logo

HERŞEY BİRDEN BİRE Mİ OLDU?

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
HERŞEY BİRDEN BİRE Mİ OLDU?

Bir önceki olan 1-15 Mart sayımıza bakıyorum da…

Manşetimizde ‘Elpek bezi ekonomik değerdir’ var. Sür manşette, ‘Kampüs Alanı’ ve ‘Erdemir’ haberleri, içerilerde yerel ekonomik hareketlilikler başta olmak üzere siyasi-sosyal ve kültürel etkinlik haberleri.

Köşelerde ise ben Ereğli TSO’dan beklentilerimizi dile getirmişim; Dr. Canver, Ressam Osman Zeki Oral’ı yazmış; çiçeği burnunda konuk yazarımız Kübra ise ‘kayseri mantısını’ tarif etmiş. Yani her şey normal….

Ta ki… COVİD-19 hortlayana kadar…

Evet, her şey birden bire diyemeyeceğim ama (çünkü Çin’den  yayılan virüsün ölümcül etkisi ve bulaşıcılığı biliniyorken yeterli önlemler zaman/mekan kavramı içinde alınmadı. Örneğin umre zafiyeti gibi)  ne günden kaldı, ne ekonomi ne siyaset ne de kütür….

Daha doğrusu hepsi tek kalemde birleşti ve manşetimizde de olduğu gibi tümün adı; CORONAVİRÜS oldu. Pandemi ilan edildi.

Umutlar korkuya, korkular kaygıya, kaygılar ise ne yazık ki paniklemeye dönüştü…

Tam da olmaması gerektiği gibi!

Bu dönemde panikle, bilgi kirliliği ile değil, sadece akılla, bilimle ve kurallara uyarak düşünmemiz gerekiyor.

Gün; siyasetin, ticaretin, sporun, sanatın ve nihayet tüm ayrışmaların son bulması, herkesin gerçek anlamda  “tek ve bir” haline gelmesi gereken gündür.

Bu günün adı da Koronavirüs salgını ile her alanda “mücadele” ve ona “DUR” deme günüdür.

İnsanlığın tümünü tehdit eden bu insafsız virüs karşısında dimdik ayakta kalabilmek için bir süre sokağa çıkmadan evde kalmaya devam edilecek.

Bu kendi karantinamızı ilan ettiğimiz sürede, bağışıklığımızı güçlendireceğiz, kimseyle temas etmeyeceğiz, hijyen kurallarına tam uyacağız ve yetkililerin uyarılarını dikkate alacağız.

Virüsün 3 şekilde etkisizleşebileceği söyleniyor: 1-İnsanların bağışıklık kazanması, 2-Virüsün mutasyona uğraması veya 3- Aşısının bulunması ile etkisini kaybetmesi.

Tüm dünyanın teyakkuzda olduğu bu dönemde ben nedense “Doğal ve basit bir yöntemle meğer bu virüsün çaresi varmış” umudundayım.

Bu en doğal ve basit şey; belki güneş, belki toprak, belki de su’dur bu kim bilir?!

E tabi, fakirin ekmeği umut!..

ZORUNLU AÇIKLAMA

Kapak sayfamızda da açıkladık.

Haber Hayat Ekibi olarak; Bu dönemde malum nedenlerle mümkün olduğunca evden çalışıyoruz.

Bir kişinin bile temas halkasını koparmasının sürece olumlu katkısını idrak ediyor ve sorumlu davranıyoruz. Bu hassas dönemde sorunun değil, çözümün parçası olmak istiyoruz.

Tüm bu ve benzeri teknik nedenlerle (Ankara’da bulunan matbaamızın mücbir sebeplerle çalışmaması gibi) gazetemizin bu özel sayısını (gerekli yasal başvurularımızı da yaparak) basılı değil ama yine basılıymış gibi PDF olarak yayınlıyoruz.

İnanın en küçük rehavete düşmeden/ eşgüdüm halinde evden ama çok daha yoğun çalışıyoruz. Tek lüksümüz bisküvi ve sıcak çayımız.

Bu vesile ile Haber Hayat Ekibi olarak anlayışınıza teşekkür ediyor ve sağlıklı günlerde yüz yüze görüşmek dileğimizi iletiyoruz.

Lütfen kabul ediniz.  

