logo

TUGAY YAZGAN YAZDI : AH ŞU İKİRCİKLİ HALLERİMİZ!

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN
tyazgan@haberhayat.net
TUGAY YAZGAN YAZDI : AH ŞU İKİRCİKLİ HALLERİMİZ!

İnsanın kendisiyle çelişme kapasitesi, belki de en gelişmiş yeteneği. Sabah “Artık sade bir hayat yaşayacağım” diye uyanıp, öğlene kalmadan üç uygulamadan indirim kovalayan bir türüz biz. Minimalizm kitapları raflarımızda kalabalık yaparken, zihnimiz zaten bir panayır yeri.

Bir yanımız “doğallık önemli” diye nutuk atarken, diğer yanımız filtresiz fotoğraf paylaşmaya cesaret edemiyor. Sağlıklı beslenme üzerine uzun uzun konuşup, gece 23.46’da mutfakta “bu son” diye başlayan ama genelde üç perde süren bir atıştırma tiyatrosu sergiliyoruz. İnsanız; hem iradeyiz hem istisna.

İlişkilerde de farklı değiliz. “Açık iletişim çok önemli” diyoruz ama en kritik cümleleri ya içimizde saklıyor ya da dolaylı yollardan, imalı ifadelerle servis ediyoruz. “Ben net bir insanım” diyenlerin cümleleri, çoğu zaman bulmaca gibi çözümlenmek zorunda kalıyor. Netlik iddiası, belirsizliğin en şık ambalajı olabiliyor.

Toplumsal sahneye çıktığımızda ise bu ikirciklilik adeta profesyonelleşiyor. Adalet isteriz ama sıra bize geldiğinde küçük bir ayrıcalığı “hak edilmiş bir kolaylık” diye paketleriz. Şeffaflık talep ederiz ama kendi alanımızda perdeyi kalınca çekmekten geri durmayız. Eleştiriye açığız deriz; fakat eleştirinin ucu bize dokunduğunda, bir anda “yanlış anlaşıldım” zırhını kuşanırız.

İşin aslı şu ki; ikirciklilik sadece bireysel bir mesele değil. Biz yetişkinlerde fazlasıyla var. Siyasette, yönetişimde, sivil toplumda, ticarette, akademide ve hatta en mahrem alanlarımız olan aile ve dostluk ilişkilerinde… Her yerde aynı sahne: Söylenenler bir tarafta, yapılanlar başka bir tarafta.
Ve bir de bu sahnenin alkışçıları var.

Gösteriş meraklısı yetişkinler kadar, onlara prim verenler de bu oyunun parçası. Samimiyet sessizdir; ama biz gürültüyü seviyoruz. Derinlik zahmetlidir; biz vitrini tercih ediyoruz. İçerik yerine ambalaja, öz yerine algıya yatırım yapıyoruz. Sonra da “Neden bu kadar yüzeysel olduk?” diye birbirimize soruyoruz. Belki de artık dikkatleri biraz daha buraya çekme zamanı.

Çocukların ve gençlerin samimiyetsizliğini konuşmak kolay; çünkü onlar henüz öğrenme aşamasında. Ama yetişkinlerin ikircikliliği, bir tercih. Ve bu tercih, sadece bireyi değil; kurumları, ilişkileri, hatta toplumun vicdanını şekillendiriyor.

Kendimize şu soruyu sormadan bu döngü kırılmayacak: “Ben gerçekten olduğum gibi mi görünüyorum, yoksa göründüğüm gibi mi olmaya çalışıyorum?”

Çünkü mesele kusursuz olmak değil, mesele tutarlı olabilmek. Ve belki de en çarpıcı yüzleşme şu cümlede gizli: “Biz, sadece çocuklara örnek olmuyoruz… Onların maruz kaldığı çelişkinin ta kendisi oluyoruz.”

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ZAMANA BIRAKMAK

    16 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Her şeyin bir vakti olabilir, bununla birlikte bilmenizi isterim ki birçok şey kendiliğinden çözülmez. Modern insanın en büyük yanılgılarından biri, her şeyi hemen çözmek zorunda olduğunu düşünmesidir. Bir ilişkinin geleceğini bugün bilmek, bir kaybın acısını yarın unutmak, bir kararın doğruluğundan hemen emin olmak, kırılan bir kalbi birkaç güzel cümleyle onarmak isteriz. Beklemeye tahammülümüz azaldı. Belirsizlik karşısında sabrımızı, sonuç alamadığımızda umudumuzu kaybediyoruz. Oysa hayat, aceleye getirdiğimiz kararlarla değil, za...
  • TANZİMAT DÖNEMİNDE EREĞLİ KÖMÜRLERİ-1

    13 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kömür madeni Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Mahmud’un padişahlığı zamanında, Ereğli’de Uzun Mehmet tarafından 1829 yılında bulunmasına karşın işletmeye Padişah Abdülmecid zamanında başlanmıştır. Kömür ocaklarının açılması ve imparatorluğun bu madenden faydalanması ancak 1841 yılında olabilmiştir. Ereğli kömür ocakları 5 Kasım 1842-30 Kasım 1845 tarihleri arasında ilk defa yerli girişimci ve sermaye ile aralarında bir grup Galata sarrafının girişimleri ile Kömür Kumpanyası adı altında birleşmiştir. Ereğli kömür ocakları bu kumpanya tarafında...
  • PLATON’UN MAĞARASI: GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY GERÇEK Mİ?

    10 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bazen insanın en büyük yanılgısı, gördüğü şeyin gerçek olduğuna inanmasıdır. Oysa görmek, her zaman bilmek değildir. Yaklaşık 2.400 yıl önce Platon, Devlet adlı eserinde bugün hala insan zihnini sarsan bir hikaye anlattı: Mağara Alegorisi. Bir grup insan düşünün: Doğduklarından beri bir mağaranın içinde zincire vurulmuşlar. Başlarını çeviremiyor, arkalarına bakamıyorlar. Önlerinde yalnızca mağaranın duvarı var. Arkalarında ise bir ateş ve ateşin önünden geçen insanların taşıdığı çeşitli nesneler... Mağaranın duvarına yansıyan gölgeleri ...
  • BALCI’YA FIRSAT, KELEŞ’E İHTAR, YAĞIZ’A DENGE…

    04 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin çok parçalı bir tablo ortaya çıkaracağı önceden belliydi. Arslan Keleş’in başını çektiği mevcut yönetimin listesine karşı Yüksel Balcı’nın listesi yarıştı. Hizmet meslek grubunda bağımsız hareket eden Kürşat Yağız’ın Balcı ile ittifak yapması, seçim öncesindeki dengeyi Balcı lehine değiştirdi. Bu birlikteliğin sandığa da yansıdığı kanaatindeyim. Aday ve proje tanıtım toplantıları, sonucun işaretlerini vermişti. Burada sadece Keleş’in 10 projesi ile Balcı’nın 23 projesi yarışmad...