logo

PERDE ARKASINDAKİ EMEKTARLAR!

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
PERDE ARKASINDAKİ EMEKTARLAR!

“Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Sayın Halil Posbiyik ‘ın elinden bu güne kadar bir çok plaket, ödül aldım. Bu seferki bambaşka idi. Cumhuriyet tarihimize altın harflerle ismi yazılan Tunalı Hilmi Bey ailesinden  Gülseren Tunalı hanımefendi ile yaptığım röportaj Ereğli’nin 100. yılı e-sempozyumunda beğeni ve ilgi ile izlendi. Bende Sayın Posbıyık‘ı başarılı sempozyumdan dolayı kutladım ve gazetemizin ilgili manşetinin yer aldığı minyatürünü armağan ettim. Asıl teşekkürü ise; çocukluğu ve gençliğinin ilk yılları (1930’lar) Kdz. Ereğli’de geçen ve “Ereğli il olmalı, Tunalı Hilmi’nin Ereğli’de bir köşesi olmalı” diyen bir Ereğli aşığı olan Gülseren Tunalı Hanımefendiye elbette edeceğiz. O Tunalı Hilmi ki; milli mücadele yılları satırlara sığmaz! İttihat ve Terakki Cemiyetinde Genel Sekreterliğini üstlenmiş, Kdz. Ereğli’de kaymakamlık (1909) yapmış, Mustafa Kemal Paşa ile cephelere gitmiş, 8 Haziran 1920 ‘de Ereğli’nin kurtuluşunu bizzat örgütlemiş, Zonguldak’ı TBMM’de en etkin sima olarak temsil etmiş, birçok stk’ya öncülük etmiş, sayısız kanun tekliflerinde ve kanunlarda imzası olan çağın ötesini yaşayan bir Cumhuriyet Aydını… Tunalı Hilmi Beyin izini sürmek, adının yer aldığı plaketi teslim almak benim için onur ve gurur kaynağı oldu. Bu işe öne ayak olan Sayın Kemal Anadol‘a, Belediye Başkanı Halil Posbiyik‘a, başta Bozkurt çifti olmak üzere harika iş çıkaran ekibine ve ayrıca, her fırsatta “Tunalı Hilmi Beye vefa borcu ödenmelidir” diyen ve beni O’nun izini sürmeye teşvik eden CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş‘a, bana belge kaynağı sağlayan Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz Hocama teşekkürlerimi sunarım.”

Yukarıdaki paragrafı sosyal medya hesabımdan kesip yapıştırdım. 4 Nisan Cumartesi günü Başkan Posbıyık‘ın e-sempozyuma katkı verenlerin onuruna verdiği yemekte aldığım teşekkür belgesi fotoğrafı ile paylaşmıştım. Bu paylaşımıma çok sayıda kutlama ve bir adet de eleştiri aldım. Kutlamalar malumunuz; takdir mesajları… Eleştiri ise ‘Ereğli’nin önünü açacak bir proje yazmadığıma’ dairdi. Ne diyelim; teşekkür edelim….

Ben aslında burada bu yararlı organizasyonun perde arkasında kalmış gizli emektarlardan da söz etmek istiyorum. Mesela hem teoride hem pratikte olan Nergis ve Nart Bozkurt çiftinden, Atilla Bulak ve Muhammet Ali Ateş‘ten, Değerli Meslektaşlarım Serkan Aydemir ve Bilgin Avcı‘dan, Sevgili Elif Bektaş ve Hatice Durak‘tan, Halime Subaşı‘ndan, Orkun Dinçel‘den…. ve ismini sayamadığım nice emektardan.

Değerli belediye görevlisi arkadaşlar; harika bir iş çıkarttınız ve bunun sürdürülebilirliğini ispatladınız. İnanıyorum ki tıpkı festivaller gibi bu eserde gelenekselleşecek ve kurumsallaşarak kalıcı hale gelecektir. Her sene Ereği’nin tartışıldığı, geçmişi, günceli ve geleceğinin konuşulduğu, aydınlatıldığı bir platform olacaktır. Ayrıca günün birinde bu platformda; siyasiler de, Erdemir’de, gazeteci meslektaşlarım da türlü görevler alacaktır/almalıdır.

Sözün özü; çorbada tuzu olana teşekkür, takdir…

BELEDİYENİN PROJELERİ

Kdz. Ereğli Belediyesinin büyük projelerinin tanıtım toplantısına katıldım. Projelerin estetik ve fonksiyonel olduğunu gözlediğimi ancak belediye binasının büyüklüğü ile meydana bırakılan küçük alana takıldığımı toplantıda söz alıp söyledim ve oranları sordum. Çıkışta bolca  “düşüncelerimize tercüman oldunuz”  mesajı aldım. Emek verenlerin eline ve beynine mesleğine sağlık ama bence, Kent Meydanı projesi Atatürk Anıtı ile eski katlı otopark alanı arasında daha makro ölçekte ele alınarak tekrar dizayn edilmeli. İşin finansman boyutunda ise daha soru gelmeden cevaplandıran Başkan Posbıyık‘a “yetmez ama evet” diyoruz. Ha bu arada; toplantıda en güzel soru da “Kaymakamlık binası ile belediye binasının uyumunu” soran Posbıyık‘tan geldiğini, cevabın diplomatik ve bürokratik nezaketle “geçiştirildiğini” kayıtlara geçirmiş olalım.

