logo

ZAMANIN RUHU:  NİNNİ

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
ZAMANIN RUHU:  NİNNİ

.

Okullarda genel kabul görmüş toplumsal kuraları içeren doğru davranışlar öğretilmiyor. Aileler ah vah ediyor, toplum bozluyor, düzelmenin maliyeti çok daha artıyor.

Televizyonlarda acımasız rekabet ve aşağılama içeren programlar ile ilginçlik adına aile içi mahremiyetin hiçe sayıldığı programlar çok izleniyor.

Uyuşturucu kullanan serbest bırakılıyor, kaynaktaki satıcı bulunamıyor…

Sosyoloji, felsefe, tarım bilgisi, coğrafya vs.  hak getire…

Herkes Narin Uzman, herkes Garipoğlu’nun mezarına pür dikkat kesilmiş, kesik kafaya merak salmış, evlenme programları en çok izlenenler arasında… Vs…

Bu arada 50-60 yıllık ömrümüzün gençlik yıllarının sanatçıları Merhum Şanar Yurdadapan’In yazdığı, Melike Demirağ’ın içtenlikle yorumladığı şarkı, verdiği mesaj bakımında akıllara geliyor. Zamanın kuponu şimdinin kampanyası, zamanın çekilişleri şimdinin bilmem nesi, adını siz getirin…

Ama “Ninni” her devrin geçerlisi… 

Şöyle diyordu bu şarkı : 

Uyu yavrum ninni uyutayım seni

Ninnilerle minnilerle avutayım seni

Uyu güzel bebek uyu da büyü

Bebek, bir gün büyüyecek söyleyecek bu ninniyi

Bebek, bir gün büyüyecek söyleyecek bu ninniyi

Uyu yavrum ninni uyutayım seni

Masallarla ninnilerle avutayım seni

Masallarla ninnilerle avutayım seni

*

Uyu sayın dinleyici uyutayım seni

Aranjmanla maranjmanla avutayım seni

Aranjmanla maranjmanla avutayım seni

Uyu yavrum ninni uyutayım seni

Aranjmanla maranjmanla avutayım seni

Şarkılarla türkülerle avutayım seni

*

Uyu sayın seyirci uyutayım seni

Renkli menkli sinemaskop avutayım seni

Renkli menkli sinemaskop avutayım seni

Uyu yavrum ninni uyutayım seni

Renkli menkli sinemaskop avutayım seni

Seksi meksi filmlerle avutayım seni

*

Uyu sayın okuyucu uyutayım seni

Kuponlarla muponlarla avutayım seni

Kuponlarla muponlarla avutayım seni

Uyu yavrum ninni uyutayım seni

Kuponlarla muponlarla avutayım seni

Çekilişle mekilişle avutayım seni

*

Yahu bu ne biçim millet

Kız ya davul çalıyor ya dümbelek

Hiç bu gürültüde uyunur mu?

Çocuğun uykusu kaçacak

Uyu yavrum ninni uyutayım seni

Davulumla darbukamla avutayım seni

Kaşığımla zillerimle avutayım seni

*

Uyu güzel yarim okşayayım seni

Öpe öpe, seve seve avutayım seni

Uyu yavrum ninni uyutayım seni

Öpe öpe, seve seve avutayım seni

Kara gözle, güzel sözle avutayım seni

Uyu güzel bebek uyu da büyü

*

Bebek bir gün büyüyecek

Dinlemeyecek bu ninniyi

Uyu yavrum ninni uyutayım seni

Masallarla ninnilerle avutayım seni

Şarkılarla türkülerle uyutayım seni

Seksi meksi filmlerle avutayım seni

Çekilişle mekilişle uyutayım seni

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ENDOPLAZMİK RETİKULUM!

    23 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Hücrelerimizin İçinde Bir Psikolog Olsaydı… İnsan, hayatı boyunca bir şeyler üretir: Düşünceler, duygular, kararlar, ilişkiler… Bazen umut üretir, bazen kaygı; bazen çözüm bulur, bazen de aynı sorunu farklı insanlarla yeniden yaşar. Üstelik bütün bunları yaparken kendi davranışlarının nasıl ortaya çıktığını çoğu zaman fark etmez. Oysa bedenimizin en küçük fabrikası olan hücreler bile üretimin nasıl bir iş birliği gerektirdiğini bilir. Peki, insanın iç dünyası bir fabrika olsaydı, kim üretir, kim kontrol eder, kim dengeyi sağlar, kim de ...
  • ZAMANA BIRAKMAK

    16 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Her şeyin bir vakti olabilir, bununla birlikte bilmenizi isterim ki birçok şey kendiliğinden çözülmez. Modern insanın en büyük yanılgılarından biri, her şeyi hemen çözmek zorunda olduğunu düşünmesidir. Bir ilişkinin geleceğini bugün bilmek, bir kaybın acısını yarın unutmak, bir kararın doğruluğundan hemen emin olmak, kırılan bir kalbi birkaç güzel cümleyle onarmak isteriz. Beklemeye tahammülümüz azaldı. Belirsizlik karşısında sabrımızı, sonuç alamadığımızda umudumuzu kaybediyoruz. Oysa hayat, aceleye getirdiğimiz kararlarla değil, za...
  • TANZİMAT DÖNEMİNDE EREĞLİ KÖMÜRLERİ-1

    13 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kömür madeni Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Mahmud’un padişahlığı zamanında, Ereğli’de Uzun Mehmet tarafından 1829 yılında bulunmasına karşın işletmeye Padişah Abdülmecid zamanında başlanmıştır. Kömür ocaklarının açılması ve imparatorluğun bu madenden faydalanması ancak 1841 yılında olabilmiştir. Ereğli kömür ocakları 5 Kasım 1842-30 Kasım 1845 tarihleri arasında ilk defa yerli girişimci ve sermaye ile aralarında bir grup Galata sarrafının girişimleri ile Kömür Kumpanyası adı altında birleşmiştir. Ereğli kömür ocakları bu kumpanya tarafında...
  • PLATON’UN MAĞARASI: GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY GERÇEK Mİ?

    10 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bazen insanın en büyük yanılgısı, gördüğü şeyin gerçek olduğuna inanmasıdır. Oysa görmek, her zaman bilmek değildir. Yaklaşık 2.400 yıl önce Platon, Devlet adlı eserinde bugün hala insan zihnini sarsan bir hikaye anlattı: Mağara Alegorisi. Bir grup insan düşünün: Doğduklarından beri bir mağaranın içinde zincire vurulmuşlar. Başlarını çeviremiyor, arkalarına bakamıyorlar. Önlerinde yalnızca mağaranın duvarı var. Arkalarında ise bir ateş ve ateşin önünden geçen insanların taşıdığı çeşitli nesneler... Mağaranın duvarına yansıyan gölgeleri ...