logo

ÖZYAMAK YAZDI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK

Tahsin ÖZYAMAK

Tahsin ÖZYAMAK
tozyamak@haberhayat.net
ÖZYAMAK YAZDI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK

GÜVENLİĞİN GÖRÜNMEZ KAHRAMANI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK

Yazı dizimizi, iş sağlığı ve güvenliğinin en hayati halkasıyla bitiriyoruz: Psikososyal Risk Yönetimi. Bu alan çoğu zaman ihmal edilir ancak kazaları önlemede en etkili yöntemdir. ISO 45001 fiziksel güvenliğin çerçevesini çizerken, ISO 45003 bu yapıyı çalışan ruhu ve refahıyla tamamlar.

Zihin Yorulunca Beden Hata Yapar

Geleneksel İSG sadece baret ve eldivene bakar. Ancak veriler daha derin bir tablo sunuyor:

  • Genç Çalışanlar (18-25 Yaş):  İş kazalarının geneline baktığımızda %28 ile yüksek kaza oranına sahipler. Ölümle sonuçlanan iş kazalarında ise bu rakam %11,78. Bu düşüşün temelinde tecrübe eksikliği ve aşırı özgüven gibi psikososyal faktörler yatar.
  • Tecrübeli Çalışanlar (46-55 Yaş): Kaza sayısı %11,53 olsada, ölümle sonuçlanan iş kazalarındaki oranı %35 gibi sarsıcı bir seviyededir.
  • Zihinsel Yorgunluk: Yılların getirdiği ‘bana bir şey olmaz’ kanıksanmışlığı ve artan sorumluluk stresi, tecrübeli çalışanı ağır kazalara açık hale getirir.

Görünmez Risklerin Erken Teşhisi

Aşırı iş yükü, stres, mobbing veya ailevi kaygılar bir çalışanın dikkatini dağıtmışsa, en gelişmiş koruyucu donanım bile kazayı engelleyemez. SO 45003, tecrübeli çalışanlarda kronikleşen stresi ve gençlerdeki odaklanma sorunlarını erken teşhis ederek güvenli davranışı teşvik eder. 

Dönüşümün Ortak Sorumluları

Güvenli bir çalışma ortamı, tüm paydaşların ruhsal ve fiziksel uyumunu gerektirir:

  • İşletme Yönetimi: Psikososyal riskleri ciddiye almalıdır. Tecrübeli işçinin üzerindeki “hata yapmama” baskısını ve gencin “kendini ispatlama” kaygısını yönetmelidir.
  • İSG Uzmanları, İşyeri Hekimleri ve OSGB’ler: Risk analizi yalnızca fiziksel önlemlerle sınırlı olmamalıdır. Bu süreçler; yaşa bağlı anksiyete, stres ve tükenmişlik gibi ruhsal riskleri de mutlaka kapsamalıdır.
  • İşe alım sürecinde adayın stres yönetimi ve krizlere uyum yetkinliği, pozisyonun gerekliliklerine göre değerlendirilmelidir. 

Bir Farkındalık Çağrısı

Güvenli davranış kültürü, sadece fiziksel önlemlerle değil; çalışanın ruhsal esenliğini merkeze almakla başlar. Ruhsal sağlığı “üretkenliğe engel” gören yönetim anlayışı, tecrübeli çalışanlardaki yüksek ölüm oranlarının başlıca nedenlerindendir. Çözüm nettir: Psikososyal riskleri yasal zorunluluk haline getirmek, iş yükünü adil dağıtmak ve mevzuatı bu riskleri kapsayacak şekilde güçlendirmek.

Son Söz: İş kazalarını önlemek bir “kaza kodu” çözme işidir. Eğer niyetimiz sevgi, yöntemimiz bilgi ise; çalışanı ruhu ve bedeniyle bir bütün olarak korumak zorundayız. Unutmayın, eve huzurla dönebilmek sadece fiziksel değil, ruhsal bir esenlik meselesidir. 

