bunlar olsa olsa günü kurtaran palyatif müdahalelerdir. Kdz. Ereğli Bele...
  • TAHSİN ÖZYAMAK AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ YAZIYOR

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    2. BÖLÜM Üretici, çalışan, müşteri, tedarikçi, vatandaş, kamu çalışanı, sivil toplum gönüllüsü… İş dünyası, kamu yönetimi ve sivil toplum insanı nasıl görüyor? Bir rakam, bir maliyet kalemi, bir işlem olarak mı? Yoksa emeği, hakkı, sorumluluğu ve beklentileri olan bir insan olarak mı? Ahiliğin bize bugün soracağı sorulardan biri belki de tam olarak budur. İlk bölümde Ahiliğin yalnızca bir esnaf teşkilatı olmadığını ele aldık. Onun; emek, dürüstlük, adalet, güven, dayanışma ve toplumsal sorumluluk üzerine kurulu bir hayat anlayışı o...
  • VERGİ-Yİ MAHSUSA VE KDZ. EREĞLİSİ

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Vergi-yi Mahsusa, Tanzimat dönemindeki yeniliklerin getirdiği reform ve ıslah çalışmalarından sonra hanelerin ve hane reislerinin edindiği temettuları karşılığında alınan bir gelir vergisidir. Vergi-yi Mahsusa hesaplamalarında iki türlü kesim bu vergiden muaf tutulmuştur. Bu kesimler 1844 Temettüat Defterleri’ndeki kayıtlardan da anlaşılmaktadır. Birinci kesim muhtar, imam ve rahip gibi görevlileri ve din adamlarını içeren gruptur. İkinci grupta ise yetim, talebe, sakat, hasta, amelmende ( emekli ) gibi toplumdaki muhtaçları kapsayan kişile...