logo

GÖNÜLLÜ: ASLINDA LİDER OLMA KAPASİTESİNE BAKMALIYIZ

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
GÖNÜLLÜ: ASLINDA LİDER OLMA KAPASİTESİNE BAKMALIYIZ

Yaklaşık üç ay sonra tüm ülkede ve bulunduğumuz ilçe Kdz. Ereğli’de; Belediye Başkanı, Belediye Meclis Üyesi, İl Genel Meclis üyesi ve Muhtar seçimleri var. 

Yeni yılın başlaması ile birlikte aday adaylığından “aday”laşarak çıkacak siyasiler, parti içi çekişmeleri bir kenara bırakıp ( hep öyle deriz de bu çekişme de hep devam eder) asıl rakipleri ile çekişecekler.

Şu ana kadarki mücadeleyi ben ‘Demokrasi Şöleni’ olarak betimlemiştim. Hala da öyle görüyorum.

Belediye Başkanı Adaylarının belirlenmesinden sonraki süreçte ise artık bir bakıma liderimizi seçiyor olacağız.

Çünkü Belediye Başkan Adayları aynı zamanda birer lider adaylarıdır. Yani partisine, projesine bakarak oy verdiğimiz adayın, aslında lider olma kapasitesine bakmamız gerekiyor.

Şahsen ben öyle bakıyorum.

  • Haydi işi erbabına bırakalım ve kimmiş lider, ne demek istiyoruz? Niyazi Altılar’ın ‘Geleceğin Lideri’ eserinden alıntılayalım:

“Liderlik, diğer insanları da katarak fikirlerini gerçeğe dönüştürme yeteneğidir. Başka bir değişle liderlik, grup üyelerinin gereksinimlerini ve isteklerini fark ederek, enerjilerini bu gereksinimleri ve istekleri karşılamaya yöneltmektir. Aynı zamanda liderlik, insanların zihinsel, fiziksel ve duygusal olarak etkiye etkileyebilme sanatıdır. Liderlikte en önemli nokta, tüm grubun gücünü kendi çabalarında toplayıp ortaya koyabilmektir. Liderliği bir konum değil, bir “oluş” olarak kabul ettiğimizde, onun ayırt edici özellikleri olarak karşımıza güç ve para egoları değil, karakter, dürüstlük, öğrenme, cesaret, kendinin farkında olma, hizmet etme ve eylem sorumluluğunu alma çıkar.

Liderliğin ilk temel bileşeni bir “Rehber görüş” tür. Lider, profesyonel ve kişisel olarak, ne yapmak istediği hakkında berrak bir fikir sahibidir ve engeller, hatta başarısızlıklar karşısında bile yoluna devam edecek kuvveti bulur. Lider, nereye, niçin gitmek istediğini bilir.

Liderliğin ikinci temel bileşeni “tutku” dur: Hayatın vaat ettiği şeylere duyulan tutku, meslek tutkusu, eylem tutkusu, eğlence tutkusu… Lider yaptığı işi ve o işi yapmayı sever. Tutkularını dile getiren lider, diğer insanlara ümit ve ilham verir.

Liderliğin üçüncü bileşeni “Dürüstlük” tür. Dürüstlüğün temeli ise samimiyet ve olgunluktur. Samimiyetin temel düşünce ve eylemde namusluluk, ilkeler sıkı sıkıya bağlılık ve içtenliktir. Olgunluk da en az samimiyet kadar önemlidir; zira Öncü olmak, sadece yol göstermek veya emir vermek değildir. Her lider şu hususlarda tecrübeli ve yetişmiş olmalıdır: Kendini adama, uyanık olma, başkalarıyla çalışmaya ve onlardan öğrenmeye yatkın olma, asla ihanet etmeme, her zaman dosdoğru olma.

Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşayan ünlü yazar Koçi Bey’e göre liderin sahip olması gereken özellikler: Adalet, zulmün önlenmesi, işi ehline verme, ilim, bilgi, fikir alışverişi, ölçülülük, ihtiyatlı ve uyanık olma, akıl, tevazu, kontrol, cömertlik, doğruluk ve dürüstlük… Koçi Bey’e göre dürüstlük, halkı lidere bağlayan ve halkın liderin arkasına gitmesini sağlayan tutkaldır.

Liderliğin bir diğer bileşeni “Kendini bilme” dir. Kendinizi bilmedikçe, güç ve zaaflarınızı tanımadıkça, ne istediğinizi ve niçin istediğinizi bilmedikçe başarılı olamazsınız. Lider asla kendine -özellikle kendi hakkında- yalan söylemez. Değerli yanlarını olduğu kadar kusurlarını da bilir ve bunları yerli yerince ele alır. Siz, kendinizin hammadesisiniz. Nelerden oluştuğunuzu ve bunlardan ne yapmak istediğinizi bildiğiniz zaman, kendinizi keşfedebilirsiniz.

