logo

BİR BARDAKLA İNŞA EDİLEN BENLİKLER

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN
tyazgan@haberhayat.net
BİR BARDAKLA İNŞA EDİLEN BENLİKLER

Tüketim, Simgeler ve Genç Kimliği Üzerine Sosyolojik Bir Okuma:

Günümüz gençliği için kahve, yalnızca kafein ihtiyacını karşılayan bir içecek olmaktan çıkmış durumda. Kamusal alanda taşınan bardaklar, sosyal medyada paylaşılan kahve görselleri ve belirli tüketim ritüelleri, bireyin kendini ifade etme biçimlerinden biri haline geldi. Bu durum, tüketim nesnelerinin kimlik inşasında üstlendiği sembolik role işaret ediyor.

Sosyolojik açıdan bakıldığında, modern toplumlarda kimlik artık yalnızca meslek, aile ya da sınıfsal konum üzerinden kurulmuyor; bireyin ne tükettiği, nasıl tükettiği ve bunu ne ölçüde görünür kıldığı da belirleyici hale geliyor. Kahve bu bağlamda, özellikle genç yetişkinler için bir yaşam tarzı göstergesi olarak işlev görüyor.

Buradaki mesele kahvenin kendisi değil, ona yüklenen anlam…
Tüketim, bireye ait olduğu gruba dair hızlı ve zahmetsiz sinyaller verir: Şehirli olmak, üretken görünmek, modern ve sosyal bir hayat sürmek. Bu semboller, bireyin kimlik arayışını geçici olarak yatıştırabilir; ancak aynı zamanda kimliğin dışsal göstergelere bağımlı hale gelmesine de neden olabilir.

Akademik literatürde bu durum, kimliğin “tüketim yoluyla performe edilmesi” olarak ele alınır. Birey, kim olduğunu olmaktan çok, kim gibi göründüğünü yönetir. Bu noktada kritik soru şudur:
Tüketim nesnesi kimliği destekleyen bir araç mıdır, yoksa kimliğin yerine geçen bir ikame mi?
Marka isimleri silindiğinde, bardak sıradanlaştığında ya da tüketim görünmez hale geldiğinde, kimlik de anlam kaybına uğruyorsa; burada güçlü bir benlikten değil, sembollere yaslanan kırılgan bir aidiyetten söz etmek gerekir. Oysa kalıcı kimlik, tüketilen nesnelerden çok; değerler, tutarlılık ve süreklilik üzerinden inşa edilir.

Kahve elbette bir tercih, bir keyif ve bir sosyalleşme aracıdır. Ancak sosyolojik açıdan bakıldığında asıl önemli olan, bu tercihin bireyin kimliğini ne ölçüde tanımladığıdır. Kimlik, elde taşınan bir bardakta değil; bardak masaya bırakıldığında da varlığını sürdürebilen anlamlarda şekillenir.
Kahve güzel, ritüeli keyifli. Ama kimlik, yudumla değil; değerle, duruşla ve süreklilikle oluşuyor.
Geriye şu soru kalıyor: Kahveyi mi seviyoruz, yoksa onun bize sunduğu hikayeyi mi?

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SAVAŞIN DEĞİŞEN YÜZÜ: CEPHEDEN ZİHİNLERE

    13 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Savaş eskiden belirli bir coğrafyaya sıkışmıştı. Cephe vardı, cephe gerisi vardı… Kurşunların ve bombaların menzili belliydi. Bu yüzden savaşın psikolojik ve fiziksel etkileri de çoğunlukla o sınırların içinde kalıyordu. Ancak modern savaşlar artık sadece askerlerin karşı karşıya geldiği bir cephe mücadelesi değil; toplumların tamamını etkileyen geniş bir psikolojik alan haline geldi.Bunun en çarpıcı göstergelerinden biri sivil kayıplarındaki artıştır. I. Dünya Savaşı sırasında ölenlerin yaklaşık %30’u sivildi. Cepheler belirgindi ve s...
  • BEUN’DA ‘SESLİ’ YÜKSELİŞ!

    10 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Üniversitelerin gelişimi çoğu zaman yıllara yayılan bir süreçtir. Ancak bazı dönemler vardır ki, yapılan çalışmaların etkisi yalnızca akademik çevrelerde değil; şehirde, bölgede ve hatta ulusal ölçekte daha görünür hale gelir. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi son yıllarda tam da böyle bir dönemden geçiyor. Tam dört yıl önce rektörlük görevine başlayan Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in yönetim dönemine bakıldığında, üniversitenin yalnızca merkez kampüsünde değil; ilçelerde bulunan fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında da dik...
  • ‘AŞKIM EREĞLİ’ SLOGANI YETMEZ, KİMLİK DE GEREKİR

    06 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli sahilinde yer alan “Aşkım Ereğli” temalı pano, kente gelenlerin objektifine ilk takılan, yerel hafızaya en hızlı dokunan simgelerden biri. Şüphesiz Başkan Posbıyık slogan siyasetini seviyor ve kulağa hoş gelen üretimlerini her yerde söylemek/görmek istiyor: Güneşin Sarısı, Denizin Mavisi, Ormanın Yeşili tekerlemesi… Aşkım Ereğli… Sevgi, Barış, Dostluk selamlaması bunlardan sadece birkaçı… Bu soyut vurgular dünyanın her tarafında her kent için, sosyal yapı için kıymetlidir, buna şüphe yok. Ancak ateş düştüğü yeri yakıyor...
  • TÜRKİYE’DE GENÇLER ARASINDA SUÇ VE ŞİDDET!

    05 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Son yıllarda Türkiye’de çocuklar ve gençler arasında hem suç işleme hem de şiddetin mağduru olma oranlarında ciddi bir artış yaşanıyor. 2024 ve 2025 yıllarına ait resmi verilere göre:Suça sürüklenen çocuk sayısı her yıl artıyor:• 2015–2024 döneminde suça karışan çocuk sayısı önceki dönemlere göre %50’den fazla artarak 2024’te 202.785’e çıktı. 2025’e gelindiğinde de yaklaşık 186.256 çocuk suça karıştı. Bu on yıllık artış %17’yi buluyor.2024’te toplam 612.651 çocuk, güvenlik birimlerine ya mağdur ya da şüpheli olarak bildirildi… Bu sayı bir ...