logo

DR. CAN CANVER TARİHE IŞIK TUTUYOR

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
DR. CAN CANVER TARİHE IŞIK TUTUYOR

EREĞLİ’NİN KAYABAŞI VE KİRMANLI MAHALLESİNDE TESCİLLENMİŞ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ

Sur içi Ereğli’mizin bugün ayakta kalabilen sayılı eski sivil mimari örneklerini de barındıran, kentin en eski mahallesi olan Kirmanlı Mahallesi ve Kayabaşı mevkiinde yer alan kültür varlıklarımız da sevindiricidir ki; Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Envanteri ve Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından tescillenerek koruma altına alınmışlardır.

Dikili yokuşunun Kayabaşı’na sapan sokağın köşesinde yer alan ve halk arasında Herakles Sarayı denilen Hellenistik-Roma ve Bizans dönemi yapı kalıntısı ve çevresi 3.derece arkeolojik sit alanı kapsamındadır.

Bu alanda Herakles Sarayı, Çelikel Cami ve meydanı, eski hapishane ve karakol binası kalıntıları, Ereğli’mizin ressamı Osman Zeki Oral’a ait iki ev, Kent Müzesi, Terzi Baba Türbesi, Kirmanlı Cami gibi tarihi değerlere ev sahipliği yapmaktadır. Bu mekan Ereğli’mizin bir Odunpazarı, bir Cumalıkızık’ı, bir Taraklı’sı olarak Ereğli turizmine neden kazandırılmasın? ( Tescil Kararı : KTVKK : 17.10.1989/926 )

Herakles Sarayı, Roma dönemine ait olup Akarca Mahallesi Dikili Caddesi Pafta : 40, Ada : 207, Parsel : 17’de yer almaktadır. İki cephedeki kalıntılar dışında tamamen yıkılmıştır. İri kesme taş bloklarla ve itinalı bir işçilikle inşa edilmiş antik bir anıt konumundadır. Düzgün duvarlarından başka toprak üstünde başka bir emaresi yoktur. Ancak yıllarca bahçe olarak kullanılan toprak örtüsünde yapılacak kazı gün ışığına yeni değerler çıkaracak mı, başlanmadan bilinmez…

Günümüz şehir lokali ve misafirhanesi anlamında düşünebileceğimiz Roma dönemi antik Herakleia Pontika yerleşimine ait bir kamu binası olduğu sanılmaktadır. Korunma derecesi, 1.derece arkeolojik sit alanı statüsündedir. ( Tescil Kararı : Ankara GEEAYK : 08.05.1981/2905, Revizyon : GEEAYK : 09.09.1982/3791, Ankara TKTVYK : 13.03.1986/2129, TKTVYK : 02.07.1987/3441, Ankara KTVKK : 05.02.1988/52, KTVKK : 17.10.1989/926 )

Kirmanlı ( Zungur ) Mahallesi’nde yer alan Kaletepe, Heraklea Pontika’nın Akropol’üdür. Tepenin sırtındaki bu alan kuzeye doğru hafifçe yükselerek deniz seviyesinden 150-160 m. yüksekliğe ulaşmıştır. Bu tepede MÖ 4.yz.da Klearchos tarafından antik kentin ilk akropolü kurulmuştur. Avusturyalı arkeolog Hophner’in kitabından burada saray kalıntısı, Herakles tapınağı, şehir meclisi Boutoleum, tepenin Roma döneminde kente ilave edilen kısmına       ( bugünkü Kadıtarlası-Yenimahalle ) bakan yamacında Roma amfitiyatrosunun varlığını anlıyoruz. Tepenin en dik yükseltisinde Bizans kalesi yer almaktadır. Kale içinde bir sarnıç bulunmaktadır. Kale duvarlarının içi su altında sertleşen kırmızı renkli hidrolik bir harçla kaplıdır. Akropol bugün 1.derece arkeolojik sit alanı statüsündedir. ( Tescil Kararı : GEEAYK: 14.11.1981/3241, Revizyon : GEEAYK : 09.09.1982/3791, Ankara KTVKK : 02.07.1987/3441)

Kirmanlı Mahallesi’nde bulunan sarnıç yapısı da Ankara KTVKK’nın 17.10.1989/924 sayılı kararıyla tescillenmiştir. Tescil tarihinden sonra mahalle sakinleri için tehlike arzettiği için üstü taş ve asfaltla kapatılmıştır. Yüzeyden bakıldığında hiçbir emare yoktur.