İş sağlığı ve güvenliğini bir zorunluluktan öte bir yaşam kültürü olarak ele aldığımız bu yolculukta bize eşlik ettiğiniz için teşekkür ederiz.

“Unutmayın; en büyük denetçi insanın kendi vicdanı, en güvenli sistem ise birbirimize duyduğumuz sorumluluktur.”

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYAT GERÇEKTEN İYİ BİR ÖĞRETMEN MİDİR?

    05 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Hayat insana her şeyi öğretir." Bu cümleyi kaç kez duyduk, kaç kez söyledik bilmiyorum. Bir başarısızlığın ardından, bir ayrılığın sonrasında, iflas eden bir iş insanının ya da ağır bir hastalık geçiren birinin ağzından mutlaka çıkar bu söz. Sanki hayat görünmez bir okulmuş da herkes mezun oluyormuş gibi… Oysa biraz durup düşünelim. Gerçekten herkes öğreniyor mu? Belki de sorunun dosrusu "Hayat öğretiyor mu, yoksa sadece yaşatıyor mu?"dur! İnsanlık tarihi boyunca filozoflar deneyimin bilgeliğe dönüşmesini tartıştı. Antik Yunan'da Sokrat...
  • AŞKIN PRODÜKSİYON HALİ; YENİ NESİL EVLENME TEKLİFLERİ

    30 Haziran 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Aşk, başkasının bakışına ihtiyaç duyduğu anda dönüşmeye başlar." Bir zamanlar evlenme teklifleri iki insanın arasında yaşanan mahrem bir andı. Heyecan vardı, belirsizlik vardı, reddedilme ihtimali vardı ve en önemlisi; o ana tanıklık eden yalnızca iki kalp vardı. Bugün ise aynı soru soruluyor ama farklı bir niyetle… "Benimle evlenir misin?" sorusu artık çoğu zaman "Bunu kaç kişi izleyecek?" sorusunun gölgesinde kalıyor. Çünkü çağ değişti. Biz artık yalnızca yaşamıyoruz; yaşadıklarımızı sergiliyoruz. Fransız düşünür Jean Baud...
  • “BİZ FUTBOLU ÇOK SEVİYORUZ AMA FUTBOLU ANLIYOR MUYUZ?”

    27 Haziran 2026 Genel, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Türkiye’nin Dünya Kupası hikayesi, aslında bir spor hikayesinden çok daha fazlasıdır. Bu hikaye; bir toplumun sabırsızlığının, duygusallığının, kısa yoldan başarı arzusunun ve kendisiyle yüzleşmekten kaçmasının hikayesidir. Dünya Kupası tarihinde Türkiye’nin en büyük başarısı 2002’de gelen üçüncülüktür. O yaz, sadece bir futbol başarısı değil; bir ulusun kendini yeniden güçlü hissetme anıydı. Ancak asıl soru şudur: Biz o başarıdan bir kültür mü çıkardık, yoksa onu bir hatıra olarak duvara mı astık?Aradan geçen yıllar ikinci seçeneğin daha d...
  • OSMANLI’NIN SON DEVRİNDE KDZ EREĞLİSİ EVKAF MEMURLARI

    26 Haziran 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    TDV İslam Ansiklopedisi’nin ‘’Evkaf-ı Hümayun Nezareti’’ bahsinde Nazif Öztürk’ün ifadesine göre; Evkaf-ı Hümayun Nezareti, II. Mahmud tarafından, sultanlara ve yakınlarına ait dağınık bir vaziyette bulunan vakıfların tek elden idaresi maksadıyla 1826 yılında kurulmuştur. Nezaretin kurulma sebepleri ararsında, çok dağınık bir vaziyette olan vakıf yönetiminin tek elde toplanması yanında vakıf sektöründe baş gösteren yolsuzlukların ortadan kaldırılması, devlet yapısının batı tarzında merkezi bir anlayışla yeniden düzenlenmesi ve vakıf pot...