logo

TAYFUN’A VEDA YOK, HAK EDİŞ VAR!

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
TAYFUN’A VEDA YOK, HAK EDİŞ VAR!

.

Haberleri yazarken ister istemez genele göre yazıyoruz.

Yani, kendi yakınlıklarımızı, duygularımız bir kenara bırakıp nesnel bir açı ile okuyucuyu dışarıdan biri gibi bilgilendirmeye çalışıyoruz.

Daha bugün toprağa bizzat oğlu Ozan tarafından verilen, oysa kalbimizin tam ortasına gömdüğümüz “Tayfun Köksal vefat” haberleri de bu etik değerlerle yazıldı.

Oysa Kız kardeşim Beyhan’ın eşi olan Eniştemiz Tayfun Köksal, özellikle bizler için çok daha fazlasını ifade ediyordu, çok daha fazlasını hak ediyordu.

“Tayfun Köksal vefat etti” yazıyorduk ama… Canımız ciğerimiz yandı diye yazmak istiyorduk.

Kardeşliği, dostluğu, aile olmayı, dürüstlüğü ve düzen-intizamı… Çalışkanlığı, tutumluluğu ve beceriyi yazıyorduk aslında Tayfun Köksal yazarken.

Eşine iyi bir koca, evlatlarına güven veren bir baba, dostlarına güler yüzlü bir efendi oldu hep Tayfun.

İşyerlerinde otorite ile babacanlılığı, aile ilişkilerinde duygu ile mantığı, benimle tavla oylarken galibiyet ve mağlubiyeti hep dengeledi.

Allah’a hep şükrettik; Beyhan sayesinde iyi ki hayatımızda diye.

Annesi Aytoş’a muhteşem bir evlatlık, Ferhat Ağabeye, Zuhal ablaya saygılı bir kardeşlik, boyunu aşan çocukları Dilan ve Ozan’a, gelinim değil kızım dediği Duygu’ya çok iyi babalık yaptı, dünya tatlısı Eylül’e örnek dedelik yaptı. Gülten & Naci Çubuk çiftinin dünürü değil dosttan öte dostu oldular.

35 yıl aynı aile ortamını paylaştık. Doyamadık…

Amansız hastalık, zamansız kopardı bizim geniş aile bağımızı!

Kadim dostlar, akrabalar ağladı, ağladı… Uzun yollardan geldiler, sadece ağlayabildiler! Oysa ne güzel günler yaşamışlardı ağlamadan önce!

Beyhan’ın son yolculuğunda “kocam nereye…” diye cenaze arabasının peşinde koştuğu Sevgili Tayfun…

Bizler senden sonuna kadar razıydık, haklarımız sonuna kadar helal olsun, yattığın yer ışıklarla dolsun, mekanın cennet olsun. Allahım rahmet eylesin.

Sevgili Tayfun; ruhun şad olsun. Geride bıraktıkların her şeye vakıflar, hiç merak etme.

Vedalaşma yok dediğin için, veda değil gecikmiş bir hak ediş olarak bu karalamayı kabul eyle lütfen…

Sırf bana sempati ile söylediğin “gıcık” lafını işitmek için Beyhan‘ı kızdırmaya devam edeceğim : SÖZ

Canım kardeşim.

Paylaşın:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. CAN CANVER TARİHE IŞIK TUTUYOR

    11 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    EREĞLİ’NİN KAYABAŞI VE KİRMANLI MAHALLESİNDE TESCİLLENMİŞ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ Sur içi Ereğli’mizin bugün ayakta kalabilen sayılı eski sivil mimari örneklerini de barındıran, kentin en eski mahallesi olan Kirmanlı Mahallesi ve Kayabaşı mevkiinde yer alan kültür varlıklarımız da sevindiricidir ki; Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Envanteri ve Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından tescillenerek koruma altına alınmışlardır. Dikili yokuşunun Kayabaşı’na sapan sokağın köşesinde yer alan ve halk aras...
  • DR. TUGAY YAZGAN “İYİ OLMA ZORBALIĞINI” YAZDI

    02 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Pozitif düşün.” Son yılların en masum görünen ama bazen en acımasız cümlelerinden biri bu. İşini kaybedersin: “Boş ver, daha iyisi çıkar.” Sevdiğin birini kaybedersin: “Güçlü olmalısın.” İlişkin biter: “Her işte bir hayır vardır.” Ekonomik olarak zorlanırsın: “Parayı hayatına çekmeye odaklan.” Kaygılanırsın: “Olumsuz düşünme.” Tükenirsin: “Biraz şükret.” Depresif hissedersin: “Hayat güzel, olaylara biraz pozitif bak.” Bütün bunların ortak bir mesajı vardır: “Şu anda hissettiğin şey yanlış.” Problem de burada başl...
  • 3000 YILINA MEKTUP!

    19 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Taş Devri’ne mektup yazıp günümüz yaşantısıyla pek farkı olmadığını vurgulayınca bir umut 3000’li yıllara mektup yazmak farz oldu…Sevgili NEO-43,Sana 2026'dan yazıyorum.Evet, yanlış okumadın. Kolay değil yaklaşık bin yıl sonrasına bir mektup gönderiyorum.Muhtemelen senin zamanında mektup diye bir şey kalmadı, bu nedenle elindekine ablak ablak bakma; biz elindeki maddeye kağıt, okuduğuna da mektup diyorduk! Belki senin için “okumak”, bizim için ekmek yemek kadar eski ve ilkel bir davranıştır.Ama merak ediyorum NEO-43, siz gerçekten ilerlediniz ...
  • TAŞ DEVRİ’NE MEKTUPLAR

    14 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Sevgili Kovukhan,Sana bu mektubu, aradan geçen birkaç yüz bin yılın ardından yazıyorum. Evet, yanlış duymadın: Birkaç yüz bin yıl. Sen beni tanımazsın, ben de seni hiç görmedim ama seni tanıyorum. Merak etme, dünya hala dönüyor; insanlık da hala geçim derdinde.Senin de bir eşin, çocukların ve başını sokacak bir mağaran vardı. Akşam eve döndüğünde çocuklarının karnını doyurmak, eşinin güvenliğini sağlamak, ertesi gün ne yiyeceğinizi düşünmek zorundaydın. Senin hayatın zordu Kovukhan ama bizimki de pek kolay sayılmaz.Aramızdaki en büyük fark şu:...