logo

KOCAMANOĞLU İLE CHP NEREYE?..

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
KOCAMANOĞLU İLE CHP NEREYE?..

5 Ağustos Salı günü akşamı CHP Ereğli ilçe Başkanı Ali Kocamanonoğlu’nun açık havada düzenlediği basın toplantısına(!) katıldım.

Bugün de Gazeteci Altan Akçakase’ye verdiği röportajın özetini okudum.

 Üzüldüm! Çok değil 2 yıl önce benim tabirimle  “örnek kongre” ile göreve gelen Kocamanoğlu’nun geldiği nokta böyle olmamalıydı… Sun Tzu‘nun liderlik felsefesi ile ilgili yazılarını okumasını/ uygulamasını şiddetle tavsiye ediyorum.

Kişiliğini çoğu zaman takdir ettiğim, 2 yıl önceki ilçe başkanlığı seçimi öncesinde söyleşilerle destek olduğum, ama şimdi yöneticiliğini (elimden geldiğince ölçülü olarak) eleştirdiğim Kocamanoğlu, Akçakese’ye “Bugün bizim birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var; kavgaya değil.” diyor ama….

Ama partideki iç gerginliğin, içeriğin önüne geçmesini engelleyemiyor. Kimilerine göre basın toplantısında özellikle bile bile gövde gösterisi yaptı, kimilerine göre ise kaş yapayım derken göz çıkarıldı. Kocamanoğlu’nun burada soruları yanıtlamadan apar topar ayrılması hiç şık ve etik olmadı.

Ben onu bunu bilmem!…

Bir siyasi partinin varoluş amacı, içinde bulunduğu toplumun sorunlarına çözüm üretmek, halkın ihtiyaçlarını dile getirmek ve iktidara gelme iddiası ile daha iyi bir gelecek vaat etmektir.

Genelde ve yerelde halk; kendi dertlerine derman olacak bir parti ararken, delege yapısını tasarlamak, ihraç-uzaklaştırma cezaları talepleri gibi enerjiyi boşa harcayacak iç meseleleriyle meşgul olan bir yönetim yapısını ciddiye almakta zorlanır. Çarşaf liste, blok liste ile delege seçimi yöntemi kavgasının medya önünde yapılması doğru olmaz.

Çünkü seçmen ve üye, yöneticisinden partilisini Allah’a havale etmesini değil, reel sorunlara odaklanmasını, ekonomi, işsizlik eğitim, sağlık, adalet gibi can alıcı konularda somut çözümler üretmesini bekler.

Bu aşamada CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul, İl Başkanı Devrim Dural, Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Ali Kocamanoğlu-takımı ve destekçileri, şapkayı önlerine koyup tekrar düşünmelidirler. Zira üç yanlış bir doğru yapmaz. Tam tersi etkisi “yanlış x 3” olur ki, bu da parti yöneticilerinin en önemli sermayesi olan “Güven”i sarsan, doğruları da götüren bir hal alır… Üyeler rahatsız bilesiniz!..

Bir uyarı daha; Bu faydasız iç çekişmeler, nelerin/kimlerin karşıtlığı üzerinden işbaşına gelindi ise bilesiniz ki onların işine yarıyor, onlar yaptırıyor!

Tam da ortak bir vizyon etrafında birleşilmesi, farklılıkların bir zenginlik olarak görülmesinin zamanıyken; Üç kere dikkat!

CHP’yi genelde soracak olursanız…

Bence; Kılıçdaroğlu takımının tasfiyesi yanlıştı… Salt İmamoğlu’nun mağduriyeti üzerinden politika üretmek yanlıştı…  Özel’in kendi liderliğini ispatlama gayretleri yanlıştı… Komisyona katılım ilkesel olarak doğru, ancak edilgenlik noktasında yanlıştı…

Adım hıdır!..

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. TUGAY YAZGAN, GÜNCEL KONU ‘SINAVLARI’ ELE ALDI

    21 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir Milletin Karnesi: Çocuklarımız mı Kaybediyor, Yoksa Geleceğimiz mi? Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Milyonlarca öğrenci aylarca, hatta yıllarca hazırlanıyor. Evlerde sessizlik hakim oluyor, özel dersler, kurslar, deneme sınavları birbirini takip ediyor. Sonra birkaç saatlik sınavın ardından milyonlarca hayalin kaderi açıklanan sonuçlarla yeniden şekilleniyor.Ancak bu sonuçlar yalnızca öğrencilerin başarısını göstermiyor. Onlar aynı zamanda bir ülkenin eğitim sisteminin, aile yapısının ve toplumsal önceliklerinin de aynası oluyor ve bu...
  • TÜKETEN İNSAN, TÜKENEN İNSAN: DOYUMSUZLUĞUN PSİKOLOJİSİ

    16 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir zamanlar insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için üretirdi. Bugün ise çoğu zaman ihtiyaçlarını değil, eksiklik duygularını satın almaya çalışıyor. Evler büyüyor, dolaplar doluyor, telefonlar yenileniyor, otomobiller değişiyor fakat insanın içindeki boşluk aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü modern insan artık nesneleri tüketmiyor; çoğu zaman tükettiği şey, kendi huzuru oluyor. Schopenhauer: "Hayat, istek ile can sıkıntısı arasında gidip gelen bir sarkaçtır." Der. Gerçekten de insanın psikolojisi bu sarkaçtan çok farklı işlemiyor. ...
  • GÜNÜMÜZÜN EN ÖNEMLİ DEĞERİ: İNSAN KALABİLMEK

    13 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Teknoloji ilerledi, şehirler büyüdü, bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyor. Yapay zeka artık yalnızca sorularımıza cevap vermiyor; metin yazıyor, resim çiziyor, karar süreçlerine ortak oluyor. Buna rağmen çağımızın en büyük sorunu bilgi eksikliği değil; insan eksikliği.Çünkü insan olmak ile insan kalabilmek aynı şey değil! Doğmak bizi biyolojik olarak insan yapar ancak vicdanlı olmak, merhamet göstermek, adalet duygusunu korumak, başkasının acısını hissedebilmek ve gerektiğinde kendi çıkarından vazgeçebilmek bizi gerçekten "insan" yapan özellik...
  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...