logo

NASİHATI PAYLAŞMAK, HADDİ AŞMAK SAYILMAZ!

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
NASİHATI PAYLAŞMAK, HADDİ AŞMAK SAYILMAZ!

28 Mayıs’ta gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı 2. Tur seçiminin hemen ertesinde sosyal medya hesabımdan her okuduğumda bana mistik gelen şu paylaşımı “NASİHATI PAYLAŞMAK, HADDİ AŞMAK SAYILMAZ!” başlığı ile yapmıştım:

Sevgi davanın esası olmalıdır.
Sevmek ise, sessizliktedir.
Bağırarak sevilmez.
Görünerek de sevilmez!..
Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez.
Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.
Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın…
Şeyh Edebali

Bugün geldiğim noktada aynı yerdeyim.

Değerli okurlar;
Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel seçimlerinde çok keskin hatları olan bir seçim süreci yaşadık.
Türkiye siyasetçileri yukarıdaki nasihate inat ülkeyi adeta 2 kampa böldü.
Cumhurcular(Erdoğancılar) – Milletçiler (Kılıçdaroğlucular)
Daha niceleri…
Elbette suni kamplardı bunlar.
Yoktu aslında birbirlerinden farkları…
Ama tabandaki “biz” , tavanda en kibar deyim ile “siz” e, hatta alaylı ve hakaretvari ifadelere- hitaplara dönüşüyordu.
Oysa taban ile tavan arasında “onlar” vardı!
Onlar: keskinliğe, kamplaşmalara karşı olanlar.
Ve seçimi “onlar” kazandılar.
Zaman içinde daha iyi anlaşılacak olan “onlar”!
Uyarıcılar!
Oy kullanma aşamasında karar verirken referans aldığı noktalara dikkat çeken onlar.
Karar vericilerin ve siyaset yapıcıların dikkate almak zorunda kalan onlar.

Uzatmayalım. Evet, demokrasi (arızaları ile birlikte) çalıştı; Türkiye seçimini yaptı.
Sonuçları yorumlanacak, değerlendirilecek ve yeni kararlar alınacak.
Medya aracılığı ile üretilen algılar, gerçeklerle yüzleşecek!
Politikacılar kıt kaynakları, sınırsız ihtiyaçlara adilce bölüştürecek(!)
Onlar, refah içinde yaşamanın umudu ile nice yeni seçimlere yelken açacaklar.
Onlar kim mi; ben, sen, o; biz, siz, onlar…
Onlar işte!

Başta Sosyoekonomik olmak üzere, her açıdan zorlu ve ilginç geçecek bir sürece giriyoruz.
Önümüzdeki yerel seçimler, bu seçimlerin sonuçlarının ve ittifak sisteminin teyit edilme veya ret edilme mecrası olacak gibi!

Sonuçlar ve süreçler hepimize hayırlı olsun…

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. TUGAY YAZGAN, GÜNCEL KONU ‘SINAVLARI’ ELE ALDI

    21 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir Milletin Karnesi: Çocuklarımız mı Kaybediyor, Yoksa Geleceğimiz mi? Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Milyonlarca öğrenci aylarca, hatta yıllarca hazırlanıyor. Evlerde sessizlik hakim oluyor, özel dersler, kurslar, deneme sınavları birbirini takip ediyor. Sonra birkaç saatlik sınavın ardından milyonlarca hayalin kaderi açıklanan sonuçlarla yeniden şekilleniyor.Ancak bu sonuçlar yalnızca öğrencilerin başarısını göstermiyor. Onlar aynı zamanda bir ülkenin eğitim sisteminin, aile yapısının ve toplumsal önceliklerinin de aynası oluyor ve bu...
  • TÜKETEN İNSAN, TÜKENEN İNSAN: DOYUMSUZLUĞUN PSİKOLOJİSİ

    16 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir zamanlar insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için üretirdi. Bugün ise çoğu zaman ihtiyaçlarını değil, eksiklik duygularını satın almaya çalışıyor. Evler büyüyor, dolaplar doluyor, telefonlar yenileniyor, otomobiller değişiyor fakat insanın içindeki boşluk aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü modern insan artık nesneleri tüketmiyor; çoğu zaman tükettiği şey, kendi huzuru oluyor. Schopenhauer: "Hayat, istek ile can sıkıntısı arasında gidip gelen bir sarkaçtır." Der. Gerçekten de insanın psikolojisi bu sarkaçtan çok farklı işlemiyor. ...
  • GÜNÜMÜZÜN EN ÖNEMLİ DEĞERİ: İNSAN KALABİLMEK

    13 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Teknoloji ilerledi, şehirler büyüdü, bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyor. Yapay zeka artık yalnızca sorularımıza cevap vermiyor; metin yazıyor, resim çiziyor, karar süreçlerine ortak oluyor. Buna rağmen çağımızın en büyük sorunu bilgi eksikliği değil; insan eksikliği.Çünkü insan olmak ile insan kalabilmek aynı şey değil! Doğmak bizi biyolojik olarak insan yapar ancak vicdanlı olmak, merhamet göstermek, adalet duygusunu korumak, başkasının acısını hissedebilmek ve gerektiğinde kendi çıkarından vazgeçebilmek bizi gerçekten "insan" yapan özellik...
  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...