logo

KDZ EREĞLİSİ’NDE 1844 YILI EMLAK GELİRLERİ

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
KDZ EREĞLİSİ’NDE 1844 YILI EMLAK GELİRLERİ

Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Ana Bilim Dalı İktisat Tarihi Bilim Dalı’na 2010 yılında sunduğu ‘Temettüat Defterlerine Göre Karadeniz Ereğli’nin Ekonomik ve Sosyal Tarihi’ başlıklı yüksek lisans tezinde Tansu Hilmi Hançer; Ereğli kasabasında 1844 yılında toplanan emlak gelirleri hakkında bilgiler vermektedir.

Belirtilen defterlerde Ereğli kaza merkezinde bulunan taşınmazlar tespit edilmiştir. Birim olarak ‘bab’ ile hesap edilen dükkanlar 98.375 bab, ‘asiyab’ denilen değirmenler ise 14.71 bab olduğu görülmüştür. Tüm bunların toplam gelirinin 7655 kuruş olduğu belirlenmiştir.

Başbakanlık Osmanlı Arşivi ( BOA )’nin ML. VRD. TMT. No. 3373, 3536, 3538, 3547, 3557, 3559 ve 3575 sayılı dosyalarından elde edilen verilere göre akarca Mahallesi’nde toplam 390 kuruş geliri bulunan 14.75 bab dükkan, 430 kuruş geliri bulunan 2.8 asiyab değirmen, Kirmanlı Mahallesi’nde 415 kuruş geliri olan 6 bab dükkan,, 400 kuruş geliri olan 2 asiyab değirmen bulunmaktadır. Bu veriler Murtaza Mahallesi’nde 6.5 bab dükkan, 195 kuruş gelir, 1.75 asiyab değirmen 340 kuruş gelir, Müftü Mahallesi’nde 8 bab dükkan, 386 kuruş gelir, 1.5. asiyab değirmen 200 kuruş gelir şeklindedir.

Rumiyan Mahallesi’nde 2 bab dükkan, 230 kuruş gelir getirmekte, değirmen bulunmamaktadır. 29 bab dükkanın 2466 kuruş, 1.33. asiyab değirmenin 300 kuruş gelir getirdiği Sultan Orhan Mahallesi’ne karşılık Sultan Süleyman Mahallesi’nde 1028 kuruş gelirli 32.125 bab dükkan, 875 kuruş gelirli 5.33 asiyab değirmen bulunmaktadır.

Böylece Kdz Ereğlisi kasabasında 98.375 bab dükkanın 5110 kuruş, 14.71 asiyab değirmenin 2545 kuruş olmak üzere toplam 7655 kuruş geliri zabıt altına alınmıştır.

Bu gelirin mahallelere göre dağılımları da şöyle belirtilmiştir : Sultan Süleyman ( 1903 ), Sultan Orhan ( 2766 ), Akarca ( 820 9, Kirmanlı ( 815 ), Murtaza ( 535 ), Müftü ( 586 ) ve Rumiyan ( 230 ) kuruştur.

Ereğli kasabasına ait Maliye Nezareti Temettüat Defterlerinde hane reislerinin emlak ve arazi dökümleri kaydedilmiştir. Tüm mahallelerdeki bu kayıtlarda ‘’hanesinen başka bir şeyi olmayub’’ ifadesiyle hane reislerinin emlak, toprak veya araziye sahip olmadığı belirtilmek istenmiştir.

Ereğli kasabası genelindeki mahallelerde hanesinden başka bir şeyi olmayanlar tespit edilmiş ve bunlar mahalledeki toplam hane sayısına bölünmüştür. Çıkan sonuçlar o mahalledeki emlaki olmayan hane reislerinin oranını vermiştir.

Buna göre hanesinden başka emlakı bulunmayan hane sayısı Akarca Mahallesi’nde 32 ( % 72.73 ), Kirmanlı’da 25 ( % 71.43 ), Murtaza Mahallesi’nde 36 ( % 68.43 ), Müftü Mahallesi’nde 20 ( % 74.08 ), Rumiyan Mahallesi’nde 41 ( % 69.49 ), Sultan Orhan Mahallesi’nde 128 ( % 76.65 ) ve Sultan Süleyman Mahallesi’nde ise 113 ( % 72.91 ) iken, ikametgah hanesi dışında başka emlağı bulunan hane sayıları; Akarca Mahallesi’nde 12 ( % 27.27 ), Kirmanlı Mahallesi’nde 10 8 % 28.57 ), Murtaza Mahallesi’nde 12 ( % 31.57 ), Müftü Mahallesi’nde 7 ( % 25.92 ), Rumiyan Mahallesi’nde 18 8 % 30.51 ), Sultan Orhan Mahallesi’nde 39 8 % 23.35 ) ve Sultan Süleyman Mahallesi’nde 42 ( % 27.09 )’dur.