Liderliğin bir diğer bileşeli “Güven”dir. Güven dürüstlüğün temelidir. Güven, liderliğin bir bileşeni olduğu kadar onun ürünüdür de. Güven, kazanılması gereken bir niteliktir; beraber çalıştığınız insanların size güvenmezlerse arkanızdan gelmezler. Bu böyle birine.

Liderliğin diğer iki bileşeni “Merak” ve “Cürettir” tir. Lider her şeyi merak eder, öğrenebileceği kadar öğrenmek ister, risk üstlenmeye arzuludur, yeni şeyler dener. Başarısızlık onu endişeye sevk etmez, hatalarını kabul eder onlardan bir şeyler öğreneceğini bilir.”


Evet, sayın belediye başkanları adayları; halden anlayan, anladığını adaletli uygulayan ve yukarıdaki niteliklere sahip etkili bir lider olmanızı bekler ve isteriz.

Kim “Tamda ben buyum” diyor ve önce partisini sonra halkı ikna ediyorsa Başkan ‘O’dur. 

Yeni yılını kutlar sağlıklı, refah içinde ve başarılarla dolu nice yıllar dilerim.

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ZAMANA BIRAKMAK

    16 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Her şeyin bir vakti olabilir, bununla birlikte bilmenizi isterim ki birçok şey kendiliğinden çözülmez. Modern insanın en büyük yanılgılarından biri, her şeyi hemen çözmek zorunda olduğunu düşünmesidir. Bir ilişkinin geleceğini bugün bilmek, bir kaybın acısını yarın unutmak, bir kararın doğruluğundan hemen emin olmak, kırılan bir kalbi birkaç güzel cümleyle onarmak isteriz. Beklemeye tahammülümüz azaldı. Belirsizlik karşısında sabrımızı, sonuç alamadığımızda umudumuzu kaybediyoruz. Oysa hayat, aceleye getirdiğimiz kararlarla değil, za...
  • TANZİMAT DÖNEMİNDE EREĞLİ KÖMÜRLERİ-1

    13 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kömür madeni Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Mahmud’un padişahlığı zamanında, Ereğli’de Uzun Mehmet tarafından 1829 yılında bulunmasına karşın işletmeye Padişah Abdülmecid zamanında başlanmıştır. Kömür ocaklarının açılması ve imparatorluğun bu madenden faydalanması ancak 1841 yılında olabilmiştir. Ereğli kömür ocakları 5 Kasım 1842-30 Kasım 1845 tarihleri arasında ilk defa yerli girişimci ve sermaye ile aralarında bir grup Galata sarrafının girişimleri ile Kömür Kumpanyası adı altında birleşmiştir. Ereğli kömür ocakları bu kumpanya tarafında...
  • PLATON’UN MAĞARASI: GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY GERÇEK Mİ?

    10 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bazen insanın en büyük yanılgısı, gördüğü şeyin gerçek olduğuna inanmasıdır. Oysa görmek, her zaman bilmek değildir. Yaklaşık 2.400 yıl önce Platon, Devlet adlı eserinde bugün hala insan zihnini sarsan bir hikaye anlattı: Mağara Alegorisi. Bir grup insan düşünün: Doğduklarından beri bir mağaranın içinde zincire vurulmuşlar. Başlarını çeviremiyor, arkalarına bakamıyorlar. Önlerinde yalnızca mağaranın duvarı var. Arkalarında ise bir ateş ve ateşin önünden geçen insanların taşıdığı çeşitli nesneler... Mağaranın duvarına yansıyan gölgeleri ...
  • BALCI’YA FIRSAT, KELEŞ’E İHTAR, YAĞIZ’A DENGE…

    04 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin çok parçalı bir tablo ortaya çıkaracağı önceden belliydi. Arslan Keleş’in başını çektiği mevcut yönetimin listesine karşı Yüksel Balcı’nın listesi yarıştı. Hizmet meslek grubunda bağımsız hareket eden Kürşat Yağız’ın Balcı ile ittifak yapması, seçim öncesindeki dengeyi Balcı lehine değiştirdi. Bu birlikteliğin sandığa da yansıdığı kanaatindeyim. Aday ve proje tanıtım toplantıları, sonucun işaretlerini vermişti. Burada sadece Keleş’in 10 projesi ile Balcı’nın 23 projesi yarışmad...