Kayabaşı İlköğretim Okulunun bitişiğinde ve kuzeyinde yer alan Roma dönemine ait su sarnıcı; Pafta : 39, Ada : 237, Parsel : 10’da belirlenmiştir. Daha önceleri yalnızca ağzı kısmı görünen sarnıcın 1989 yılında Müze Müdürlüğü tarafından yapılan kazılar sırasında kalker taşından yapıldığı belirlenmiştir. Bu kazılar sırasında sarnıcın içinde su olduğu görülmüştür. Bugün tamamı toprak altındadır. ( Tescil Kararı : Ankara KTVKK : 23.09.1988/446 )

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. CAN CANVER TARİHE IŞIK TUTUYOR

    11 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    EREĞLİ’NİN KAYABAŞI VE KİRMANLI MAHALLESİNDE TESCİLLENMİŞ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ Sur içi Ereğli’mizin bugün ayakta kalabilen sayılı eski sivil mimari örneklerini de barındıran, kentin en eski mahallesi olan Kirmanlı Mahallesi ve Kayabaşı mevkiinde yer alan kültür varlıklarımız da sevindiricidir ki; Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Envanteri ve Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından tescillenerek koruma altına alınmışlardır. Dikili yokuşunun Kayabaşı’na sapan sokağın köşesinde yer alan ve halk aras...
  • DR. TUGAY YAZGAN “İYİ OLMA ZORBALIĞINI” YAZDI

    02 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Pozitif düşün.” Son yılların en masum görünen ama bazen en acımasız cümlelerinden biri bu. İşini kaybedersin: “Boş ver, daha iyisi çıkar.” Sevdiğin birini kaybedersin: “Güçlü olmalısın.” İlişkin biter: “Her işte bir hayır vardır.” Ekonomik olarak zorlanırsın: “Parayı hayatına çekmeye odaklan.” Kaygılanırsın: “Olumsuz düşünme.” Tükenirsin: “Biraz şükret.” Depresif hissedersin: “Hayat güzel, olaylara biraz pozitif bak.” Bütün bunların ortak bir mesajı vardır: “Şu anda hissettiğin şey yanlış.” Problem de burada başl...
  • 3000 YILINA MEKTUP!

    19 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Taş Devri’ne mektup yazıp günümüz yaşantısıyla pek farkı olmadığını vurgulayınca bir umut 3000’li yıllara mektup yazmak farz oldu…Sevgili NEO-43,Sana 2026'dan yazıyorum.Evet, yanlış okumadın. Kolay değil yaklaşık bin yıl sonrasına bir mektup gönderiyorum.Muhtemelen senin zamanında mektup diye bir şey kalmadı, bu nedenle elindekine ablak ablak bakma; biz elindeki maddeye kağıt, okuduğuna da mektup diyorduk! Belki senin için “okumak”, bizim için ekmek yemek kadar eski ve ilkel bir davranıştır.Ama merak ediyorum NEO-43, siz gerçekten ilerlediniz ...
  • TAŞ DEVRİ’NE MEKTUPLAR

    14 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Sevgili Kovukhan,Sana bu mektubu, aradan geçen birkaç yüz bin yılın ardından yazıyorum. Evet, yanlış duymadın: Birkaç yüz bin yıl. Sen beni tanımazsın, ben de seni hiç görmedim ama seni tanıyorum. Merak etme, dünya hala dönüyor; insanlık da hala geçim derdinde.Senin de bir eşin, çocukların ve başını sokacak bir mağaran vardı. Akşam eve döndüğünde çocuklarının karnını doyurmak, eşinin güvenliğini sağlamak, ertesi gün ne yiyeceğinizi düşünmek zorundaydın. Senin hayatın zordu Kovukhan ama bizimki de pek kolay sayılmaz.Aramızdaki en büyük fark şu:...