logo

MEDENİ ÇIĞLIKLARA ARACILIK

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
MEDENİ ÇIĞLIKLARA ARACILIK

İnsanlar bazen bağırmaz, illa kırıp dökmek gerekmez, bazen sokakları değil, satır aralarını kullanır. İşte bu yankılar, aslında birer medeni çığlıktır. Kırmadan, dökmeden; ötekileştirmeden ama susmadan…

İşte biz de medya olarak bu ‘medeni çığlıklara’ aracılık ederiz.

2025 yılı boyunca www.haberhayat.net’te yayımlanan yazılar ve haberlerimiz; öfkeyi değil farkındalığı, isyanı değil uyarıyı, karamsarlığı değil sorumluluğu merkeze aldı. Bu metinlerin ortak özelliği şuydu: Kimi zaman “neyi bekliyoruz” dedik, bazen, “bir durup düşünelim, uyaralım” dedik.

Gazetemizin kuruluşunda bu yana yazan Dr. Can Canver, Ereğli’nin mitolojik döneminden yakın tarihimize ve günümüze kadar sosyolojik köprü kuruyor;  felsefeden sanat tarihine hatta siyasete kadar iz bırakıyor.

Aramıza katılan Klinik Psikolog Dr. Tugay Yazgan, yaşam koçu kıvamındaki yazılarında hayatın ta kendisine dokunuyor ve “2025 bize şunu açıkça gösterdi: Tükenerek devam edemeyiz, görmezden gelerek iyileşemeyiz.” İfadeleri ile dikkatleri çekiyordu.

Eğitmen Denetçi Tahsin Özyamak’ın Batı Karadeniz derlemesinde ise adeta şunu söylüyordu : “Şehrini, üretimini tanımayan bir toplum, geleceğini başkalarının çizmesine razıdır.”

Bu satırların yazarı olarak bizler de defalarca “Gazetecilik, olanı anlatmak kadar, bilenin aracısı olmak ve olacak olana karşı zamanında ses olmaktır.” diye yazdık.

Öte yandan haberlerimizin içinde yer alan saha sesleri de bu medeni çığlıkların tamamlayıcı unsuru oldu. Uzman Eğitmen Alper Demir, bir haber söyleşisinde hayatın içinden konuşarak öğrencilere şu anlamlı cümleyi dile getiriyordu: “Yola Çıkış Motivasyonunuzun Esiri Olmayın”

İletişimci-Yazar Ayşegül Savaş Likoğlu ve Ereğli Eğitim Fakültesi akademisyenlerinden Doç Dr. Okan Bilgin tarafından gençlere yönelik motivasyon ve eğitim temalı konuşmaların kamuoyuna aktarılmasına aracılık ettiğimiz zaman, öğretmen adayları konuşmacıları alkışladığı kadar bize de “ne iyi ettiniz” diye teşekkür ediyordu.

BEUN Kdz. Ereğli Ereğli Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Semih Çakır ise ‘Medya ve Aile’ konulu söyleşide uzman olduğu konuda gençleri ve aileleri “tıklanma tuzağına” karşı uyarıyor ve “sosyal medyanın kölesi konumundayız “ diye medeni çığlık atıyordu.  

  • 2025’te Haber Hayat’ta yayımlanan bu metinler; birer isyan değil, önemli uyarılardı. Karamsarlık değil, farkındalık çağrısıydı. Medeni çığlıkların ortak özelliği de budur zaten: Yüksek sesle değil, doğru yerden konuşurlar.

İşte tam bu noktada, gazeteciliğin ve medyanın asli ve fonksiyonel görevi kendini hatırlatır:
Bu seslere aracılık etmek.

Gazetecilik; salt bağıranların değil, popülerliğin değil, duyulmayanların sesi olabildiği ölçüde anlamlıdır.

Medyayı değerli kılan; iktidara yakınlığı, karşıtlığı ya da popülistliği değil, topluma ayna tutma çabası ve cesaretidir diye düşünüyoruz.

Bu yazılar, haberler, yazarlar ve bu alıntılar birer yaşam koçu gibi davranmadı belki; ama hepimize şunu sordu: “Böyle yaşamak zorunda mıyız?”

Cevap, medeni çığlıklarla verildi: Kırmadan, dökmeden… Ama susmadan.

Mevlam hakkımızda neylerse güzel eyler.

Merhaba 2026

NOT 1: Zonguldak İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürü Jandarma Albay Atakan Çelik ve Kdz. Ereğli ilçe jandarma karakol komutanlığı ekibine, ‘olaylara ve insanlara yaklaşımlarından’ dolayı toplum adına teşekkür ediyorum. Güvenliğimizi emanet ettiklerimize güveniyoruz.  

NOT 2: 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlamalarına bu yıl yoğun ilgi vardı. Kamu yöneticilerine, Erdemir’e ve STK’lara ve dostlara çok teşekkür ederiz. Bu arada sağ olsun Ereğli Belediyesi bizleri kahvaltıda ağırlayarak meslekte 25 yılı(Çoğunluğu Demokrat Yayın Grubu ile yolu kesişenlerden oluşan) tamamlayanları Başkan Posbıyık, eşi Neriman hanımla birlikte plaketle onurlandırdı. Marifet iltifata tabidir, anlamlı bir günde anlamlı bir düşünce hayata geçti; katkı verenlere samimiyetle teşekkür ederiz.

