logo

GÖNÜLLÜ YAZDI : BEKLEYEN ŞEHİR: KDZ. EREĞLİ!

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
GÖNÜLLÜ YAZDI : BEKLEYEN ŞEHİR: KDZ. EREĞLİ!

Ereğli olarak hep bekliyoruz: İl olmayı, Hükümet ve emniyet binası, kampüs, çevre yolları, Sakarya demiryolu bağlantısı, şehir içi trafik çilesinin bitmesi, belediye binası, Erdemir’in belediyeye destek olması, Belediye imar revizyonu, şehir içi araç park alanları, OSB yolu, Bozhane’deki balık lokantalarının meşrulaşması, küçük bir marina, Kemer-Balı yönüne semt Pazarı kurulması, yağmurda kapanmayan yollar, taşmayan dereler, kesintisiz enerji…

Beklentilerinizi listeye ekleyebilir veya gereksiz bulduklarınızı listeden çıkartabilirsiniz. Ben bugün, özellikle sosyal medya paylaşımımda konuyla ilgili etkileşimde bulunarak beni uyaran Baki Erdoğan ve Ahmet Özer başta olmak üzere, okurlarımın talebi üzerine üç ayrı çevre yoluna odaklanacağım. 

Karadeniz Ereğli, Zonguldak’ın en dinamik ilçesi olmaya devam ederken, ulaşımdaki sorunlar da her geçen gün büyüyor. Gerek sanayi ve ticaret trafiği gerek yerli turizm ve şehir içi yoğunluk, mevcut yolları yetersiz bıraktığı malumunuz. Kentin artık kaçınılmaz bir şekilde çok yönlü bir çevre yolu ağına ihtiyacı var.

Tam üç ayrı güzergâh üzerinde planlanması gereken çevre yolları ve kavşaklar hem günlük yaşamı rahatlatacak hem de Batı Karadeniz’in en gelişmiş kentini geleceğe taşıyacak.

Ereğli-Devrek Bağlantısı : Kepez – Delihakkı hattından geçerek Devrek yoluna bağlanacak batı çevre yolu, özellikle Devrek-Karabük-Kastamonu yönünü ağır vasıta trafiğini şehir merkezinden uzaklaştırma amacı taşımalı. Üstelik buralarda düşünülen yeni OSB’leri ve yerleşim alanlarını da hesaba katarsak, bu ha, aynı zamanda Ereğli’nin iç bölgeleriyle olan ticari ve lojistik bağlarını güçlendirerek ticaret ve sanayiye hız kazandıracak.

Sahil yolu bypass edilmeli :Alaplı’dan Ereğli’ye giren sahil şeridindeki özellikle trafik yaz aylarında adeta çileye dönüşüyor, sürücü ve yaya hayatı tehlikeye atılıyor! Bu güzergâhı by pass etmesi planlanan çevre yolu osb yoluna paralel devam edip hastane-terminal kavşağına bağlanacak ve bu  böylece şehir içi ve Zonguldak yönüne şehirlerarası trafiği rahatlatacak. Uzun süredir gündemde olan bu güzergâh büyük önem taşıyor.

Balı Mahallesi – Zonguldak Yolu Bağlantısı : Son dönemde özellikle Balı, Kemer ve Kestaneci sakinleri ile Radar Mevkii çevresinde yaşayanlar tarafından sıkça gündeme getirilen bir güzergâh var. Ereğli’nin kuzeydoğusunda yer alıyor. Balı Mahallesi’nden başlayıp Radar Mevkii üzerinden geçerek doğrudan Zonguldak karayoluna bağlanacak bu çevre yolu, hem merkezden Zonguldak yönüne giden araçların alternatif bir güzergâh kullanmasını sağlar, hem de çevre mahallelerin Zonguldak yönüne, hastane ve terminale entegrasyonunu kolaylaştırır.

Bu hattın açılmasıyla birlikte özellikle hastane, okul, kamu binaları gibi yoğun kullanılan noktaların bulunduğu güzergâhlar üzerindeki trafik ciddi şekilde azalacaktır.

Sadece Yol Değil, Nefes Borusu

Bu üç çevre yolu ve kavşak düzenlemeleri, sadece ulaşımı kolaylaştırmakla kalmayacak; aynı zamanda şehir merkezini trafiğe boğmayan, yaşanabilir bir Ereğli için stratejik arterler olacak. Özellikle kentte her geçen yıl artan araç sayısı ve yeni yerleşim alanlarının çoğalması dikkate alındığında, bu projeler artık lüks değil; zorunluluktur.

Yerel ve Merkezi Yönetimlere Çağrı

Diyorum ki ; Ereğli’nin ulaşım master planı yeniden ele alınmalı. Genel ve yerel yöneticiler herekete geçmeli ve Kamu yöneticileri, Milletvekilleri, Ereğli Belediyesi ile İl Özel İdaresi de bu süreci teknik olarak desteklemeli.

Kdz. Ereğli artık “Bekleyen Şehir” olmamalı. Trafik sorunsalı, kentleşme hızının gerisinde kalmamalı. Üç yönlü çevre yolu planı, bu kentin sadece bugünü için değil, 10–20 yıl sonraki vizyonu için de bir temel unsurdur.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. TUGAY YAZGAN, GÜNCEL KONU ‘SINAVLARI’ ELE ALDI

    21 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir Milletin Karnesi: Çocuklarımız mı Kaybediyor, Yoksa Geleceğimiz mi? Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Milyonlarca öğrenci aylarca, hatta yıllarca hazırlanıyor. Evlerde sessizlik hakim oluyor, özel dersler, kurslar, deneme sınavları birbirini takip ediyor. Sonra birkaç saatlik sınavın ardından milyonlarca hayalin kaderi açıklanan sonuçlarla yeniden şekilleniyor.Ancak bu sonuçlar yalnızca öğrencilerin başarısını göstermiyor. Onlar aynı zamanda bir ülkenin eğitim sisteminin, aile yapısının ve toplumsal önceliklerinin de aynası oluyor ve bu...
  • TÜKETEN İNSAN, TÜKENEN İNSAN: DOYUMSUZLUĞUN PSİKOLOJİSİ

    16 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir zamanlar insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için üretirdi. Bugün ise çoğu zaman ihtiyaçlarını değil, eksiklik duygularını satın almaya çalışıyor. Evler büyüyor, dolaplar doluyor, telefonlar yenileniyor, otomobiller değişiyor fakat insanın içindeki boşluk aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü modern insan artık nesneleri tüketmiyor; çoğu zaman tükettiği şey, kendi huzuru oluyor. Schopenhauer: "Hayat, istek ile can sıkıntısı arasında gidip gelen bir sarkaçtır." Der. Gerçekten de insanın psikolojisi bu sarkaçtan çok farklı işlemiyor. ...
  • GÜNÜMÜZÜN EN ÖNEMLİ DEĞERİ: İNSAN KALABİLMEK

    13 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Teknoloji ilerledi, şehirler büyüdü, bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyor. Yapay zeka artık yalnızca sorularımıza cevap vermiyor; metin yazıyor, resim çiziyor, karar süreçlerine ortak oluyor. Buna rağmen çağımızın en büyük sorunu bilgi eksikliği değil; insan eksikliği.Çünkü insan olmak ile insan kalabilmek aynı şey değil! Doğmak bizi biyolojik olarak insan yapar ancak vicdanlı olmak, merhamet göstermek, adalet duygusunu korumak, başkasının acısını hissedebilmek ve gerektiğinde kendi çıkarından vazgeçebilmek bizi gerçekten "insan" yapan özellik...
  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...