Not : Biricik kızım Hande’nin, çok değerli müstakbel damadımız Sefa Aydemir ile gerçekleştirdiği ‘sanal nişan töreni’ ne iyi dileklerini ileten dostlarımıza, takipçilerimize çok teşekkür ederiz. İyi ki varsınız.

Kerata Hande’min doğumu, sınavları kazanması ve lise- üniversite mezuniyeti de ilginç olmuştu! Allah olumlu ilginçlikle tamamına erdirsin inşallah. Aramıza hoş geldin, sefa getirdin Sefa. 

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 3000 YILINA MEKTUP!

    19 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Taş Devri’ne mektup yazıp günümüz yaşantısıyla pek farkı olmadığını vurgulayınca bir umut 3000’li yıllara mektup yazmak farz oldu…Sevgili NEO-43,Sana 2026'dan yazıyorum.Evet, yanlış okumadın. Kolay değil yaklaşık bin yıl sonrasına bir mektup gönderiyorum.Muhtemelen senin zamanında mektup diye bir şey kalmadı, bu nedenle elindekine ablak ablak bakma; biz elindeki maddeye kağıt, okuduğuna da mektup diyorduk! Belki senin için “okumak”, bizim için ekmek yemek kadar eski ve ilkel bir davranıştır.Ama merak ediyorum NEO-43, siz gerçekten ilerlediniz ...
  • TAŞ DEVRİ’NE MEKTUPLAR

    14 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Sevgili Kovukhan,Sana bu mektubu, aradan geçen birkaç yüz bin yılın ardından yazıyorum. Evet, yanlış duymadın: Birkaç yüz bin yıl. Sen beni tanımazsın, ben de seni hiç görmedim ama seni tanıyorum. Merak etme, dünya hala dönüyor; insanlık da hala geçim derdinde.Senin de bir eşin, çocukların ve başını sokacak bir mağaran vardı. Akşam eve döndüğünde çocuklarının karnını doyurmak, eşinin güvenliğini sağlamak, ertesi gün ne yiyeceğinizi düşünmek zorundaydın. Senin hayatın zordu Kovukhan ama bizimki de pek kolay sayılmaz.Aramızdaki en büyük fark şu:...
  • GÖNÜLLÜ “KAMPÜSTE FİKRİ TAKİP” YAZISINI GÜNCELLEDİ

    10 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    EDİTÖR NOTU : BU YAZIM 11 ŞUBAT 2026'DA YAYINLANMIŞTI. O GÜNDEN BU GÜNE GELİŞME OLMADIĞI GİBİ, "SENİN DAHA HABERİN YOK MU?" GİBİ SORULARLA MUHATAPLIĞIM SIKLAŞTIĞINDAN YAZIYI "OLDUĞU GİBİ, AYNEN" GÜNCELLEMEK İSTEDİM. OLA Kİ "HABERİMİZ/BİLGİMİZ" OLUR! ZİRA "BİLGİ SAHİBİ OLMADAN FİKİR SAHİBİ OLUNMAZ.... HABER KUTSAL YORUM HÜRDÜR" DERİZ BİZ.... İŞTE VİRGÜLÜNE DOKUNMADAN O YAZI: Kdz. Ereğli’de eski Devlet Hastanesi alanında inşası devam eden fakülte kampüsünün yapımı için karar 10 yıl önce alındı, 5 yıl önce belediye ruhsatını kesti, temeli is...
  • GEÇİM DERDİ İLE GELECEK HAYALİ AYNI EVDE YAŞAYABİLİR Mİ?

    05 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir ev düşünün…Mutfakta ay sonuna kadar yetmesi gereken bir bütçe hesaplanıyor. Salonda ise üniversite hayali kuran bir genç, bilgisayar ekranına bakarak geleceğini inşa etmeye çalışıyor. Aynı evin içinde iki görünmez misafir yaşıyor: Geçim derdi ve gelecek hayali. Peki bu iki misafir gerçekten aynı çatı altında uzun süre yaşayabilir mi?İnsan psikolojisi, yalnızca bugünü değil yarını da yaşayabilen tek sistemdir. Bugün karnımızı doyururken, on yıl sonrasını düşünebiliriz. Fakat temel ihtiyaçlar sürekli tehdit altındaysa zihin geleceği inşa ...