logo

HUKUKÇU VEKİL DEMİRTAŞ: “HUKUK AYAKLAR ALTINDA”

CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, Adli Yıl Açılış mesajında Türkiye’de kuvvetler ayrılığının ve yargı bağımsızlığının olmadığını, hukukun ayaklar altına alındığını söyledi. 

CHP Zonguldak Milletvekili Avukat Ünal Demirtaş, 2020-2021 Adli Yılının açılışı nedeniyle mesaj yayınladı. Hukuk devletinin özgürlüklerin teminatı olduğunu vurgulayan Demrtaş, “Toplumsal barış ve huzurun tesis edilmesi ancak adalet ile sağlanabilir” dedi.

Mesajında iktidarı sert sözlerle eleştiren Ünal Demirtaş, şu ifadeleri kullandı :

“Bugün ülkemizde basın özgürlüğünden düşünce özgürlüğüne kadar temel hak ve hürriyetlerin pek çoğu AKP tarafından yok edilmiş durumda. Muhalif her sesin “terörist” ilan edildiği, yasama dokunulmazlığının hiçe sayıldığı, milletvekillerin sokakta saldırıya uğradığı,  siyasilerin sosyal medya paylaşımları nedeniyle ceza aldığı, yıllarca FETÖ ile mücadele etmiş basın organlarının dayanaksız iddialarla suçlandığı, avukatların adil yargılanmadıkları için ölüm oruçlarında yaşamlarını yitirdikleri, kadınların en temel hakkı olan yaşamlarının korunamadığı, tecavüz sanıklarının serbest bırakıldığı, gazetecilerin sadece mesleklerinin gereğini yaptıkları için hapse atıldığı bir ülkede, ne özgürlükten ne de hukuktan söz etmek mümkündür.

“ADALET TOPLUMUN NEFESİDİR!”

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’nın 2’inci maddesinde sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik içtihatlarında da hukuk devleti “ insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, toplum yaşamında adalete ve eşitliğe uygun bir hukuk düzeni kuran ve düzeni sürdürmekle kendisini yükümlü sayan, bütün davranışları hukuk kurallarına ve Anayasa’ya uyan, işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan devlet ” olarak tanımlanmıştır. Toplumsal adaletin ve eşitliğin ancak hukuk devletinde sağlanabileceği vurgulanmıştır. Bu anlamı ile adalet bir toplum için vazgeçilmez bir unsurdur. Adalet bir toplumun nefesidir. Bu kadar önemli kavramlar olan hukuk ve adalet maalesef bugün ülkemizde ayaklar altına alınmış bir durumdadır. 

“AKP, FETÖ PROJESİNİ UYGULADI, BAROLARI BÖLDÜ!”

AKP bunu savunma hakkını ortadan kaldıracak düzenlemeleri içeren Avukatlık Yasası sürdürmüştür. Yargı bağımsızlığını ortadan kaldıran, hukukun üstünlüğünü yok eden AKP’nin Avukatlık Yasasında yaptığı değişiklik ile barolar güçsüzleştirilmiş, bölünmüştür. Evrensel hukuk kurallarını yerle bir ederek kendi hukuk düzeni içinde kendi yargısını oluşturan AKP, son değişiklik ile kendi barosunu da yaratmıştır. Türkiye’nin dört bir tarafından 3 gün boyunca hak, hukuk, adalet ve savunma hakkı için yürüyen baro başkanları günlerce TBMM kapısında bekletilmiş ve tartaklanmıştır. Oysa, baroları bölüp, parçalamak, susturmak ve sindirmek için AKP tarafından kurulan kumpasa karşı verilen bu mücadelenin temelinde yatan gerekçe; savunma hakkının kutsallığıdır. Bu hakka dokunulması, baroların bölünerek güçsüzleştirilmesine,  vatandaşlarımızın haklarının yeterince savunulamamasına ve büyük kayıplarının yaşanmasına neden olacaktır. Paralel baroların ortaya çıkmasına neden olacak bu değişikliğin kanunlaşması AKP’nin savunma hakkına vurduğu bir darbe olarak tarihte yer alacaktır” ifadelerini kullandı. 

“YARGI BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ OLSAYDI, ADLİ YIL AÇILIŞI YARGITAY’DA YAPILIRDI”

Bugün ülkemizde, maalesef, hukukun üstünlüğünün yok edildiği, kuvvetler ayrılığının olmadığı, savunma hakkının zedelendiği, tarafsız ve objektif bir yargı sisteminin olmadığı bir tek adam rejimi hüküm sürmektedir. Böyle bir ortamda Adli Yıl Açılış Töreni, yargının evinde değil, tek adamın şatafatlı sarayında yapılmaktadır. Adli yıl açılışının tek adamın sarayında yapılıyor olması, ülkemizde yargının bağımsız ve tarafsız olmadığının, yargının saray vesayeti altında olduğunun en önemli kanıtlarındandır. Eğer ülkemizde yargı erki bağımsız ve tarafsız olsa idi, adli yıl açılışı sarayda değil, yargının evi olan Yargıtay’da yapılırdı.

Ülkemizde, hukukun üstünlüğünü sağlayacak olanlar; makam ve mevki beklentisi ile sarayda tek adamın ayağına gidip cübbelerini ilikleyenler değil, adalete ve hukuka olan inançlarını her türlü baskıya rağmen koruyan hukukçulardır.

                Bu duygu ve düşüncelerle 2020-2021 Adli Yılının, hukukun üstün olduğu, toplumda adalete olan güvenin arttığı bir yıl olmasını dilerim.”

Etiketler:
Share
201 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