“ŞİMDİKİ AKLIM OLSA”: PİŞMANLIK MI, SONRADAN GELEN İÇGÖRÜ MÜ?
DANIŞTAY BAŞKANI YİĞİT ALAPLI VE EREĞLİ’DE
ÖZÖLÇER: “ERİŞİLEBİLİRLİK TEMEL DEĞERLERİMİZDENDİR”
BEUN, 4 ALANDA TÜRKİYE’NİN SEÇKİN ÜNİVERSİTELERİ ARASINDA
“BAĞ-KUR BORCU ÇİFTÇİNİN KREDİYE ERİŞİMİNİ KİLİTLEDİ”
İSTİFACI 8 CHP’Lİ MECLİS ÜYESİNDEN 6’SI GERİ DÖNDÜ
Ekin ve tohum tanrısı Saturnus’un, insanların ektiği tohumlara kol kanat germesi sonucu yetişen ürünlere karısı Hayat Tanrıçası Ops hayat verince Herakleia Pontika’nın bahçelerinde ve evlerin saksılarında, tarhlarında rengarenk çiçekler açarmış. Açalyalar, akşam sefaları, aynısafalar bir yandan, begonyalar, boru çiçekleri, camgüzelleri, civanperçemleri başka bir yandan insanların yüreklerini şenlendirirmiş. Aslanağızları, düğün çiçekleri, fesleğenler, Frenk asmaları göz alıcı çiçekleriyle birbirleriyle adeta dans ederlermiş.
Bereket Tanrıçası Demeter de, kızı Persephone, yeraltı ülkesinden yeryüzüne çıkıp yanına geldiği zaman, sevincinden dünyayı ‘revhrani’: gönüle ferahlık veren, içaçıcı güzel yer edermiş. Sokaklar, saraylar, evler baştanbaşa hercaimenekşe, gecesefası, gelin çiçeği, gülhatmi, hanımeli, gündüzsefası, gelinçiçeği, haseki küpesi, hezaren bürünürmüş. Hüsnüyusuf, ıtri, reyhan, zerefşan, mineçiçeği, yavruağzı ve mor salkım kokuları insanların başını döndürürmüş.
Nevbahar aylarında çiçeklerin açmasını sağlayan ürün tanrıçası Flora, bunlarla yetinmeyip ortalığı mührüsüleyman, ortanca, petunya, saksıgüzeli, sardunya, siklamen, şakayık, şebboy, muhabbetçiçeği, kamelya, karanfil, lale, küpeçiçeği, mahonya çiçekleriyle kaplarmış. Menekşeler, mercanköşkler, acem boruları, rengarenk, büyüleyici çiçekler açar, manolya ağaçları kocaman beyaz çiçekleriyle insanları büyülermiş.
Saturnus’un torunu, kır tanrısı Faunus da; kırlara çiçekler saçar, ortalığı pastoral bir tabloya çevirirmiş. Çiğdemler, ballıbabalar, çir sarmaşıkları, çöbaniğneleri, çoban çantaları, çoban püskülleri boy boy dikilir, çoban değnekleri katırtırnakları ile dikenli katırtırnakları yollarda, bayırlarda, patikalarda rengarenk peyzajlar yaratırmış.
Günlerden bir gün Europa adlı güzel bir kız, tarlalardan çiçek toplamaya çıkmıştı. En güzel sepet onunkiydi. Çünkü Hephaistos yapmıştı. İçinde ebegümeciler, erdare de denilen yabani şebboylar, filbahriler, havlıcanlar, horoz ibikleri, ıtır, ıtırşahi, zerrin ve yaseminler salkım salkım diziliydi. Onu görüp beğenen çapkın Zeus genç kıza boğa kılığında yaklaşıp onu Girit’e kaçırdı; Avrupa’ya adını veren bu genç tazeyi.
Yine günlerden bir gün dağlarda çiçek toplarken tanrı Apollon tarafından kaçırılan güzel Kreusa, ondan İon isimli bir çocuk doğurur. Bu genç daha sonra İonia’lıların atası olacaktır. Kreusa’nın elinden düşürdüğü sepetini; yıldızçiçeği, navçağan, öküzgözü, papatya, sarısalkım, sığırdili, sığırgözü, sığırkuyruğu ve unutmabeni çiçekleri doldurmuştu.
Amaltheia, Zeus’u çocukken sütüyle besleyen keçinin sahibi olan ‘nymphe’ydi. Başında bir boynuzu vardı; bunun içinde her zaman yiyecek içecek bulunurdu. Nymphe’nin yaşadığı yerlerde de birbirinden güzel kadife çiçeği, kasımpatı, keçisakalı, katırkuyruğu, kedinanesi, koyungözü dene iri papatyalar, leylak, mahmur çiçeği ve mastı çiçekleri yetişirdi.
Tanrı Apollon ile disk atma yarışına giren genç Hyakinthos, tanrının savurduğu diskin gelip alnına çarpması sonucu ölünce, Apollon onu sümbül çiçeğine çevirir. Afrika sümbülü de denen yaz sümbülü, nardin ve sümbülteber de ona atfedilmiştir.
Hades’in, Bemeter’in kızı Persephone’a aşık olması üzerine, kardeşine yardım etmek için Zeus’un yarattığı Narkissos, namı diğer nergis çiçeğini gören Persephone onu koklamak üzere eğildiğinde, Hades tarafından arabasına alınarak yeraltı ülkesine kaçırılır. Nymphe’lerden Ekho, Narkissos’a şıktır ama genç adam ona yüz vermez. Ancak Hera, kocasıyla düşüp kalktığını düşündüğü Ekho’ya haksız yere konuşamama cezası verince sesi eko yapmaya başlar. Arkadaşlarının intikamını almak için diğer nympheler tanrılara başvurup , hiç kimseyi beğenmeyen Narkissos’un sadece kendisini sevmesi cezasına verilmesini isterler. Narkissos artık ondan böyle sadece kendisine aşık olur; ortalığı abheri ( nergis ) kokularına boğar.
Afrodit’in sevgilisi Adonis, av sırasında yaban domuzu tarafından öldürülünce, ağıt yakan aşk tanrıçasının isteği ile dökülen kanları kırmızı yaban güllerine dönüşür. Nesteren de denilen ağustos gülü, Sadberk denilen katmerli gül, menekşe gülü, misk gülü, yediveren gülü ve nesrin de denilen yabangülü de onun kanlarından yetişmişlerdi.
Orenadlar denilen dağ nympheleri’nin yaşadıkları yerlerde; çitlembik, dağlalesi, kar çiçeği, kadıntuzluğu, kardelen, kartopu, kayakoruğu, ayıkulağı ve kurtbağrı adı verilen çiçekler yetişirdi.
Yine Naiadlar diye anılan su nympheleri’nin vakit öldürdükleri su kenarlarında da; akzambak, zambak ve kankafes denilen çiçekler biterdi.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
24 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler
15 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler
15 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler
05 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler