logo

“KENDİNİ ANLAMANIN YOLCULUĞU ÜZERİNE”

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN
tyazgan@haberhayat.net
“KENDİNİ ANLAMANIN YOLCULUĞU ÜZERİNE”

.

  • Uzman Psikolog Dr. Tugay Yazgan, insanı merkeze alan “Kendini anlamak” temalı yazıları ile Haber Hayat okuyucularına seslenecek. Değerli Akademisyen Yazgan’a “aramıza hoş gediniz” diyor ve sizleri ilk yazı ile baş başa bırakıyoruz:

“İnsanı anlamak, bir ömrün en zor ama en değerli çabasıdır.”

Bu sözü sık sık hatırlarım. Çünkü psikoloji, yalnızca bir bilim değil; insanın kendi varlığına doğru yaptığı en derin yolculuktur.

Ben Tugay Yazgan. Uzman psikolog olarak, bireylerin hem kendilerini hem de yaşamın onlara sunduğu deneyimleri daha bilinçli biçimde anlamalarına rehberlik etmeye çalışıyorum. Psikolojiyi yalnızca ruhsal rahatsızlıkların incelendiği bir alan olarak değil, insan olmanın özüne dair bir felsefe olarak görüyorum.

Antik çağ filozoflarından Sokrates “Kendini bil” derken aslında çağlar ötesinden bize psikolojinin ilk ilkesini fısıldıyordu. Çünkü insan, kendi iç dünyasını tanımadan, dış dünyayı anlamlandıramaz.

Duygularımız, düşüncelerimiz ve davranışlarımız arasındaki görünmez bağları fark etmek; bizi hem özgürleştirir hem de dönüştürür.

Modern yaşamın karmaşasında birçok kişi, kendi sesini duyamaz hâle geliyor. Oysa psikoloji, tam da bu gürültü içinde insanın içsel sessizliğini yeniden bulmasına yardımcı olur.

Bir danışanın gözlerindeki fark ediş ışığı, bir öğrencinin “Artık anlıyorum” deyişi, bir bireyin “Kendimle barıştım” itirafı… işte bütün bu anlar, psikoloji biliminin insan yaşamındaki derin anlamını bana her gün yeniden hatırlatıyor.

Bu köşede, insan ruhunun gizli odalarına birlikte yolculuk edeceğiz. Bazen bir felsefi düşünceyle, bazen bir psikolojik kavramla; ama her zaman insanı merkeze alarak. Çünkü “Kendini anlamak”, yaşamın en güzel cesaret biçimidir.

Keyifli günler dileklerimle…

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. CAN CANVER TARİHE IŞIK TUTUYOR

    11 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    EREĞLİ’NİN KAYABAŞI VE KİRMANLI MAHALLESİNDE TESCİLLENMİŞ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ Sur içi Ereğli’mizin bugün ayakta kalabilen sayılı eski sivil mimari örneklerini de barındıran, kentin en eski mahallesi olan Kirmanlı Mahallesi ve Kayabaşı mevkiinde yer alan kültür varlıklarımız da sevindiricidir ki; Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Envanteri ve Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından tescillenerek koruma altına alınmışlardır. Dikili yokuşunun Kayabaşı’na sapan sokağın köşesinde yer alan ve halk aras...
  • DR. TUGAY YAZGAN “İYİ OLMA ZORBALIĞINI” YAZDI

    02 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Pozitif düşün.” Son yılların en masum görünen ama bazen en acımasız cümlelerinden biri bu. İşini kaybedersin: “Boş ver, daha iyisi çıkar.” Sevdiğin birini kaybedersin: “Güçlü olmalısın.” İlişkin biter: “Her işte bir hayır vardır.” Ekonomik olarak zorlanırsın: “Parayı hayatına çekmeye odaklan.” Kaygılanırsın: “Olumsuz düşünme.” Tükenirsin: “Biraz şükret.” Depresif hissedersin: “Hayat güzel, olaylara biraz pozitif bak.” Bütün bunların ortak bir mesajı vardır: “Şu anda hissettiğin şey yanlış.” Problem de burada başl...
  • 3000 YILINA MEKTUP!

    19 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Taş Devri’ne mektup yazıp günümüz yaşantısıyla pek farkı olmadığını vurgulayınca bir umut 3000’li yıllara mektup yazmak farz oldu…Sevgili NEO-43,Sana 2026'dan yazıyorum.Evet, yanlış okumadın. Kolay değil yaklaşık bin yıl sonrasına bir mektup gönderiyorum.Muhtemelen senin zamanında mektup diye bir şey kalmadı, bu nedenle elindekine ablak ablak bakma; biz elindeki maddeye kağıt, okuduğuna da mektup diyorduk! Belki senin için “okumak”, bizim için ekmek yemek kadar eski ve ilkel bir davranıştır.Ama merak ediyorum NEO-43, siz gerçekten ilerlediniz ...
  • TAŞ DEVRİ’NE MEKTUPLAR

    14 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Sevgili Kovukhan,Sana bu mektubu, aradan geçen birkaç yüz bin yılın ardından yazıyorum. Evet, yanlış duymadın: Birkaç yüz bin yıl. Sen beni tanımazsın, ben de seni hiç görmedim ama seni tanıyorum. Merak etme, dünya hala dönüyor; insanlık da hala geçim derdinde.Senin de bir eşin, çocukların ve başını sokacak bir mağaran vardı. Akşam eve döndüğünde çocuklarının karnını doyurmak, eşinin güvenliğini sağlamak, ertesi gün ne yiyeceğinizi düşünmek zorundaydın. Senin hayatın zordu Kovukhan ama bizimki de pek kolay sayılmaz.Aramızdaki en büyük fark şu:...