logo

CAMİ FIRSAT MI?

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
CAMİ FIRSAT MI?

Geçtiğimiz hafta Kdz. Ereğli Dijital Medya ve Gazeteciler Derneği (ERMED) Yönetimi olarak Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz’ı ziyaret ettik.

Derneğimizin, ihtiyaçtan kaynaklardan nedenlerle kurulduğunu, üye ve yönetimin niteliksel yapısını, hedeflerimizi anlattıktan sonra mesleğimiz ve meslektaşlarımız üzerine bir süre sohbet ettik.

Toplantıdan memnun olduğunu gözlemlediğimiz Vali bey, sonlara doğru lafı Ereğli’ye yapılmak istenen cami konusuna getirdi ve sonraki, randevusuna gecikmek pahasına 5 n 1 k’nın içini tam doldurarak açıklamalarda bulundu. Öyle pekiştirerek ve hatta “turizm değeri bile sayılır” abartısıyla konuştu ki; bizim “ama…” ile başlayan çıkışlarımızı dinlese de “Ereğli bu fırsatı kaçırmasın, benden söylemesi, gerisi Ereğli’ye kalmış…” demeye getirdi.

Neydi Vali beyin ısrarla üzerinde durduğu “Ereğli’ye cami fırsatı!?” Anladığımı ve toparladığım bilgileri derleyerek anlatayım:

Devlet bütçesi ile (ya da koordinesi ile) belediye tarafından (yıkılan adliye-kaymakamlık ve terminal yerine) yapılması planlanan Kent Meydanına 1600 m2. taban alanlı görkemli bir cami yapılmak isteniyor. Caminin yeri eski terminal alanı gibi düşünülebilir. Altına 2 katlı otopark yapılarak işletmesi belediyeye bırakılıyor. Cami yerine ve ruhsat iznine karşılık belediyeye, askeri lojmanların taşınması ile oluşacak alan(9 bin m2) ile yanındaki katlı otopark alanının(3 bin 500 m2)  devredilmesi öneriliyor. Toplamda 12 bin 500 m2 eden bu iki alanın ederi 180 milyon tl. yapıyormuş, İyi ya...

Başkan Posbıyık’ta mealen diyor ki; kent meydanına olmaz, hem zaten bu konuda mahkeme kararı var. Devlet, ya askeri lojmanlardan boşalacak alana cami yapsın, süreç uzar ama destekleriz. Ya da Kıyı Sahil ve Kentsel Tasarım Projesi kapsamında sahile deniz dolgusu yapılsın. Camiyi amfi tiyatro olan yere, yat limanını ve yeni sosyal alanları da yine sahile(yalı caddesinin karşısına denk gelen alana) yapalım. Bu da iyi…

Bendenizin de dahil olduğu bir grup yazar çizer ise Cami, ya Osmantepe’ye, ya Belen Mezarlığına yapılarak şehir yayılsın, yeni rant alanları elde edilsin diyoruz. Veya daha pratik olan yöntem olan; Mevcut Bozhane Camisinin yıkılarak aynı alana çok daha büyüğünün yapılmasını öneriyoruz. İyi işte… 

Toparlayalım: Devlet-hükümet tarafı, Kent Meydanına büyükçe camiyi biz yapalım(yaptıralım) diyor, yetmiyor “Ereğli bu fırsatı kaçırmasın” diye ekliyor. Belediye, kent meydanına değil de askeri lojmanların alanına veya deniz dolgusu alanına yapılsın diyor. Şehirden de farklı yerler öneriliyor. Camiye ne gerek var öncelikli ihtiyaç değil ki diyenler de var. 4 Grup var yani.

Başa dönüyorum: Vali Tutulmaz, aynı toplantıda bize “Belediyeden önerimize cevap bekliyoruz” demişti. Ertesi günü yapılan meclis toplantısında cevap “ret” olarak verildi.

İnanç değerlere yakın biri olarak bence, Ereğli Kent Meydanına cami yapımı ihtiyaç yada vali beyin abarttığı gibi bir fırsat falan da değildir! Zaten Ereğli fırsatçı hiç değildir. Kendi yağı ile kavrulduğu gibi ülkesine-bölgesine-çevresine her zaman katkı veren olmuştur. Fırsatçı değil, fırsatı yaratan olmuştur ya, neyse…

Ama Cami talebi her açıdan değerlendirilebilir tabi ki. Şimdi bu durumda; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat müdahil olduğu söylenen bir beklentiyi karşılayamayan iktidar milletvekilleri, Ak Partili belediye meclis üyeleri ve Vali Tutulmaz, hatta İzmir’e giden Kaymakam İsmail Çorumluoğlu, talimat-talep yada her ne ise kent meydanına cami konusunda sonuç alıcı taktik geliştirememiş, başaramamış mı olacaklar? Bu durumda siyasi/idari kariyerleri tehlikeye girer mi:  Ben konuyu özetledim, siyasetten pek anlamam ama özellikle milletvekilleri için bu risk olabilir diye düşünüyorum!

