logo

TAHSİN ÖZYAMAK YAZDI: SİSTEM Mİ, KAĞIT MI?

Tahsin ÖZYAMAK

Tahsin ÖZYAMAK
tozyamak@haberhayat.net
TAHSİN ÖZYAMAK YAZDI: SİSTEM Mİ, KAĞIT MI?

Geçtiğimiz hafta işverenlerin vicdani liderliğinden bahsetmiştik. Bugün, bu liderliğin sahadaki profesyonel araçlarını ve bu sürecin asıl öznelerini; yani çalışanları merceğe alıyoruz. İş kazalarını önlemek bir “temenni” değil, profesyonel bir süreç yönetimidir.

İSG Standartları: Baretin Arkasındaki Zekâ

ISO 45001, sadece duvara asılacak bir sertifika değildir; iş yerinde güvenliği “şansa” bırakmayan proaktif bir yönetim zırhıdır. Bu standart, kazanın olmasını beklemez; tehlikeyi kapıda durdurmayı hedefler. Ancak denetimlerde sıkça görülen hata, sistemi sadece denetçiye “hoş görünmek” için kâğıt üzerinde kurmaktır. Gerçek bir uygulama, genel müdürden operatöre kadar herkesin “Bu benim güvenliğim” dediği noktada başlar.

OSGB’ler: Çözüm Ortağı mı, Formalite mi?

Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri (OSGB), İSG’nin sahadaki kalbi olması için tasarlandı. Beklentimiz büyüktü: Uzman desteği, risk değerlendirmesi ve profesyonel rehberlik. Fakat bugün birçok OSGB hizmeti, “ticari kaygılar” ve “formalite raporlar” arasına sıkışmış durumda. Oysa OSGB’ler, iş yerinin özel ihtiyaçlarına “terzi dikimi” çözümler üreten birer profesyonel paydaş olmalıdır.

En Kritik Halka: Çalışandan Ne Bekliyoruz?

Sistemler ne kadar kusursuz, uzmanlar ne kadar yetkin olursa olsun; sahadaki son sözü çalışan söyler. Bir çalışandan beklenen sadece kurallara “uyması” değil, bu kültürü “yaşamasıdır”.

  • Sadece İtaat Değil, Katılım: Çalışan, riskleri en iyi bilen kişidir. Tehlikeyi fark ettiğinde bildirmeli ve çözüm süreçlerine aktif katılmalıdır.
  • KKE Kullanımı Bir Tercih Değildir: Kişisel koruyucu donanımları sadece denetim varken değil, kendi canını ve ailesinin huzurunu korumak için düzenli kullanmalıdır.
  • Eğitimi İçselleştirmek: İSG eğitimlerini “işten kaytarma” molası olarak değil, hayatta kalma rehberi olarak görmelidir.
  • Güvensiz İşi Reddetme Bilinci: Gerçek bir güvenlik kültürü, çalışanın kendini tehlikeye atan bir işi durdurma cesaretine ve bilincine sahip olmasıyla mühürlenir.

Sonuç: Kâğıttan Sahaya İniş

İSG Standartının gücü, OSGB’lerin uzmanlığı ve çalışanın bilinci birleştiğinde kazalar “önlenebilir” hale gelir. Denetimler sadece belge kontrolü değil, bir farkındalık yolculuğu olmalıdır.

Unutmayın: Anlamak bir adımdır; ancak çalışanın, yöneticinin ve uzmanın el ele verip riski kaynağında yok etmesi gerçek bir dönüşümdür.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BALCI’YA FIRSAT, KELEŞ’E İHTAR, YAĞIZ’A DENGE…

    04 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin çok parçalı bir tablo ortaya çıkaracağı önceden belliydi. Arslan Keleş’in başını çektiği mevcut yönetimin listesine karşı Yüksel Balcı’nın listesi yarıştı. Hizmet meslek grubunda bağımsız hareket eden Kürşat Yağız’ın Balcı ile ittifak yapması, seçim öncesindeki dengeyi Balcı lehine değiştirdi. Bu birlikteliğin sandığa da yansıdığı kanaatindeyim. Aday ve proje tanıtım toplantıları, sonucun işaretlerini vermişti. Burada sadece Keleş’in 10 projesi ile Balcı’nın 23 projesi yarışmad...
  • RECEP İVEDİK BİZE NE ANLATIYOR?

    02 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Baskın kültürün aynasında Türkiye Bazı filmler yalnızca güldürmez. Topluma ayna tutar. Recep İvedik serisi de bunlardan biri. İlk bakışta karşımızda kaba, yüksek sesli, kuralları önemsemeyen, öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve toplumsal nezaket kodlarına mesafeli bir karakter vardır. Fakat Recep İvedik’i yalnızca “kaba adam” olarak okumak, karakterin toplumsal karşılığını anlamamızı engeller. Çünkü Recep İvedik aslında tek başına bir karakter değil; Türkiye’de var olan bazı kültürel gerilimlerin görünür hale gelmiş biçimidir...
  • BU ÇİLEYİ HAK ETMİYORUZ!

    28 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli’nin artık yalnızca bir trafik sorunu değil, bir “trafik sorunsalı” var. Çünkü mesele birkaç kavşaktaki yoğunluk, yanlış parklar ya da bozulan yollardan ibaret değil. Sorun yapısal hale geliyor ve bana göre burada üç temel eksiklik öne çıkıyor: İrade, teori ve pratik. Asfalt sermek, dubalar koymak, bazı yolları kapatmak, yön değiştirmek ya da yasaklar getirmek zaman zaman gerekli olabilir. Ancak bunlar tek başına trafik politikası değildir. Bunlar olsa olsa günü kurtaran palyatif müdahalelerdir. Kdz. Ereğli Bele...
  • TAHSİN ÖZYAMAK AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ YAZIYOR

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    2. BÖLÜM Üretici, çalışan, müşteri, tedarikçi, vatandaş, kamu çalışanı, sivil toplum gönüllüsü… İş dünyası, kamu yönetimi ve sivil toplum insanı nasıl görüyor? Bir rakam, bir maliyet kalemi, bir işlem olarak mı? Yoksa emeği, hakkı, sorumluluğu ve beklentileri olan bir insan olarak mı? Ahiliğin bize bugün soracağı sorulardan biri belki de tam olarak budur. İlk bölümde Ahiliğin yalnızca bir esnaf teşkilatı olmadığını ele aldık. Onun; emek, dürüstlük, adalet, güven, dayanışma ve toplumsal sorumluluk üzerine kurulu bir hayat anlayışı o...