Değil mi ama bizde kervan yolda düzülüyor!…

ERDEMİR ÖZEL ENDÜSTRİ BÖLGESİ

“Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunmaz” derdi merhum üstat Uğur Mumcu. uzun süredir gündemdeki konu olan Erdemir‘in (ekonomipolitik sistemin araçları ve desteği ile) Özel Endüstri Bölgesi olma çabasını; Belediyenin ise ciddi hak kayıpları ve mağduriyetler oluşacağı gerekçesi ile buna karşı çıkma çabasının hukuksal düzlemde sürdüğünü görüyoruz. Peki; Ne oldu da diyalog kapısı kapandı, çekmeceler açıldı bunu bilmiyoruz. Görünen o ki; Oyak/Erdemir masa davetine katılmaktan imtina ediyor, Posbıyık‘ta bildiği yolu deniyor; biz ise bilemediklerimizle kalıyoruz.

Tekrar ediyorum ki; Oyak/Erdemir, Ereğli’ye her anlamda katkı sağlamaya devam etmeli. Belediye başkanımızı muhatap almalı ve de Özel Endüstri Bölgesi olmakla elde edeceği avantajları kendisine yuvalık eden şehir ile bölüşmeli. Belediyemiz ise Erdemir‘i hasım değil, paydaş olarak görmeli. Merhum Sosyolog Mübeccel Kıray‘ın “fabrika ile şehir, su ile zeytinyağı gibi ayrı ayrı mı kalacak?” metaforik endişesi ile kemiklerini sızlatmayalım ne olur!…

Haydi üniversite, sosyologlar, iktisatçılar işbaşına…

Paylaşın:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. TUGAY YAZGAN “İYİ OLMA ZORBALIĞINI” YAZDI

    02 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Pozitif düşün.” Son yılların en masum görünen ama bazen en acımasız cümlelerinden biri bu. İşini kaybedersin: “Boş ver, daha iyisi çıkar.” Sevdiğin birini kaybedersin: “Güçlü olmalısın.” İlişkin biter: “Her işte bir hayır vardır.” Ekonomik olarak zorlanırsın: “Parayı hayatına çekmeye odaklan.” Kaygılanırsın: “Olumsuz düşünme.” Tükenirsin: “Biraz şükret.” Depresif hissedersin: “Hayat güzel, olaylara biraz pozitif bak.” Bütün bunların ortak bir mesajı vardır: “Şu anda hissettiğin şey yanlış.” Problem de burada başl...
  • 3000 YILINA MEKTUP!

    19 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Taş Devri’ne mektup yazıp günümüz yaşantısıyla pek farkı olmadığını vurgulayınca bir umut 3000’li yıllara mektup yazmak farz oldu…Sevgili NEO-43,Sana 2026'dan yazıyorum.Evet, yanlış okumadın. Kolay değil yaklaşık bin yıl sonrasına bir mektup gönderiyorum.Muhtemelen senin zamanında mektup diye bir şey kalmadı, bu nedenle elindekine ablak ablak bakma; biz elindeki maddeye kağıt, okuduğuna da mektup diyorduk! Belki senin için “okumak”, bizim için ekmek yemek kadar eski ve ilkel bir davranıştır.Ama merak ediyorum NEO-43, siz gerçekten ilerlediniz ...
  • TAŞ DEVRİ’NE MEKTUPLAR

    14 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Sevgili Kovukhan,Sana bu mektubu, aradan geçen birkaç yüz bin yılın ardından yazıyorum. Evet, yanlış duymadın: Birkaç yüz bin yıl. Sen beni tanımazsın, ben de seni hiç görmedim ama seni tanıyorum. Merak etme, dünya hala dönüyor; insanlık da hala geçim derdinde.Senin de bir eşin, çocukların ve başını sokacak bir mağaran vardı. Akşam eve döndüğünde çocuklarının karnını doyurmak, eşinin güvenliğini sağlamak, ertesi gün ne yiyeceğinizi düşünmek zorundaydın. Senin hayatın zordu Kovukhan ama bizimki de pek kolay sayılmaz.Aramızdaki en büyük fark şu:...
  • GÖNÜLLÜ “KAMPÜSTE FİKRİ TAKİP” YAZISINI GÜNCELLEDİ

    10 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    EDİTÖR NOTU : BU YAZIM 11 ŞUBAT 2026'DA YAYINLANMIŞTI. O GÜNDEN BU GÜNE GELİŞME OLMADIĞI GİBİ, "SENİN DAHA HABERİN YOK MU?" GİBİ SORULARLA MUHATAPLIĞIM SIKLAŞTIĞINDAN YAZIYI "OLDUĞU GİBİ, AYNEN" GÜNCELLEMEK İSTEDİM. OLA Kİ "HABERİMİZ/BİLGİMİZ" OLUR! ZİRA "BİLGİ SAHİBİ OLMADAN FİKİR SAHİBİ OLUNMAZ.... HABER KUTSAL YORUM HÜRDÜR" DERİZ BİZ.... İŞTE VİRGÜLÜNE DOKUNMADAN O YAZI: Kdz. Ereğli’de eski Devlet Hastanesi alanında inşası devam eden fakülte kampüsünün yapımı için karar 10 yıl önce alındı, 5 yıl önce belediye ruhsatını kesti, temeli is...