logo

CANVER YAZDI: KSENEPHON VE ONBİNLERİN DÖNÜŞÜ

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
CANVER YAZDI: KSENEPHON VE ONBİNLERİN DÖNÜŞÜ

Ksenephon ( d. MÖ 431-ö. MÖ 350’den kısa bir süre önce ), Attika’lı bir Yunan tarihçisi olup Anabasis ( Onbinlerin Dönüşü ) adlı yapıtıyla tanınır. Anlatım biçiminden dolayı Antik Çağ’da çok tutulan bu eser, Latin edebiyatı üzerinde de büyük bir etki bırakmıştır.

Varlıklı bir Atinalı aileden gelen Ksenephon, Atina ve Sparta arasındaki Peleponnessos Savaşı ( MÖ 431-404 )’nın karışık ortamında yetişmiştir. Sokrates’in yanında öğrenim gördü. Dolayısıyla aşırı demokratik yönetime karşı eleştirel bir tutum takındı. MÖ 401’de Atina’da demokrasinin yeniden kurulması üzerine, ülke dışına çıkmayı tercih etti. Sokrates’in MÖ 399’da ölüme mahkum edilmesiyle demokrasiye olan nefreti daha da arttı. Birkaç yıl sonra da vatan haini olarak sürgün edildi.

Ksenephon’un yaşamının en önemli dönemini, Yunanlı paralı askerlerle birlikte Pers İmparatoru Kyros’un hizmetine girdikten sonra geçirdiği serüvenler oluşturur. Paralı askerliği Kyros’un ölümüne değin sürdüren Ksenephon, daha sonra ‘Onbinler’in komutanlığına getirildi. Bu Yunan çapulcu kuvveti Doğu Anadolu ve Kafkasya’da sürekli çarpışarak yol aldı ve sonunda MÖ 400’ün başlarında Trapezus ( Trabzon )’a ulaştı.

Anabasis ( Onbinlerin Dönüşü ), Ksenephon’un ünlü düzyazı yapıtıdır. II. Artakserkses’i devirmek Pers tahtını ele geçirmeye çalışan genç Kyros için savaşan Yunanlı paralı askerlerin öyküsünü anlatır. Kyros’un Kunaksa Savaşı ( MÖ 401 )’nda uğradığı yenilgiden sonra, paralı askerlerin Babil yakınlarından Karadeniz’e kadar süren uzun yürüyüşünü de kapsar. Orduyu daha önce er olarak katılmış olmasına karşın yürüyüşün başında komutanlığa seçilen Ksenephon, becerikli ve cesaretli yönetimiyle yürüyüşün başarıyla tamamlanmasında önemli rol oynamıştır.

Onbinler dağınık vaziyette, bir bölümü deniz, bir kısmı kara yoluyla, Trabzon’dan önce Sinope’ye, oradan da Herakleia Pontika’ya ulaşmışlardır. Herakleia’lılar başta onlara yakınlık gösterip yardımcı olmuşlarsa da, Onbinler’in ardı kesilmeyen talepleri karşısında kent kapılarını kapatıp savaş düzeni alınca Onbinler kentten ayrılmak zorunda kalmışlar, Herakleia Pontika’lılar da büyük bir gailden kurtulmuşlardır.

Peleponnesos’taki Skillos’ta MÖ 386’dan hemen sonra yazılan ilk bölüm, canlı ve ayrıntılı bir anlatımı içerir. Bu bölümü Syrakusa’lı Themistokles takma adıyla yayımlanan Ksenephon’un MÖ 377’de kaleme aldığı ikinci bölüme kendini savunma kaygısı egemendir. İkinci bölümün bu özelliğine bakılarak, olaya ilişkin bir başka yapıta yanıt vermek için yazıldığı sanılmaktadır.

Anabasis adlı yapıtının temelini oluşturan bu serüven genç yaşta ün kazanarak zenginleşmesini sağladı. Ksenephon, bundan sonra da paralı askerlikten vazgeçmeyerek Bulgaristan’da Trakyalı bir hükümdarın yanında Anadolu’da Sparta’lıların hizmetine girmiştir. MÖ 396’dan 394’e dek Persler’le karşı yürütülen savaşlara katıldı ve büyük hayranlık duyduğu Isparta Tiranı II. Agesilaos’un hizmetinde bulundu. Bundan ötürü Atina’lılar tarafından hain ilan edilip sürüldü. Ksenephon bundan sonra Sparta’ya ve tiranlığa daha da bağlandı. Daha sonraki yıllarda Atina ile Isparta’nın ittifak kurması sonucu sürgün cezası kaldırıldı, Atina’da eski günlerine kavuştu ancak demokrasi karşıtı görüşleri değişmedi. Tarihsel kaynaklarda çok yakışıklı olduğu belirtilen Ksenephon’un iki mermer büstü günümüze ulaşmıştır.

