logo

GÖNÜLLÜ YAZDI : SEÇİME DOĞRU ÇEKİŞMELER!

admin

facebook
admin
dogangonullu@gmail.com
GÖNÜLLÜ YAZDI : SEÇİME DOĞRU ÇEKİŞMELER!

Yerel yönetimleri seçeceğiz ama adaylar açıklanmadığı sürece siyaset sahnesinin kulislerindeki hareketlilik ilginç çekişmelere sahne olmaya devam ediyor.

Öncesini saymıyorum; 1998 yerel seçimlerinden itibaren siyasetçilerin içerisindeyim, ben bu dönemki kadar (kibarca ‘ilginç çekişme’ diyorum) çekişmeler görmedim.

Özellikle CHP’yi kast ediyorum ama İyi Parti ve Ak Parti’deki ilginç çekişmeleri de yabana atmamak gerek.

Neden özellikle CHP’yi kast ettiğimi daha sonra açıklayacağım. Bu aşamada sadece CHP 26-27. Dönem Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş’ın kulaklarını “haklıymışsın dostum” ifadeleri ile çınlatıyorum.

Ben genellikle seçimler öncesinde öngörülerimi ima etmeden açıklardım.

Bu kez o kadar çok kombinasyon iç içe ki; aday adaylarından hangisinin adaylaşabileceğini kestiremiyorum. Gerçi her iki partiden de kafamda seçenekleri 3’e indirmiş durumdayım ama aday adayı olmayıp aday potansiyeli olanların durumu ve partilerin denklik gözetmesi beni zorluyor. Algoritmam buna hazır değil.

Beni zorlayan başka şeyler de var!

Mesela siyasetin hiç bu kadar ideoloji dışı kurgulandığını görmemiştim!

Geçmişte Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, cari dönemde muhtemel adaylardan Murat Sesli ve bu kadar da olmaz dedirtecek kadar Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Demirtaş bunun canlı örnekleri…

Tamam “belediyecilikte ideoloji/siyaset güdülmez” denir ama siyasetin yelpazesine göre başkanlar ekonomipolitik geliştirerek, destek alarak sorunlara çözüm bulurlar. Daha doğrusu sınırlı kaynakları sınırsız ihtiyaçlara adaletlice bölüştürmek için çabalarlar.   

Bu anlamda ait oldukları parti, bağlı olunan lider her zaman önemlidir ve üsttedir.

Hal böyleyken kimine göre “ateşten gömlek” metaforu ile ifade edilen ideololjilerin birbirine yaklaştığı bu günlerde ben adayları tahmin etmekte zorlanırım tabii ki mirim.   

Bir yandan da; topluma yön verme yetki, sorumluluk ve becerisini taşıdığı halde çoğu zaman siyasetin algı üretim aracı olarak kullanılan medya etkisi var.

Hepsi bir araya gelince değerlendirme yapmanın bu aşamada lakırdıdan öteye geçmeyeceği aşikâr. Ben de “haydi artık açıklayın” diyor ve susuyorum zaten!

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “ŞİMDİKİ AKLIM OLSA”: PİŞMANLIK MI, SONRADAN GELEN İÇGÖRÜ MÜ?

    24 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Şimdiki aklım olsa” ifadesi, gündelik dilde basit bir pişmanlık cümlesi gibi görünse de psikoloji literatüründe oldukça katmanlı bir karşılığa sahiptir. Bu cümle, geçmiş yaşantının bugünkü bilişsel ve duygusal çerçeveyle yeniden değerlendirilmesini içerir. Yani kişi, geçmişteki benliğini bugünkü benliğinin bilgi, farkındalık ve düzenleme kapasitesiyle yargılar. Bu durum, çoğu zaman kaçınılmaz bir bilişsel yanlılık üretir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) perspektifinden bakıldığında “şimdiki aklım olsa” düşüncesi, geriye dönük bilgelik yan...
  • BÖLGEMİZİN AMİRAL GEMİSİ: EREĞLİ EKONOMİSİNİN GELECEĞİ

    15 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Değerli Haber Hayat okurları, Aralık 2025 tarihinde tamamladığım "TR81 Bölgesel Yaşam Endeksi ve Refah Göstergeleri Raporu"nun temel bulgularını içeren yazı serimizin ilk bölümünü sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu raporun; bölgemizin kamu yöneticileri, yerel yönetimler, Ticaret ve Sanayi Odaları ile STK’lar gibi "bölgemizin mimarları" tarafından dikkatle incelenmesi, atılacak adımların bilimsel bir temele oturması açısından hayati önem taşımaktadır. Batı Karadeniz’in ekonomik kalbi olarak nitelendirdiğimiz bu geniş coğra...
  • MEDENİ ÇIĞLIKLARA ARACILIK

    15 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanlar bazen bağırmaz, illa kırıp dökmek gerekmez, bazen sokakları değil, satır aralarını kullanır. İşte bu yankılar, aslında birer medeni çığlıktır. Kırmadan, dökmeden; ötekileştirmeden ama susmadan… İşte biz de medya olarak bu ‘medeni çığlıklara’ aracılık ederiz. 2025 yılı boyunca www.haberhayat.net’te yayımlanan yazılar ve haberlerimiz; öfkeyi değil farkındalığı, isyanı değil uyarıyı, karamsarlığı değil sorumluluğu merkeze aldı. Bu metinlerin ortak özelliği şuydu: Kimi zaman “neyi bekliyoruz” dedik, bazen, “bir durup düşünelim, uyar...
  • YAŞAMI DEĞERLİ KILAN ŞEYLER ÜZERİNE DÜŞÜNÜRKEN

    05 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Yaşamın değerini çoğu zaman büyük kavramlarla anlatmaya çalışıyoruz. Mutluluk, başarı, anlam… Ama bu kelimeler gündelik hayata dokunmadığında, biraz havada kalıyor. Oysa yaşam, çoğunlukla küçük şeylerden oluşur. Değer dediğimiz şey, bu küçük parçaların nasıl yaşandığıyla ilgilidir. Değerli bir yaşam; her günü dolu dolu geçirmek değil, günle temas edebilmektir. Bizi iyi hissettiren şeyler çoğu zaman iddialı etkinlikler değildir. Bir sergi gezmek kadar, aynı sokağı dikkatle yürümek de yaşamı zenginleştirebilir. Okumak, yazmak, üretmek…Bir ...