logo

GERÇEK SAMİMİYET ÇOK DAHA SESSİZDİR, GÖSTERİŞLİ DEĞİLDİR

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN
tyazgan@haberhayat.net
GERÇEK SAMİMİYET ÇOK DAHA SESSİZDİR, GÖSTERİŞLİ DEĞİLDİR

Samimiyetin (?) Kısaltılmış Hali: “Aşko, Bro, Kardo”

Son yıllarda dilimize yerleşen üç kelime var: “aşko”, “bro”, “kardo”. İlk bakışta sıcak, yakın, içten… Hatta belki de modern zamanların samimiyet şifreleri gibi görünüyorlar. Ama biraz yakından bakınca insanın aklına şu soru geliyor: Gerçekten samimi miyiz, yoksa samimiyetin taklidini mi yapıyoruz?
Çünkü samimiyet, kelimelerin kısaltılmasıyla oluşmaz. Hatta çoğu zaman tam tersi olur: Azaltılan şey kelimeler değil, anlamın kendisidir.

Eskiden birine “kardeşim” dediğinde, bunun bir ağırlığı vardı. İçinde bir sorumluluk, bir bağlılık, hatta bazen bir fedakarlık barındırırdı. “Dostum” dediğinde, o kelimenin altını doldurman gerekirdi. Şimdi ise “kardo” demek, çoğu zaman sadece bir hitap biçimi. İçini doldurmak zorunda olmadığın, hızlı tüketilen bir yakınlık hissi.

“Aşko” dediğinde sevgi değil, daha çok bir tonlama taşıyorsun. “Bro” dediğinde bağ değil, bir tarz sergiliyorsun. Yani mesele artık hissetmek değil, hissettiriyor gibi görünmek.

Modern insanın en büyük çelişkilerinden biri burada başlıyor: Yakın olmak istiyoruz ama derinleşmek istemiyoruz. Samimi görünmek istiyoruz ama samimiyetin getirdiği kırılganlıktan kaçıyoruz. Çünkü gerçek samimiyet risklidir. İçini açmayı gerektirir. Maskesiz kalmayı, bazen anlaşılmamayı, bazen de incinmeyi göze almayı…

Oysa “aşko” dediğinde bu risk yok. “Bro” dediğinde kimse senden bir şey beklemiyor. Güven vermek zorunda değilsin, yanında durmak zorunda değilsin. Sadece doğru tonu tutturman yeterli.
Belki de bu yüzden bu kelimeler bu kadar yaygın: Çünkü kolay. Çünkü hızlı. Çünkü derinlik gerektirmiyor.

Ama burada ince bir kayıp var. Dil, sadece iletişim aracı değildir; aynı zamanda ilişkilerin taşıyıcısıdır. Kelimeler yüzeyselleştikçe ilişkiler de yüzeyselleşir. Bir süre sonra insanlar gerçekten yakın olduklarını sanır ama aslında sadece aynı dili konuşuyorlardır.

Gerçek samimiyet ise çok daha sessizdir. Gösterişli değildir. Trend değildir. “Aşko” demez belki ama zor gününde arar. “Bro” demez ama yanında durur. “Kardo” demez ama seni yarı yolda bırakmaz.
Yani mesele ne dediğin değil, dediğinin ne kadarını yaşadığın.

Sorayım o zaman: Biz gerçekten yakın mıyız, yoksa sadece yakın gibi mi konuşuyor, yaşıyoruz?

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. TUGAY YAZGAN “İYİ OLMA ZORBALIĞINI” YAZDI

    02 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Pozitif düşün.” Son yılların en masum görünen ama bazen en acımasız cümlelerinden biri bu. İşini kaybedersin: “Boş ver, daha iyisi çıkar.” Sevdiğin birini kaybedersin: “Güçlü olmalısın.” İlişkin biter: “Her işte bir hayır vardır.” Ekonomik olarak zorlanırsın: “Parayı hayatına çekmeye odaklan.” Kaygılanırsın: “Olumsuz düşünme.” Tükenirsin: “Biraz şükret.” Depresif hissedersin: “Hayat güzel, olaylara biraz pozitif bak.” Bütün bunların ortak bir mesajı vardır: “Şu anda hissettiğin şey yanlış.” Problem de burada başl...
  • 3000 YILINA MEKTUP!

    19 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Taş Devri’ne mektup yazıp günümüz yaşantısıyla pek farkı olmadığını vurgulayınca bir umut 3000’li yıllara mektup yazmak farz oldu…Sevgili NEO-43,Sana 2026'dan yazıyorum.Evet, yanlış okumadın. Kolay değil yaklaşık bin yıl sonrasına bir mektup gönderiyorum.Muhtemelen senin zamanında mektup diye bir şey kalmadı, bu nedenle elindekine ablak ablak bakma; biz elindeki maddeye kağıt, okuduğuna da mektup diyorduk! Belki senin için “okumak”, bizim için ekmek yemek kadar eski ve ilkel bir davranıştır.Ama merak ediyorum NEO-43, siz gerçekten ilerlediniz ...
  • TAŞ DEVRİ’NE MEKTUPLAR

    14 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Sevgili Kovukhan,Sana bu mektubu, aradan geçen birkaç yüz bin yılın ardından yazıyorum. Evet, yanlış duymadın: Birkaç yüz bin yıl. Sen beni tanımazsın, ben de seni hiç görmedim ama seni tanıyorum. Merak etme, dünya hala dönüyor; insanlık da hala geçim derdinde.Senin de bir eşin, çocukların ve başını sokacak bir mağaran vardı. Akşam eve döndüğünde çocuklarının karnını doyurmak, eşinin güvenliğini sağlamak, ertesi gün ne yiyeceğinizi düşünmek zorundaydın. Senin hayatın zordu Kovukhan ama bizimki de pek kolay sayılmaz.Aramızdaki en büyük fark şu:...
  • GÖNÜLLÜ “KAMPÜSTE FİKRİ TAKİP” YAZISINI GÜNCELLEDİ

    10 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    EDİTÖR NOTU : BU YAZIM 11 ŞUBAT 2026'DA YAYINLANMIŞTI. O GÜNDEN BU GÜNE GELİŞME OLMADIĞI GİBİ, "SENİN DAHA HABERİN YOK MU?" GİBİ SORULARLA MUHATAPLIĞIM SIKLAŞTIĞINDAN YAZIYI "OLDUĞU GİBİ, AYNEN" GÜNCELLEMEK İSTEDİM. OLA Kİ "HABERİMİZ/BİLGİMİZ" OLUR! ZİRA "BİLGİ SAHİBİ OLMADAN FİKİR SAHİBİ OLUNMAZ.... HABER KUTSAL YORUM HÜRDÜR" DERİZ BİZ.... İŞTE VİRGÜLÜNE DOKUNMADAN O YAZI: Kdz. Ereğli’de eski Devlet Hastanesi alanında inşası devam eden fakülte kampüsünün yapımı için karar 10 yıl önce alındı, 5 yıl önce belediye ruhsatını kesti, temeli is...