logo

SELCAN UZUNEL İLE KARAVAN GÜNLÜKLERİ – 6

Sevgili Doğan Gönüllü okurları ve takipçileri; Bu yazımız karavanımız ( Her karavanın bir adı var bizimki de ÇADOVAN, oğlumuzun adı Çağdaş‘tan geliyor 😊) ile çıktığımız tatilimizin ve gezip gördüğümüz yerlerin son yazısı olacak. Bu yazı da siz kıymetli okurlara ve takipçilere Urla Demircili Koyu’ndan ve Kuşadası’ndan bahsedeceğiz.

Urla Demircili Koyu kesinlikle kampçıların ve karavancıların ziyaret etmesi gereken doğa harikası bir yer. Küçük bir yarım ada Ege’ nin serin ama turkuaz rengiyle insanı büyüleyen sularıyla dans ediyor adeta. Yarım adayı oluşturan boğazda karşılıklı iki koy var. Biri balıkçı barınağı gibi kullanılıyor diğer tarafta ise insanı adeta büyüleyen, gitme ömrünün sonuna kadar burada kal dedirten bir başka koy var. Çok büyük ağaçlar olmamasına rağmen yeşilin maviye göz kırptığı harika bir yer.

Bundan 2 – 3 yıl öncesine kadar burada ruhsatsız bir işletme varmış, İzmir Büyükşehir Belediyesi bu işletmeyi kaldırmış ve burayı tamamen kampçılara ve karavancılara bırakmış. ( İyi de olmuş doğrusu 😁)

Burada bizim için farklı olan aramıza karavanlarını yeni alan dostlarımızın ( Ki bizim için bir abi ve abladır kendileri 🥰🥰🥰🥰) bize dahil olmasıydı. Aslında siz kıymetli okuyucularımızdan bazılarının tanıdığı simalar. Daha önce Ereğli’de öğretmenlik yapan Alev ve Zeynel Gül çifti ile oğulları Barış.

Zeynel abi İzmir’den karavanını teslim alır almaz Demircili Koyu’na yanımıza geldi. 5 gece 6.gün boyunca da bol kahkahalı ve zevkli sohbetler başladı.

Demircili Koyu bizleri o kadar cezbetti ki sadece 1 gün Barış’ı İstanbul’a uğurlamak için Urla’ ya gittik. Sonra da son sürat bizi kendisine aşık eden koya döndük. Bir gün balık avlamaya kalktık ama nafile 😂😂😂😂😂 diğer günler ise bu güzelliğin tadını çıkarıp keyfimizi sürdük. Bu arada Ereğli karavancılarından Kemal (Tuncer) abi ve eşi Seval Hanım da aramıza katıldı. Biz ayrıldığımızda onlar hala oradaydılar.

Gezgin ruhumuz 6. gün benzer koylar bulma heyecanıyla bizi dürtüyordu. Bu güzel ülkenin keşfedilecek nice koyları var hadi gidelim diyorduk.
Kuşadası macerası da böyle başladı. Urla’dan sonraki arayışımız gerçekten de hüsranla sonuçlanacaktı ki, aile dostumuz, tekne ortağımız, Ereğli’de bizim için kardeş olan arkadaşlarımız Gökçe ve Gürel Cem Börekçi yardımımıza koştu. Peki hüsran nasıl başladı.

Haritalardan öncelikle Sığacık’ta yer alan Girlen Koyu’na gittik ama bu koy artık yok. ( Girmelen Koyu olmuş. Adını değiştirdik biz oranın ne yazık ki. Deniz ve koy özel mülk olduğu için 🤔🤔🤔🤔🤔tel örgüyle çevriliyordu.) Sonraki durak Seferihisar oldu ama mavi bayraklı deniziyle övülen bu yerlere kırmızı bayrak çekilmiş. Hani yaktığımız, kestiğimiz, ranta açtığımız yetmedi bir de üstüne masmavi denizleri pislettik. 😡😡😡 Sonuç bir hüsran daha. Yolumuz uzadıkça uzuyor ve moralimiz düşmeye başlıyordu. Gümüldür Orman Kampı kapısına kadar geldik, güzel orman hiç de kibar olmayan insanların işletmesine verilmiş sonuç öfke ve hüsran. ( Karavanların kendi içlerindeki paha ve lüks hiyerarşisini burada öğrendik. Memurun karavanı 😂😂😂😂😂😂) Özdere’yi pas geçip Pamucak Sahili’ne doğru yola çıktık. Vardığımızda akşam olmak üzereydi, upuzun bir kumsal sanırım biraz da eşlerimizin moralleri bozulduğu için çöle dönmüştü onlar için. Burası beğenilmedi ve son çare Kuşadası dedik. ( Nasıl olsa evimiz sırtımızda en kötü yol kenarı bir gecelik durak yapacak ve devam edecektik.)

Sinirlerin gerilemeye başladığı anda yolumuz Kuşadası ise aranacak kişiler belliydi: Gürel Cem ile ben konuşurken, Gökçe ile de eşim konuşuyordu. Sonuç Gürel Cem bize bir kamp alanı buluverdi.

Dilek Yarımadasına çok yakın bir yerde Güzelçamlı mevkisinde Gençlik Kampı adında sakin bir yer bulmuştu arkadaşlarımız. O gece uzun uzun sohbetler edildi. O sıkıntılı yolculuk unutuldu. Bir arada olmanın mutluluğu paylaşıldı. ( Bir de fırça yedik, madem Kuşadası’na gelecektiniz daha önce niye aramadınız diye 😂😂😂😂😂. Tabi durum netleşince fırçalama işi bitip karavancılıkla ilgili dalga geçmelere geldi. 😂😂😂😂😂)
O gece ve sonraki 3 gece burada konakladık. ( Çağdaş ilk geceden Gürel Cem amcası ve Gökçe teyzesi ile kaçtı. 😂😂😂😂😂 Neymiş evde yaşamayı özlemiş. 😂😂😂😂😂 Ertesi gün döndü ama kürkçü dükkanına. 😂😂😂)

Evet sevgili Haber Hayat ve Doğan Gönüllü takipçisi dostlar; bazen her şey de mükemmel ya da tam olmuyor. Ancak bir daha iyi ve güzel dostlar edinmenin ne kadar önemli olduğunu görmenin de keyfine varmış olmak da mutlu ediyor insanı.
Sizlere son olarak Konya-Ereğli’yi yazacağım. Eşimin memleketinden kısa bir yazı ile sizlerle vedalaşacağız.
Bizler sizlerle yaşadığımız anları paylaşmaktan çok mutlu olduk ve inanılmaz heyecan duyduk. Her gittiğimiz yerde nasıl yazsak, ne yazsak diye düşündük. Umarım yazdıklarımızı okumaya değer bulmuşsunuzdur.

Son yazımızda buluşmak dileğiyle.

Etiketler:
Share
422 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