logo

SEÇİME DOĞRU-MEDYA VE SİYASET

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
SEÇİME DOĞRU-MEDYA VE SİYASET

Nisan ya da Mayıs aylarında genel seçimlerin yapılacağı öngörülüyor.

Bu süreçte demokratik platformlarda siyaset ile medya araçları sıklıkla bir araya gelecek.

Siyaset sahnesinin oyuncuları, medyayı hedefine giden yolun aracı olarak görmeye devam edecekken, medya da, varlığını sürdürebilmesi için siyaseti mutlak haber ve olası finans kaynaklarından biri olarak değerlendirecek.

Uzatmayayım…

Ben bu konuda yazılmış güzel eserlerden birisi olarak Karadeniz Ereğlili Akademisyen-Yazar Faruk Temel’in meslektaşı Ahmet Tarık Türkmenoğlu ile birlikte kaleme aldığı ‘MEDYA VE SİYASET’ kitabını bilirim.

Bu vesile ile söz konusu kitabın ‘İKTİDAR ODAĞINDA BİR MEDYA SORGULMASI’ ana başlığı ve “Siyasal sistemlerde Medya ve Medyaya biçilen Roller” ara başlığının ‘Tartışma ve Sonuç’ bölümünden kısa bir alıntı yapmak istedim.

Aslında yazımın konusu Samsun’da 7 Ocak’ta gerçekleştirdiğimiz (Basın İlan Kurumu(BİK)’in internet gazeteciliğini ve ilgili yönetmeliğini konu eden) ‘Dijital Gazetecilik Bağlamında 7. Anadolu Medyası Çalıştayı’ Sonuç bildirgesinin değerlendirilmesi olacaktı.  Ancak bir hafta önce tartıştığımız yönetmelik bu hafta sonu onaylanarak yürürlüğe girdi. Ve internet haber medyası; “çalışan sayısı, sayfa görüntüleme sayısı, haber sayısı, tıklanma sayısı, bekleme süresi gibi” nicel değerlere boğulmuş oldu, belki de sayılara boğduruldu!

Bu nedenle ilgili çalıştayı haber olarak iç sayfalar göndermeyi, gezi notlarını da başka bir yazıya ertelemeyi tercih edip, burada değerli Faruk Temel Hocamızın, medyanın siyasetle kesiştiği alanlarda nitel ve nicel değerlerine ilginç vurgular yapan görüşlerine yer vermeyi uygun gördüm:

“İKTİDAR ODAĞINDA BİR MEDYA SORGULAMASI-TARTIŞMA VE SONUÇ” BÖLÜMÜNDEN…

“Medyanın varlığını sürdürmesinde ne adına çalışıp çalışmayacağının belirmesinde siyasal sistemin kendisinden çok iktidar mekanizmasının kimliği ve konjonktür etkin bir faktör olarak konumlanmaktadır. Medyanın işlevselliği siyasal sistemden bağımsızdır. Bu durum medyanın doğasıyla ilgilidir. Dünya düzeninde etkin ve belirleyici olan genel sistem ve ülkenin sisteminin demokratik, liberal, teokratik yönetim tesisi olması fark etmeksizin, medyanın hangi yönde işlev kazandığı, döneminde ve yerinde incelemeyi mecburi kılmaktadır.

Hangi sistem içerisinde olursa olsun medyanın işlevselleştiği amaçlar, içinde bulunduğu idari ve hukuki sistemden bağımsız olarak ele alınmalıdır.

Siyasal sistem medyanın niteliğine ilişkin beklentileri sunarken, iktidarın niteliği medyanın işleyişi konusunda pratikte anlam kazandırmaktadır. Bu çerçevede demokratik bir sistemde medya, doğru bilgilendirmeyi yapamayacağı ya da nesnellik olgusunu hiçe sayabileceği ve kamu adına çalışan bir vazife de üstlenemeyeceği ihtimal dahilindeyken, demokrasi dışı bir idare altında medyanın doğru bilgiyi vermesi, toplumsallaştırma vd. İşlevleri yerine getirmesi mümkündür. Bu manada herhangi bir idari sistem ve dünya düzeninde, iktidar yapısının siyasal sistemdeki etkinlikleri ve uyumu medyanın niteliğini de o ölçüde belirlemektedir.

Dolayısıyla siyasal sistem, yönetim ve medya formuna ilişkin bir beklenti sunarken, medyanın kimliğini açıklamak üzere siyasal sistemle ilişkilendirerek yapılan çözümlemeler yetersiz kalmaktadır.

Bu doğrultuda hangi siyasal sistem içerisinde olursa olsun medyanın tanımlanması ve etkinliğinin belirlenmesi; iktidarın niteliği, dönem ve yerindelikle (Konjonktür) ilişkilidir.

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. TUGAY YAZGAN, GÜNCEL KONU ‘SINAVLARI’ ELE ALDI

    21 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir Milletin Karnesi: Çocuklarımız mı Kaybediyor, Yoksa Geleceğimiz mi? Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Milyonlarca öğrenci aylarca, hatta yıllarca hazırlanıyor. Evlerde sessizlik hakim oluyor, özel dersler, kurslar, deneme sınavları birbirini takip ediyor. Sonra birkaç saatlik sınavın ardından milyonlarca hayalin kaderi açıklanan sonuçlarla yeniden şekilleniyor.Ancak bu sonuçlar yalnızca öğrencilerin başarısını göstermiyor. Onlar aynı zamanda bir ülkenin eğitim sisteminin, aile yapısının ve toplumsal önceliklerinin de aynası oluyor ve bu...
  • TÜKETEN İNSAN, TÜKENEN İNSAN: DOYUMSUZLUĞUN PSİKOLOJİSİ

    16 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir zamanlar insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için üretirdi. Bugün ise çoğu zaman ihtiyaçlarını değil, eksiklik duygularını satın almaya çalışıyor. Evler büyüyor, dolaplar doluyor, telefonlar yenileniyor, otomobiller değişiyor fakat insanın içindeki boşluk aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü modern insan artık nesneleri tüketmiyor; çoğu zaman tükettiği şey, kendi huzuru oluyor. Schopenhauer: "Hayat, istek ile can sıkıntısı arasında gidip gelen bir sarkaçtır." Der. Gerçekten de insanın psikolojisi bu sarkaçtan çok farklı işlemiyor. ...
  • GÜNÜMÜZÜN EN ÖNEMLİ DEĞERİ: İNSAN KALABİLMEK

    13 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Teknoloji ilerledi, şehirler büyüdü, bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyor. Yapay zeka artık yalnızca sorularımıza cevap vermiyor; metin yazıyor, resim çiziyor, karar süreçlerine ortak oluyor. Buna rağmen çağımızın en büyük sorunu bilgi eksikliği değil; insan eksikliği.Çünkü insan olmak ile insan kalabilmek aynı şey değil! Doğmak bizi biyolojik olarak insan yapar ancak vicdanlı olmak, merhamet göstermek, adalet duygusunu korumak, başkasının acısını hissedebilmek ve gerektiğinde kendi çıkarından vazgeçebilmek bizi gerçekten "insan" yapan özellik...
  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...