Ereğli kasabası genelinde % 31.10 düzeyine tekabül eden toplam 163 hane reisi emlak sahibi değildir. Müslümanların ikamet ettiği mahallelerde ortalama bu seviyeye yakın seyretmektedir. Ancak gayrımüslimlerin yaşadığı Rumiyan Mahallesi’nde oran % 69.49 gibi yüksek bir durumdadır. Rumiyan Mahallesi’ndeki toplam 59 hane reisinden 41’inin evinden başka emlaki bulunmamaktadır. Bu durum Rumiyan Mahallesi’nde ikamet edenlerin gayrımekul gelirine sahip olmadıklarını, zanaat, esnaflık, ticaret ve bunlarla bağlantılı iş kollarında çalıştıklarını, gelirlerinin büyük bir kısmını bu iş kollarından elde ettiklerini göstermektedir. Kasabanın sosyal durumunu incelerken, gayrımüslim mahallesindeki sosyal dokunun daha gelişmiş olduğu savı öne sürülmüştür. Aynı şeyi hayvancılıkla ilgili incelemede hayvan varlığını ortaya koyarken Rumiyan Mahallesi’ndeki hayvan varlığının azlığı da dikkat çekici olduğu ifade edilmiştir. Burada da mahallelerdeki hane reislerinin emlak ve arazileri incelenirken gayrımüslimlerin büyük çoğunluğunun tarımsal faaliyetlerin yapıldığı arazilerinin bulunmayışı tespit edilmiştir. Bu tespitin ardından Rumiyan Mahallesi’nde ikamet eden gayrımüslimlerin kırsal iktisadi etkinliklerle fazla meşgul olmadıkları ve daha çok ticaret faaliyetlerinden oluşan kent ekonomisi özelliğini taşıyan bir topluluk oldukları söylenebilir.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • PİNOKYO’NUN BURNU, BİZİM HAYATIMIZ!

    28 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Çocukken Pinokyo'nun burnunun her yalan söylediğinde uzamasına şaşırırdık. Bugün ise dönüp etrafımıza baktığımızda, burnu uzamayan binlerce Pinokyo'nun arasında yaşadığımızı fark ediyoruz. Modern insanın en büyük başarısı, gerçeği saklamayı becerebilmesidir. En büyük trajedisi ise, bunu önce başkalarına, sonra da kendisine yapmasıdır. Artık yalan sadece ağızdan çıkan bir cümle değil, sosyal medyada "mutluyum" diye paylaşılan fotoğraflar, hiç bitmeyen başarı hikayeleri, kusursuz görünen ilişkiler, gösterişli yaşamlar… Bunların önemli bir ...
  • DR. TUGAY YAZGAN, GÜNCEL KONU ‘SINAVLARI’ ELE ALDI

    21 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir Milletin Karnesi: Çocuklarımız mı Kaybediyor, Yoksa Geleceğimiz mi? Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Milyonlarca öğrenci aylarca, hatta yıllarca hazırlanıyor. Evlerde sessizlik hakim oluyor, özel dersler, kurslar, deneme sınavları birbirini takip ediyor. Sonra birkaç saatlik sınavın ardından milyonlarca hayalin kaderi açıklanan sonuçlarla yeniden şekilleniyor.Ancak bu sonuçlar yalnızca öğrencilerin başarısını göstermiyor. Onlar aynı zamanda bir ülkenin eğitim sisteminin, aile yapısının ve toplumsal önceliklerinin de aynası oluyor ve bu...
  • TÜKETEN İNSAN, TÜKENEN İNSAN: DOYUMSUZLUĞUN PSİKOLOJİSİ

    16 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir zamanlar insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için üretirdi. Bugün ise çoğu zaman ihtiyaçlarını değil, eksiklik duygularını satın almaya çalışıyor. Evler büyüyor, dolaplar doluyor, telefonlar yenileniyor, otomobiller değişiyor fakat insanın içindeki boşluk aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü modern insan artık nesneleri tüketmiyor; çoğu zaman tükettiği şey, kendi huzuru oluyor. Schopenhauer: "Hayat, istek ile can sıkıntısı arasında gidip gelen bir sarkaçtır." Der. Gerçekten de insanın psikolojisi bu sarkaçtan çok farklı işlemiyor. ...
  • GÜNÜMÜZÜN EN ÖNEMLİ DEĞERİ: İNSAN KALABİLMEK

    13 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Teknoloji ilerledi, şehirler büyüdü, bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyor. Yapay zeka artık yalnızca sorularımıza cevap vermiyor; metin yazıyor, resim çiziyor, karar süreçlerine ortak oluyor. Buna rağmen çağımızın en büyük sorunu bilgi eksikliği değil; insan eksikliği.Çünkü insan olmak ile insan kalabilmek aynı şey değil! Doğmak bizi biyolojik olarak insan yapar ancak vicdanlı olmak, merhamet göstermek, adalet duygusunu korumak, başkasının acısını hissedebilmek ve gerektiğinde kendi çıkarından vazgeçebilmek bizi gerçekten "insan" yapan özellik...