
Ömrünü bu topraklara adamış bir hemşeriniz olarak, tamamen gönüllülük esası ile hazırladığım bu çalışma, Batı Karadeniz’in tarihinin en keskin virajında olduğunu haykırıyor. Türkiye ekonomisinin ağır sanayi, demir-çelik ve enerji omurgasını temsil eden Bolu, Bartın, Düzce, Karabük ve Zonguldak illerinden oluşan TR81 bölgesi, bugün sarsıcı bir “Üretim Paradoksu” ile karşı karşıyadır.
Bu rapor; sadece yüzeysel bir gözlem değil, Ekonomik GSMH, Eğitim, Emeklilik, Göç, Sosyal Yaşam, Altyapı ve İstihdam gibi toplam 18 farklı stratejik başlık altında gerçekleştirilen derinlemesine analizlerin bir sonucudur.
Bölge halkının ve karar vericilerin dikkatine sunulmak üzere kamuoyu ile paylaşılan bu veriler, bölgemizin iki farklı kadere bölündüğünü somut bir şekilde ortaya koymaktadır: Bölgesel Kutuplaşma.
Raporun 18 başlık altındaki temel bulgusu, havzanın iki ana eksene ayrılmasıdır. Bu makas, evlatlarını büyükşehirlere uğurlayan ailelerin ve üretimden kopma noktasına gelen şehirlerin ortak çığlığıdır.
Acı Bir Gerçek: Cumhuriyet’in ilk vilayeti ve sanayinin kalbi olan Karaelmasımız Zonguldak, bugün bölgede yaşam memnuniyetinin en düşük olduğu il konumuna düşmüştür.
Raporun metodolojik olarak en kritik farkı; Zonguldak il sınırları içinde yer alan ancak ekonomik karakteriyle bölgeden keskin bir biçimde ayrışan Kdz. Ereğli faktörünün müstakil olarak merkeze alınmasıdır.
Ereğli; GSMH üretimi, nitelikli iş gücü kapasitesi ve sanayi ekosistemi açısından bölgenin geri kalanından o denli büyük bir farkla ayrılmaktadır ki, ilçeyi genel ortalamalar içinde eritmek, bölgesel analizlerin isabet oranını kökten bozmaktadır.
50 yıl önce istihdamın merkezi olan şehirlerimiz, bugün sosyal transferlerle (emekli maaşları) ayakta durmaya çalışan bir yapıya dönüşmüştür. Ereğli’nin güçlü sanayi dinamizmi ile merkezin artan maliyet yükü arasındaki makas açıldıkça, ayrışma talepleri daha yüksek sesle dile getirilmektedir. Radikal çözümler üretilmezse 2035 tablosu bellidir: Bolu ve Düzce bölgesel çekim merkezleri olurken; Zonguldak, Bartın ve Karabük “yaşlı iller kuşağı” olarak kalacaktır.
Bu makas kendiliğinden kapanmayacaktır. Kamu, yerel yönetimler, TSO’lar ve STK’lar; bölgesel çıkarları siyasi kaygıların önüne koyarak şeffaf ve katılımcı bir Ortak Akıl oluşturmak zorundadır.
18 başlıkta incelediğimiz tüm veriler göstermektedir ki; Bolu’nun mali gücü, Zonguldak’ın lojistik potansiyeli, Karabük’ün sanayi aklı ve Ereğli’nin üretim motoru entegre edilmelidir. Ayrıca bölge dışındaki nitelikli hemşerilerimizin bilgi ve sermayesi, yüksek katma değerli projelere kanalize edilerek tüm bölgenin kaderi yeniden yazılabilir.
Batı Karadeniz, sanayi mirasından aldığı sorumlulukla bölgesel kaderini yeniden inşa etmek zorundadır. Kamuoyu ile paylaştığımız bu 18 başlıklı analiz, sadece bir veri yığını değil; bu toprakların insanına refah borcumuzu ödemek için bir eylem çağrısıdır. Vakit geçmeden tüm paydaşları ortak akla ve bu kritik dönüşümde aktif rol almaya davet ediyorum.
Başdenetçi, Eğitmen-Yazar : Tahsin ÖZYAMAK
Etiketler: tahsin özyamakBENZER HABERLER