logo

BALBALOĞLU’NDAN ZOR SORU: YAPILMAK İSTENEN NE ?

İyi parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu, hükümetin COVİD-19 Salgını sürecini iyi yönetemediğini savundu ve “Hastalığın yayılmasında sorumsuz davranmakla suçlanan vatandaş! Biz vatandaşlara bırakılan Maske, mesafe, hijyen … Sosyal Devlet nerede? Yapılmak istenen ne…?” diye sordu.

İyi parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu, hükümetin COVİD-19 Salgını sürecini iyi yönetemediğini savundu.

Salgınla ilgili istatistiki bilgiler paylaşan ve vatandaşın salgının yayılmasına hedef gösterilmesini asla kabul etmediğini vurgulayan, buna üzüldüğünü ifade eden Balbaloğlu, makale tarzında kaleme aldığı yazılı açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

11 mart 2020 tarihinde ülkemizde ilk vakanın görünmesi ile birlikte bugüne kadar 9 aylık bir sürede covid-19 salgını ile mücadele ediyoruz.

Covid-19 Salgını ile bugüne kadar dünyada 50 milyonu bulan vaka sayısı ve 1 milyon 250 bini bulan vefat sayısına ulaşılmıştır.

Ülkemizde 8 kasım itibari ile vaka sayımız 392 bin; iyileşen hasta sayımız 336 bin ve vefat eden vatandaş sayımız 10.803 tür.Yoğun bakım doluluk oranımız ise %68,5 dur.

Söz konusu rakamlar Sağlık Bakanlığının paylaştığı resmi rakamlardır..

Geçtiğimiz yaz döneminde Covid-19’a bağlı vaka ve vefat sayılarımızı istenilen düzeye çekemesekte mevsimsel avantajlardan dolayı açık alanların kullanılması, yaz mevsiminde diğer viral enfeksiyonların az görülmesi ve bağışıklık sistemimizin güneşin etkisi ile de artması sebebiyle salgını kontrol altında tutabildik.

Kış aylarına girdiğimiz bu günlerde maalesef covid-19 salgını ile mücadele çok zor olacaktır.

Mücadelenin zor olmasının farklı bir nedeni de Sağlık Bakanlığının hasta vaka sayısı polemiğinden salgının ciddiyeti maskelenmektedir.

Kuzey yarım kürenin kış aylarına geçmesi nedeniyle Dünya Sağlık Örgütününde uyarıları bu doğrultudaydı.

Son 1 haftadır Avrupa’da vaka sayısının artmasıyla beraber ciddi önlemler alındı. Tüm alışveriş merkezleri dükkan ve marketler dışındaki yerler kapatıldı. İnsanların iş ve okul dışında dışarı da vakit geçirmeleri yasaklandı. Lokanta ve cafelere sadece paket servis yapma izni verildi.Test politikalarını değiştirip çok daha yaygın test yapabilecekleri yasal düzenlemeler getirildi. Hatta tam izolasyonu tercih eden ülkeler oldu.

Ülkemiz ve bölgemize baktığımızda çok korktuğumuz nisan ve mayıs aylarındaki tablomuzdan daha kötü olmamıza ve salgının çok daha ciddi seyredeceği gerçeği ortadayken sadece lokanta, kafe, sauna ve masaj hizmeti veren işletmelerin saat 22:00 den sonra kapatılması kararı dışında ciddi bir önlem alınmadı.

Sosyal yaşamdaki hareketliliği azaltacak yasal düzenlemeler yapılmadı. Test politikasında da revizyon yapılmadığı gibi hastanelerimizde teste ulaşılabilirlik zorlaştı, hastalar ya kuyruklarda bekliyor yada test kiti olmaması nedeniyle başka bir zamanda test yapılması için ileri tarihe gün verilip evlerine gitmeleri söyleniyor.

Okullarımız kademeli açılıyor.. fakat ne öğretmenlerimize ne de öğrencilerimize periyodik bir test programı uygulanıyor yada planlanıyor. Keza okullara servis ile ulaşımı tercih etmek zorunda olan velilerimizin en büyük endişeleri servis araçlarının hijyeni, vasıta şoförleri ve hosteslere covid-19 kontrolü yapılıp yapılmadığı. Bunlara dair hazırlanan periyodik kontrollerin var olup olmadığı..

Hastanelerimizde ağır hasta sayısı ve yoğun bakım doluluk oranlarımızın artmasına rağmen Sağlık Bakanlığı’nın hasta yaklaşımı ile ilgili bir öngörü ve planlaması maalesef yok.

Nisan ve Mayıs aylarında gerek kamu spotları ve haberler gerek programlarla vatandaşlarımıza durumun ciddiyeti açısından oluşturulmak istenen bilinç salgının en önemli safhasında haber bültenlerinde kısa bilgilendirme şeklinde veya sosyal medyadan yapılan açıklama şeklinde oluyor.

Vatandaşlarımızın hastalıkla mücadelede algısını değiştiren açık veya kapalı alanlarda gerçekleştirilen kongre, miting ve açılışlar yaşadığımız pandemi sürecinin küçümsenmesine neden olmaktadır.

Pandeminin ülkemizde seyri için açıklanan rakamlar yaşanmakta olan ekonomik kriz sebebiyle maskelenerek vatandaşımızın pandemiyi ciddiye almamasına sebep olmaktadır.

Üzülüyoruz…

‘Biz her türlü önlemi aldık’ söylemiyle pandeminin yayılmasında vatandaşın sorumsuzluğunun işaret edilmesini, vatandaşın hedef gösterilmesini asla kabul etmiyoruz.

Yıllardır uygulanan yanlış ekonomik programlar, beraberinde uygulanan popülist reçetelerin sorumlusu da vatandaş mı ?

Ekonomi denince akla ilk gelen tarım, ticaret, sanayi sektörünün günümüzdeki durumunun suçlusu vatandaş mı ?

Ekonomi vatandaşın hayatını tehdit eden bir hastalıkla dâhi mücadelede sizi sınırlar çizmek zorunda bırakıyorsa daha çok çalışmalı, yeni projeler üretmeli ve ekonomik özgürlüğümüz için ortak bir anlayışla mücadele etmeliyiz.

Hastalığın yayılmasında sorumsuz davranmakla suçlanan vatandaş !

Biz vatandaşlara bırakılan Maske, mesafe, hijyen ..

Sosyal Devlet nerede ?

Yapılmak istenen ne…?

Etiketler: » »
Share
315 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