logo

“CENNET KOYLARIMI TEMİZ TUT…”

Çevre dostu olarak; bir süredir yapmak isteyip de yapamadığımız çevre köy – belde sahillerini gezme fırsatı bulduk…

Kandilli, Tasgölü, Alacaağzı, Kireçlik, Çavuşağzı… son üç dört yıldır gitmemiştik buralara. Gezip görenler bilir hepsi de birer doğa harikası. Ama ne yazık ki insanımız da doğa katliamcısı. Bu yerlerin hepsi gerek turizm ile ilgili gerek siyasi anlamda yerel basında zaman zaman yer alıyor. Benim değinmek istediğim konu temizlik… Hani başta dediğim gibi; çevre dostuyuz ne de olsa.

Bu yıl gidemeyenler için Köseağzı’ndan bahsedeyim. Yaklaşık bir ay önce gittik Köseağzı’na. Pandemi sebebiyle oldukça dikkatliyiz çünkü. Herkes el ayak çekmiştir dedik. Meğer yanılmışız. Sahil boyu ve kayaların içinde çadırlar, derme çatma barakalar… Hatta barakaların önünde sebze yetiştirenler… Gözlerimize inanamadık. O güzelim sahil böyle mi katledilir. Böyle bir yer ne kadar temiz olabilir? Sahil boyu yürüdüm sohbet ettim oradakilerle “artık insanlar çadırlarını söküyorlar daha çok çadır vardı burada” dediler. Gezerken gördüklerimi anlatmaya gerek yok bence. Ama en çok dikkatimi çeken şırıngalar, şırınga iğneleri!!! görüntü bir yana yakında tuvalet, lavabo bile yok. Bu nasıl iştir? hem de özellikle Kaymakamımız pandemi için bu kadar çaba sarfederken, sağlıkçılar canlarından olurken. Köseağzı hem görsel, hem sağlık anlamında bu yıl sınıfta kaldı bence.

Tasgölü; şelalesi ile ayrı bir güzel… bir vatandaşımız ilgileniyor işletmesiyle. “pandemi nedeniyle gelen giden yok” diye dertlendi vatandaş. Ancak tesisin etrafı temizlik anlamında bir bakım istemekte zannederim kimse yok diye biraz rahattı arkadaşımız.

Kireçlik;Burası için güzel projeler var basından takip ediyorum. Çok da güzel olur. Girişe tafoni ile ilgili bilgilendirme yazıları ve resimleri konmuş. Yani ekolojik bir güzellik var Kireçlik’te. Ama pisliği cabası. Projelerle ilgili ziyaretçileri vardı Kireçliğin. Bir kepçe girmiş belli ki, taşa kuma tesis yapılıyor henüz bitmemiş. Yolun bozuk olması nedeniyle kimse gitmiyor herhalde, çöpten yana fazla nasibini almamış çok şükür bu güzel sahilimiz.

Çavuşağzı; Yine gitmeyenler için söyleyeyim, pek güzeldir, favorimdir çavuşağzı… Hemen girişte bir çay bahçesi, diğer bir köşede tam deniz kenarında “Çavuşağzı Restoran”… bakmayın restoran yazdığına. Köy kahvesi gibi sevecen huzurlu, renkli ahşap masalar. Sabah saatlerinde başlıyor köyün erkekleri buraya gelmeye, çay kahve içmeye. İsterseniz tabii ki birşeyler yiyebiliyorsunuz. Özellikle balık zamanı sabah ağdan ya da oltadan çıkan balığı hemen kızartıp servis edebiliyor işletmeci. Bir kaç kez gittik son zamanlarda. Baştan başa gezdim Çavuşağzı sahilini.

Sonuç aynı. Çöp… çöp… çöp… Hiç fark etmiyor. Şırıngalar, iğneler, malum maskesiz olmaz bira şişesi olmazsa hiç olmaz ona çöp bile denmez o zaman. Restoranda oturup sohbet ettik köyün genciyle yaşlısıyla. Ama oturdukları yer izmarit dolu. Atanlar mı tabii ki kendileri. “Neden atıyorsunuz” dediğimde hepsinden aşağı yukarı aynı cevap “alışmışız, haklısınız, cehalet vs”… dayanamadım bir sonra ki gün eldivenlerimle gittim Çavuşağzı’na. Sadece Restoranın önünden 15-20 dakikada jumbo bir çöp poşeti dolusu çöp temizledim. “Restoranda 4-5 kişi vardı. Daha sonra en az 15 kişi oldular muhtar da dahil olmak üzere. Ben çöp topluyorum onlar beni seyrediyor ve herkes sütten çıkmış ak kaşık birbirlerine laf yetiştiriyorlar temizlik konusunda. Muhtar ise denizden gelen çöpe takılmış vaziyette tabii bir de dışarıdan gelen kendini bilmez kişilere. Etraf o kadar temiz ki denizden gelen çöpler olmasa pürü pak bir sahil. Kayaların arası çöp yuvası. Oysa sahilde yeteri kadar çöp konteynerları var ve çöp kamyonu gelip konteynerları boşaltıyor. Muhtar ne yapsın işletmeci ne yapsın bu insanlara?

Cennet koylarımızla ilgili yazacak o kadar çok şey var ki aslında. Çevre dostu olarak içimiz acıyarak bir ayda gördüklerimizi, güzel sahillerimizin durumunu özetlemek istedim. Umarım bu yazımı çevre dostu olmayanlar da bir zahmet okur ve bir nebze düşünürler…

Etiketler:
Share
431 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