Ayrıntılı betimlemeleriyle yetkin bir anlatım biçimine ulaşan Anabasis’te yer alan kugusal konuşmalar yapmacık bir hava taşır. Tehlikeden ve yeni şeyler keşfetmekten hoşlanan, atılgan, duyarlı ve biraz romantik bir gencin bakış açısıyla aktarılan anılar yer yer okuyucuda silinmez izler bırakır.

Ksenephon’un Peri hippikes ( Binicilik Üzerine ), Hipparkhikos ( Süvari Subayı ), Kynegetikos ( Avcılık Üzerine ), Apologia Sokratous ( Şölen ve Sokrates’in Savunması ), To Symposion ( Şölen ), Apomnemoneumata Sokratous ( Sokrates’ten Anılar ), Oikonomikos        ( İktisat Üzerine ), Hellenika ( Yunan Tarihi ), Lakedaimonion politeia ( Lakedomonyalar ve Atina Cumhuriyeti ), Agesilaos ve Atina Ekonomisi adlı yapıtları vardır.

Paylaşın:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYAT GERÇEKTEN İYİ BİR ÖĞRETMEN MİDİR?

    05 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Hayat insana her şeyi öğretir." Bu cümleyi kaç kez duyduk, kaç kez söyledik bilmiyorum. Bir başarısızlığın ardından, bir ayrılığın sonrasında, iflas eden bir iş insanının ya da ağır bir hastalık geçiren birinin ağzından mutlaka çıkar bu söz. Sanki hayat görünmez bir okulmuş da herkes mezun oluyormuş gibi… Oysa biraz durup düşünelim. Gerçekten herkes öğreniyor mu? Belki de sorunun dosrusu "Hayat öğretiyor mu, yoksa sadece yaşatıyor mu?"dur! İnsanlık tarihi boyunca filozoflar deneyimin bilgeliğe dönüşmesini tartıştı. Antik Yunan'da Sokrat...
  • AŞKIN PRODÜKSİYON HALİ; YENİ NESİL EVLENME TEKLİFLERİ

    30 Haziran 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Aşk, başkasının bakışına ihtiyaç duyduğu anda dönüşmeye başlar." Bir zamanlar evlenme teklifleri iki insanın arasında yaşanan mahrem bir andı. Heyecan vardı, belirsizlik vardı, reddedilme ihtimali vardı ve en önemlisi; o ana tanıklık eden yalnızca iki kalp vardı. Bugün ise aynı soru soruluyor ama farklı bir niyetle… "Benimle evlenir misin?" sorusu artık çoğu zaman "Bunu kaç kişi izleyecek?" sorusunun gölgesinde kalıyor. Çünkü çağ değişti. Biz artık yalnızca yaşamıyoruz; yaşadıklarımızı sergiliyoruz. Fransız düşünür Jean Baud...
  • “BİZ FUTBOLU ÇOK SEVİYORUZ AMA FUTBOLU ANLIYOR MUYUZ?”

    27 Haziran 2026 Genel, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Türkiye’nin Dünya Kupası hikayesi, aslında bir spor hikayesinden çok daha fazlasıdır. Bu hikaye; bir toplumun sabırsızlığının, duygusallığının, kısa yoldan başarı arzusunun ve kendisiyle yüzleşmekten kaçmasının hikayesidir. Dünya Kupası tarihinde Türkiye’nin en büyük başarısı 2002’de gelen üçüncülüktür. O yaz, sadece bir futbol başarısı değil; bir ulusun kendini yeniden güçlü hissetme anıydı. Ancak asıl soru şudur: Biz o başarıdan bir kültür mü çıkardık, yoksa onu bir hatıra olarak duvara mı astık?Aradan geçen yıllar ikinci seçeneğin daha d...
  • OSMANLI’NIN SON DEVRİNDE KDZ EREĞLİSİ EVKAF MEMURLARI

    26 Haziran 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    TDV İslam Ansiklopedisi’nin ‘’Evkaf-ı Hümayun Nezareti’’ bahsinde Nazif Öztürk’ün ifadesine göre; Evkaf-ı Hümayun Nezareti, II. Mahmud tarafından, sultanlara ve yakınlarına ait dağınık bir vaziyette bulunan vakıfların tek elden idaresi maksadıyla 1826 yılında kurulmuştur. Nezaretin kurulma sebepleri ararsında, çok dağınık bir vaziyette olan vakıf yönetiminin tek elde toplanması yanında vakıf sektöründe baş gösteren yolsuzlukların ortadan kaldırılması, devlet yapısının batı tarzında merkezi bir anlayışla yeniden düzenlenmesi ve vakıf pot...