GERÇEK SAMİMİYET ÇOK DAHA SESSİZDİR, GÖSTERİŞLİ DEĞİLDİR
7A YAPI MARKET ŞUBELERİNDE FIRSAT ÜRÜNLERİ…
İLK UR-GE PROJESİ İÇİN TSO’DA BİLGİLENDİRME YAPILDI
“ZORUNLU OLAN ‘SANAYİ SİCİL BELGESİ’ FIRSATLAR DA SAĞLIYOR”
İL GENEL SEÇİMLERİ YAPILAMADI, CHP HUKUKA BAŞVURDU
BELEDİYE MECLİSİ ENCÜMEN VE KOMİSYON ÜYELERİNİ SEÇTİ
Samimiyetin (?) Kısaltılmış Hali: “Aşko, Bro, Kardo”
Son yıllarda dilimize yerleşen üç kelime var: “aşko”, “bro”, “kardo”. İlk bakışta sıcak, yakın, içten… Hatta belki de modern zamanların samimiyet şifreleri gibi görünüyorlar. Ama biraz yakından bakınca insanın aklına şu soru geliyor: Gerçekten samimi miyiz, yoksa samimiyetin taklidini mi yapıyoruz?
Çünkü samimiyet, kelimelerin kısaltılmasıyla oluşmaz. Hatta çoğu zaman tam tersi olur: Azaltılan şey kelimeler değil, anlamın kendisidir.
Eskiden birine “kardeşim” dediğinde, bunun bir ağırlığı vardı. İçinde bir sorumluluk, bir bağlılık, hatta bazen bir fedakarlık barındırırdı. “Dostum” dediğinde, o kelimenin altını doldurman gerekirdi. Şimdi ise “kardo” demek, çoğu zaman sadece bir hitap biçimi. İçini doldurmak zorunda olmadığın, hızlı tüketilen bir yakınlık hissi.
“Aşko” dediğinde sevgi değil, daha çok bir tonlama taşıyorsun. “Bro” dediğinde bağ değil, bir tarz sergiliyorsun. Yani mesele artık hissetmek değil, hissettiriyor gibi görünmek.
Modern insanın en büyük çelişkilerinden biri burada başlıyor: Yakın olmak istiyoruz ama derinleşmek istemiyoruz. Samimi görünmek istiyoruz ama samimiyetin getirdiği kırılganlıktan kaçıyoruz. Çünkü gerçek samimiyet risklidir. İçini açmayı gerektirir. Maskesiz kalmayı, bazen anlaşılmamayı, bazen de incinmeyi göze almayı…
Oysa “aşko” dediğinde bu risk yok. “Bro” dediğinde kimse senden bir şey beklemiyor. Güven vermek zorunda değilsin, yanında durmak zorunda değilsin. Sadece doğru tonu tutturman yeterli.
Belki de bu yüzden bu kelimeler bu kadar yaygın: Çünkü kolay. Çünkü hızlı. Çünkü derinlik gerektirmiyor.
Ama burada ince bir kayıp var. Dil, sadece iletişim aracı değildir; aynı zamanda ilişkilerin taşıyıcısıdır. Kelimeler yüzeyselleştikçe ilişkiler de yüzeyselleşir. Bir süre sonra insanlar gerçekten yakın olduklarını sanır ama aslında sadece aynı dili konuşuyorlardır.
Gerçek samimiyet ise çok daha sessizdir. Gösterişli değildir. Trend değildir. “Aşko” demez belki ama zor gününde arar. “Bro” demez ama yanında durur. “Kardo” demez ama seni yarı yolda bırakmaz.
Yani mesele ne dediğin değil, dediğinin ne kadarını yaşadığın.
Sorayım o zaman: Biz gerçekten yakın mıyız, yoksa sadece yakın gibi mi konuşuyor, yaşıyoruz?
Etiketler: Tugay YazganİLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
03 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler
01 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler
27 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler
23 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler