logo

YOLUMUZ ‘KIYIKIŞLACIK / İASOS’A YÜKSELDİ!

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
YOLUMUZ ‘KIYIKIŞLACIK / İASOS’A YÜKSELDİ!

Kurban bayramında ailece yolumuz Muğla ilinin Milas ilçesine bağlı Kıyıkışlacık mahallesine düştü(daha doğrusu yükseldi). Burası Antik Kent İasos’u barındıran cennet bir koy.  

İyi ki yolumuz buraya yükselmiş. Ereğlili ODTÜ Mezunu Uzman Şehir Plancısı kızımız Simge Büyükbaş sayesinde bir taşla 3 kuş vurmuş olduk.

Zira böylece ; hem aile dostlarımız Hacer Yalçın ile Nurten Karaca’yı, Nurten hanımın kızı (oğlum Hazar‘ın da Ereğli’den sınıf arkadaşı) Simge ile arkeolojik kazı çalışmalarında görevli olduğu Kıyıkışlacık sınırları içinde bulunan İASOS/Ören kazı alanında kavuşturmuş, hem harika bir keşif yapmış, hem de Turgutreis’te kuzen ziyaretini uygun şartlarda gerçekleştirmiş olduk.  

Kıyıkışlacık; Milas – Bodrum yolu üzerinde ve Milas’a 27, Bodrum’a ise 60 km. mesafede. Milas’tan sonra tarlalardan bahçelerden köy yollarından geçtikten sona sürpriz bir şekilde denizin tam kıyısında şirin mi şirin, mitolojik tarih kokan büyükçe bir mahalle. Büyükçe diyorum zira Bodrum karmaşasına alternatif sakinlik sunan bu şirin mahallenin dağları taşları bile site tarzı konutlarla dolmuş. Ama merkez küçüklüğünü ve tazeliğini koruyor.

“Yok böyle bir güzellik!” dedirten Kıyıkışlacık’ın yerel halkı balıkçılıkla ve turizmle geçiniyor. İasos Antik Kenti ise adını milattan önce 3 bin yıllara dayanan mitolojik öyküden alıyor. Arkeoloji çalışmalarda görevli Simge, bana ayaküstü agora, amfi tiyatro ile etrafını gezdirdi ve bir deniz kenti olan İasos’un antik dönemde bölgenin Avrupa’ya açılan kapısı olduğunun kabul edildiğini söyledi. Dönemin sosyokültürel ve ekonomik yaşamı ile ilgili ilginç detaylar da aktaran Simge, kazı çalışmaların tamamlanması ile alanın ziyarete açılacağını kaydetti. (İasos’la ilgili detay isteyenlere nette bilgi fazlası ile var.)

Kıyıkışlacık’taki kısa molamızın ardından eşim Ülkü ile daha önceleri de uğradığımız Turgutreis’i gereğinden fazla yapılaşmış bulduk.

Marina eskiden daha gözde iken, adeta şehir içinde boğulmuş, turist profili ise yabancıdan yerliye dönüşmüş gibi gözlemledik. Tezgâhlardaki barbun fiyatını görünce, evde kuzen Hayriş’in hünerli ellerinden çupra-levrek keyfi sonrası sahilde dondurma ziyafeti adeta bayram lüksümüz oldu! Kuzenimizin önerisi ile gerçekleştirdiğimiz Gümüşlük/gece gezimiz ise bizi trafik ve yaya kaosunun tam ortasında gibi hissettirdi! Birbirimizi 3-4 defa kaybetmeyi başararak(!) “çok kalabalık” mazeretine sığınmayı ihmal etmedik.    

Ve İasos’tan tekrar davet var. Öğleden sonra yolculuk, Zeytinli koyunda harika-ılık bir deniz molası, tekrar Kıyıkışlacık. Kısacık  sahilinde fotoğraf aldıktan sonra adeta denizin ortasında dostlarla taze balık keyfi…

Tanrım ne güzel yerler buralar! Sakin zamanda tekrar gitmek istiyoruz. Tek şartımız ise Ülkü’nün daha yavaş araç kullanması!…

“Turizm kazandırır” tümcesinin bir kez daha ete kemiğe büründüğü  bu şirin yeri portföyümüze kazandırdığı için Simge’ye teşekkür ederek dönüş  yolundayız. Yüce Allah’ın topraklarımıza verdiği bin bir çeşit meyve nimetlerinden bazen göz hakkı tadımlık, bazen de ağacından ücreti karşılığı kayısı, bostanından kavun, tarlasından turşuluk taptaze salatalık tadarak uzun bir yolculuk sonrası yine Ereğlimize yükseldik.

Turizmin değil ama sanayinin kazandırdığı Karadeniz Ereğli. Ve benim tezime göre sanayinin yanında turizmin de kazandırabileceği potansiyeli barındıran Ereğlimiz’deyiz.

Sağ olasın Simge; sayende dostluklar pekişti, gezi portföyümüz zenginledi, küçücük mahallen bize iyi geldi.

Sözün özü; Kıyıkışlacık ve İasos Antik Kenti, yorulmaya ve görülmeye değer harika bir yer. Hele ki sabah durgunluğu, sessizliği! Yolumuz tekrar yükselirse sevinirim şahsen.