Biraz detay vereyim: Orada yaptığım konuşmada özetle ; ödülü yıllanmışlıktan değil de gazeteci olarak üretimlerimden kabul ettiğimi söyledim. Tüm arkadaşlara “hiç bir zaman ‘oldum’ demeyin” diye tavsiyede bulundum. Bir de “Gazetecinin okşanmaya değil, doğru haberin kaynağına hızlı ulaşmaya ve okuyucusuna ulaştırmaya ihtiyacı vardır ve belediyeler gibi kurumlardan ilan-abonelik desteği almaya” diye temkinli konuştum… – ki Posbıyık‘ın elimden mikrofonu alarak espri ile karışık tasarruf tedbirlerini hatırlatıp beni (adeta) yerime göndermesi bir oldu. Bu arada yerime geçtikten sonra beni sessizce alkışlayıp “bravo çok iyi konuştun, yanındayız” diyenlerin ise “medeni çığlıkçısı” oluvermiştim. Neyse ; Farkındalığın samimiyeti ile telefon edip sohbet eden, sosyal medyadan kutlama yapan dostlar sağ olsun. Benden rövanşistlik, popülistlik çıkmaz ama temkinlilik, grilik çıkar, güven çıkar!

Sözün özü ; Biz yüzümüzün akı ile sözü göze söyledik. Bir Çerkes Atasözü şöyle der; “Sözü gerçek olanın yüzü aktır.”

Mevlam neylerse güzel eyler: Hoş geldin 2026

Paylaşın:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KADİR UZUN FİLYOS ANTİK KENTİ DUYARLILIĞINI YAZDI!

    06 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    MERHABA... Zaman oldukça hızlı geçiyor, yirmi yaşında genç bir mühendis olarak başladığım iş hayatıma son vereli iki sene olmuş. Otuz üç senelik bir çalışma hayatı, bir çırpıda söylenebilen bir zaman dilimi olunca, ayrılık süreci kolaylaşır mı sizce. Konuya girmeden önce, emeklilik hayatım sürecinde tecrübelerimi, yaşadıklarımı yazmam konusunda beni teşvik eden, bana kendimi Haber Hayat Platformu'nda ifade etme imkanını sağlayan, Değerli Dostum Doğan Gönüllü’ye teşekkürlerimi bir borç bilirim. Dünyanın esrarengiz zenginliklerinden bir...
  • SINAV YAKLAŞIYOR: KAYGI DÜŞMAN MI, YOL ARKADAŞI MI?

    02 Mayıs 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Üniversite sınavı yaklaştıkça sadece takvimler değil, kalp atışları da hızlanır. “Yetişebilecek miyim?”, “Ya kazanamazsam?”, “Herkes benden daha iyi gibi…” Bu cümleler, bu dönemin en tanıdık iç sesleri. Çoğu zaman “kaygı”yı tamamen ortadan kaldırılması gereken bir düşman gibi görürüz. Oysa gerçek biraz daha nüanslı: Kaygı, doğru düzeyde olduğunda dikkati artıran, motivasyonu besleyen bir sinyaldir. Sorun, bu sinyalin şiddeti kontrolden çıktığında başlar. Sınav Kaygısı Nedir? Sınav kaygısı; bireyin sınav öncesinde ya da sınav anında yoğun...
  • KSENEPHON VE ONBİNLERİN DÖNÜŞÜ

    30 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Ksenephon ( d. MÖ 431-ö. MÖ 350’den kısa bir süre önce ), Attika’lı bir Yunan tarihçisi olup Anabasis ( Onbinlerin Dönüşü ) adlı yapıtıyla tanınır. Anlatım biçiminden dolayı Antik Çağ’da çok tutulan bu eser, Latin edebiyatı üzerinde de büyük bir etki bırakmıştır. Varlıklı bir Atinalı aileden gelen Ksenephon, Atina ve Sparta arasındaki Peleponnessos Savaşı ( MÖ 431-404 )’nın karışık ortamında yetişmiştir. Sokrates’in yanında öğrenim gördü. Dolayısıyla aşırı demokratik yönetime karşı eleştirel bir tutum takındı. MÖ 401’de Atina’da demokra...
  • YAZGAN DİKKAT ÇEKTİ: “MASLOW’UN KEMİKLERİNİ SIZLATTIK!”

    22 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir toplum düşünün… Hala karnını nasıl doyacağını düşünüyor; hala ısınmak, barınmak, güvende hissetmek temel amacı… Ve bir yandan da kendi kendine “gelişiyoruz” diyor. Psikolojinin en bilindik kuramlarından biri olan Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi, insanın önce en temel gereksinimlerini karşılayıp sonra kendini gerçekleştirmeye yöneldiğini söyler. Piramidin en altında fizyolojik ihtiyaçlar vardır: Yemek, su, uyku, nefes… Yani hayatta kalmanın çıplak gerçeği. Üst basamaklara çıktıkça güvenlik, aidiyet, saygı ve en tepede kendini ge...