Bırakalım sayın iktidar vekillerini riskleri ile baş başa ve iyi niyetle beyin fırtınasını sürdürelim diyor ve aklın yolu bindir diyerek ekliyorum:  

İşte size 998. öneri(!): Göztepe’nin çarşıya bakan yüzünde Kabasakal deresi ile birleştiği üçgen alandaki otopark ve dere üstü dahil edilip tepenin her üç yandan etekleri de (orman işletmesine ait olduğunu değerlendirdiğim) alınarak büyük bir alan kazanılsa, görkeminden ve büyüklüğünden feragat edilen (yüce dinimizde öyle emrediyor biliyorum) cami Göztepe’ye yaslansa… Böylece Belediyenin Kent Meydanı alanı öylece kalsa, Devlet de belediyeye vermeyi düşündüğü yerlere sosyokültürel ve ekonomik değer katacak -yatay- yatırımlar yapsa…

Ne şiş yansa ne kebap…

Yeni Kaymakam Mehmet Yapıcı’nın sanıyorum ilk kafa yoracağı işlerden biri de bu olacak!

Zaten fakülte kampüsü yapımı, Ereğli-Devrek yolu, kamu binaları eksikliği, yeni OSB, şehir trafiği, diş hastanesi yapımı, Piyale Paşa Müzesi gibi dosyaları önünde bulacaktır.

Not: Yazının buraya kadarını web sitemizdeki köşemden alıntıladım. Geldiğimiz noktada, caminin askeri lojmanlardan boşalacak alana yapılacağını/yaptırılacağını düşünüyorum. Ya da öyle olması gerektiğini…   

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RECEP İVEDİK BİZE NE ANLATIYOR?

    02 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Baskın kültürün aynasında Türkiye Bazı filmler yalnızca güldürmez. Topluma ayna tutar. Recep İvedik serisi de bunlardan biri. İlk bakışta karşımızda kaba, yüksek sesli, kuralları önemsemeyen, öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve toplumsal nezaket kodlarına mesafeli bir karakter vardır. Fakat Recep İvedik’i yalnızca “kaba adam” olarak okumak, karakterin toplumsal karşılığını anlamamızı engeller. Çünkü Recep İvedik aslında tek başına bir karakter değil; Türkiye’de var olan bazı kültürel gerilimlerin görünür hale gelmiş biçimidir...
  • BU ÇİLEYİ HAK ETMİYORUZ!

    28 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli’nin artık yalnızca bir trafik sorunu değil, bir “trafik sorunsalı” var. Çünkü mesele birkaç kavşaktaki yoğunluk, yanlış parklar ya da bozulan yollardan ibaret değil. Sorun yapısal hale geliyor ve bana göre burada üç temel eksiklik öne çıkıyor: İrade, teori ve pratik. Asfalt sermek, dubalar koymak, bazı yolları kapatmak, yön değiştirmek ya da yasaklar getirmek zaman zaman gerekli olabilir. Ancak bunlar tek başına trafik politikası değildir. Bunlar olsa olsa günü kurtaran palyatif müdahalelerdir. Kdz. Ereğli Bele...
  • TAHSİN ÖZYAMAK AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ YAZIYOR

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    2. BÖLÜM Üretici, çalışan, müşteri, tedarikçi, vatandaş, kamu çalışanı, sivil toplum gönüllüsü… İş dünyası, kamu yönetimi ve sivil toplum insanı nasıl görüyor? Bir rakam, bir maliyet kalemi, bir işlem olarak mı? Yoksa emeği, hakkı, sorumluluğu ve beklentileri olan bir insan olarak mı? Ahiliğin bize bugün soracağı sorulardan biri belki de tam olarak budur. İlk bölümde Ahiliğin yalnızca bir esnaf teşkilatı olmadığını ele aldık. Onun; emek, dürüstlük, adalet, güven, dayanışma ve toplumsal sorumluluk üzerine kurulu bir hayat anlayışı o...
  • VERGİ-Yİ MAHSUSA VE KDZ. EREĞLİSİ

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Vergi-yi Mahsusa, Tanzimat dönemindeki yeniliklerin getirdiği reform ve ıslah çalışmalarından sonra hanelerin ve hane reislerinin edindiği temettuları karşılığında alınan bir gelir vergisidir. Vergi-yi Mahsusa hesaplamalarında iki türlü kesim bu vergiden muaf tutulmuştur. Bu kesimler 1844 Temettüat Defterleri’ndeki kayıtlardan da anlaşılmaktadır. Birinci kesim muhtar, imam ve rahip gibi görevlileri ve din adamlarını içeren gruptur. İkinci grupta ise yetim, talebe, sakat, hasta, amelmende ( emekli ) gibi toplumdaki muhtaçları kapsayan kişile...