FESTİVALE HAZIRIZ…

Karadeniz Ereğli Uluslararası Sevgi Barış Dostluk Festivaline şehir olarak hazırız. Detaylar uzun, Belediye ve Başkan Posbıyık sık sık konu ile ilgili paylaşımlar yapıyor zaten.

Kdz. Ereğli Dijital Medya ve Gazeteciler Derneği(ERMED) üyeleri olarak bizim, festivalde ayrı bir heyecanımız daha var!

.

Çünkü Festivalin 3. günü, yani 23 Temmuz Cumartesi günü Ekonomi Gazetecileri ile “Yerel Kalkınmada Medyanın Rolü”  başlıklı bir söyleşiyi ERMED Yönetimi olarak organize ediyoruz.
Geçtiğimiz gün düzenlediğimiz kahvaltıda üyelerimizle de konuyu ele aldık sohbet ettik. Herkes memnun ve özveri ile katkı vermeye hazırdı. Nitelikli bir ekiple Ereğlimize gelecek ekonomi gazetecilerini dört gözle bekliyoruz. Tatoğlu Kültür Merkezinin üst salonunda düzenleyeceğimiz kompakt bir toplantıda meslektaşlarımızla ve konunun tarafları ile buluşup söyleşeceğiz. Sanıyorum festivalde “Ekonomi, medya ve şehir” konularının aynı anda ele alınacağı tek etkinlik olacak.

Bu anlamda başta Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık olmak üzere, Ekonomi Gazetecileri Derneği Yüksek İstişare Kurulu Başkanı, TGRT Haber Ekonomi Müdürü Celal Toprak ile Belediye Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Muhammet Ali Ateş ve emeği geçen tüm ekibe şimdiden çok teşekkür ediyoruz.

Bekliyoruz efendim…

Paylaşın:
Etiketler: » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MANŞET HABER: EREĞLİ’NİN GELECEĞİ VE EĞİTİM VİZYONU

    27 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Değerli Haber Hayat okurları, Yazı dizimizin sonuna gelirken, geçtiğimiz haftalarda konuştuğumuz o ağır tablodan çıkış biletini konuşacağız. Nüfusumuz yaşlanıyor (Demografi), gençlerimiz bavulunu topluyor (Göç) ve sosyal bağlarımız zayıflıyor (Erozyon). Peki, bu gidişatı tersine çevirecek sihirli değnek nerede? Yanıt tek bir kelimede saklı: Eğitim. Ama sadece okul sıraları değil, "geleceğin dünyasına hazırlanan" bir eğitim vizyonu. Raporumuzdaki Eğitim Çelişkisi Hazırladığım "2025 Stratejik Analiz Raporu" ilginç bir veriyi o...
  • RUJ ETKİSİ: KRİZDE TÜKETİMİN PSİKOLOJİSİ

    23 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kime sorsam param yok diyor, gelin görün ki AVM’ler ağzına kadar dolu! Bu çok sıklıkla duyduğumuz bir cümle… Gelin bu cümlenin altında yatan psikolojik ruh haline bir bakalım.Ekonomi daraldığında insanlar her şeyi kısmıyor. Büyük harcamalar erteleniyor; ama küçük, görünür ve statü taşıyan harcamalar devam ediyor. Kısaca beş yıldızlı otelde tatil yapacak maddi gücümüz yok ama bu lüks bir kafeye gidemeyeceğimiz anlamına da gelmiyor.Buna literatürde “Ruj Etkisi” denir. Ancak modern dünyada bu kavram tek başına yeterli değildir. Çünkü artık me...
  • TÜRKİYE’DE GELECEK KAYGISI VE SESSİZ STRES

    19 Mart 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir toplumun en büyük yorgunluğu ekonomik kriz değildir; geleceği planlayamama halidir. Çünkü insan, belirsizliğe değil; öngörülebilirliğe yaslanır. Türkiye’de son yıllarda artan hayat pahalılığı, iş güvencesi kaygısı ve sosyal kutuplaşma; sadece cüzdanları değil, zihinleri de zorlayan bir tablo ortaya koyuyor. Ekonomik Baskı: Rakamların Ötesinde Bir Psikoloji Resmi verilere göre Türkiye’de yüksek enflasyon uzun süredir hane halkı bütçelerini zorlayan temel faktörlerden biri. Enflasyon arttığında sadece kazançlar değil, gelecek planları ...
  • ÇALIŞMA HAYATINDA SOSYAL EROZYON VE GÖÇ

    17 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Değerli Haber Hayat okurları, Yazı dizimizin ilk bölümlerinde Ereğli’nin ekonomik gücünden ve yaşlanan nüfusumuzdan bahsetmiştik. Bugün ise madalyonun en can yakan yüzüne; yani gençlerimizi bu topraklardan koparan "sosyal erozyona" ve çalışma hayatımızdaki değişime odaklanıyoruz. Hazırladığım "TR81 Bölgesel Yaşam Endeksi Raporu"ndaki en sarsıcı veri şu: 2015 yılında Zonguldak, Türkiye’de "Çalışma Hayatı Endeksi"nde ilk sıralarda, adeta zirvedeydi. Peki, ne oldu da 2025 yılına geldiğimizde aynı şehir "Çalışma Hayatından Memnuniyetsizl...