logo

17. VE 18. YÜZYILLARDA NEFS-İ EREĞLİ’NİN İDARİ VE SOSYAL YAPISI


DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com

Bülent Ecevit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih ABD. Yüksek Lisans Öznur Kaya, 2018 yılında hazırladığı ‘’17.ve 18. Yüzyıllarda Karadeniz Ereğli’nin Sosyal ve Ekonomik Tarihi’’ başlıklı yüksek lisans tezinde kentimizle ilgili önemli bilgiler vermektedir.

17.ve 18.yz.larda Osmanlı Devleti idari, askeri, ekonomik, sosyal ve kültürel hayata büyük değişiklikler getirmiştir. Klasik dönemden çıkış ve Osmanlı’yı Tanzimat’a hazırlayan dönem olarak da değerlendirilecek bu dönemden Ereğli de etkilenmiştir. Özellikle Osmanlı’nın batılı devletlerle olan deniz savaşlarında ihtiyacı olan gemi ve Tersane-i Amire için gerekli mühimmatın temini ve ulaştırılması noktasında önemli merkezlerdendir.

16.yüzyıl ‘Tahrir’lerinde Karadeniz Ereğlisi, Osmanlı Devleti’nin Bolu Sancağına bağlı nahiyelerden biridir. Bendereğli ( Ereğli ) nahiyesi, bir diğer adıyla Nefs-i Ereğli idari bölünmede bir kaza merkezidir. 1519 tahririnde 137 hane, 5 muaf Müslim ve 42 hane   Gayr-ı Müslim bulunurken, 1568 tarihinde 150 hane, 40 mücerred, 58 muaf Gayr-ı Müslim ve yine 42 hane Gayr-ı Müslim nüfusa sahiptir. 1519 tahririnde 27 köy, 2 mezraa; 1568 tahririnde ise 27 köyü olup meskun mezrası yoktur. Gayr-ı Müslim nüfusu iki tahrirde de 42 haneyken muaf Müslimlerin sayısı büyük oranda artış göstermiştir. Buradan iki tahrir arasındaki farka bakıldığında Ereğli’de Müslüman nüfusunun arttığı sonucunu çıkarabiliriz. Aynı zamanda Bolu yaya ve müsellem sancakları taksimatında Bendereğli nahiyesi bu taksimatın içerisinde yer almaktadır. Ereğli ( Nefs-i Ereğli )’de; 1519, 1531 ve 1569 tarihlerindeki ‘’kıst-ı iskele-i Nefs-i Ereğli, Kıst-ı Bozhane-i Nefs-i Ereğli, Gebran-ı Nefs-i Ereğli ve Hassa-yı Cedid adı altında Ereğli’den bir köyün hasılatı’’ padişah hassıdır. 1519 tarihli Bolu tahririnde yer alan Ereğli zeamet gelirlerinin sahibi, Mustafa Bey’dir ve geliri ‘’niyabet-i Nefs-i Ereğli ve pazarı, Ereğli hisarı içerisinde ve dışarısında yer alan bir miktar yer ve bahçedir.’’ 1534 tarihli İstanbul Kadı Sicili’nde, Gebze, İzmit, Şile, Kandıra, Ada, Akyazı, Kerpe, Bendereğli, Konrapa, Yalova, İznik ve Görele kadılıkları vergilerinin Bıyıklı Ali b. Yusuf’a mukataaya verilmiştir. Ereğli’de bulunan tımar sayısı ve gelir ise, 1519 senesinde 23 tımar sayısına sahip olup 81.686 akçe geliri vardır. 1531 tarihli tımar sayısı 20, tımar geliri ise 76.314 akçe geliri vardır. Tımar sayısı 1568’de 15’e düşerken, tımar geliri ise 91.432 akçedir.

Tımar sayısının 1568 senesinde daha az olmasına karşılık, tımar gelirinin 1519 senesindeki tımar sayısı ve gelirinin karşılaştırılmasında, bu durumu arazinin verimliliğinin artması olarak değerlendirebiliriz. 1580 tarihli İstanbul Kadı Sicili’nde; Akçaşehir, Bendereğli ve Çarşamba kadılıklarındaki kaçakların cizye vergileri iltizama verilmiştir. Nefs-i Ereğli’nin 16.yz.daki şehirleşme ve yerleşim alanına baktığımızda, Bolu Sancağı’nın diğer nahiyelerine nazaran mahalle ayrımına gidilmeden tek bir merkez olarak verilmiştir. Buranın ahalisi şehirli kabul edilerek çift resminden muaf tutulmuşlardır.

Ereğli Sancağı’nda 1519 tarihinde 179 hane bulunurken, 1569 tarihinde nüfusun arttığını görmekteyiz. 1569 tarihinde Ereğli’de hane sayısı 192’dir. Bolu Sancağı nüfusunun % 10’luk kısmını oluşturmaktadır. Ereğli’nin köy yerleşimlerine baktığımızda ise, 1-10 arası hane sayısı 1519 tarihinde yok iken, 1569 tarihinde 1 köy bulunmaktadır. 11-25 arası hane sayısı 1519’da 4 iken, 1568’de 2’ye düşmüştür. 25-50 arası hane sayısı 1519’da 13 iken 1568’de bu sayı 2’ye düşmüştür. 51-100 arası hane sayısı 1519’da 4 iken 1568’de 10’a yükselmiştir. 100 haneden fazla köyler ise 1519’da 2 iken 1568 tarihinde bu sayı 8 köye yükselmiştir. Hane sayısı 50’nin üzerinde olan köy sayılarında iki tarih arasında yaklaşık 50 yıl süre dahilinde artış yaşanmıştır. Buradan bölgenin nüfusunun arttığını görmekteyiz. Hane sayısı 50 üstü köy sayısı artış gösterirken, hane sayısı 50’nin altında olan köy sayısının iki tarih arasında düştüğünü görmekteyiz.

Ereğli’de yer alan ‘Konargöçer’ halk, Cemaat-ı Yörükan-ı Horasanlı, diğer adıyla ‘’Soğanlı’’ cemaatidir. Ereğli nahiyesinde kışlarlar. 1519 tarihli tahrirde; 89 hane, 11 mücerred, 7 nim çift mutasarrıfı, 1 ehl-i ilm ve 2 muhassıl, 1 ama, 1 mecnun bulunur. 1569 tahririnde 150 hane kayıtlı bulunmaktadır. Ereğli kazasında 1519 senesinde 179 hane bulunur ve bunlardan 42 hane Gayr-ı Müslim nüfustur. 1568 tarihli tahrirde ise hane sayısı 192 iken Gayr-ı Müslim hane sayısı 63’tür.

  • DEVAMI VAR…

Paylaşın:
Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MİLLETVEKİLİ BOZKURT DAHA SERİNKANLI OLMALIYDI!

    31 Mart 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    . Kdz. Ereğli’de Ramazan Bayramı resmi bayramlaşma töreninde kısa süreli de olsa bir gerginlik yaşandı! Öğretmenevinde düzenlenen törene yoğun katılım olması dikkatimi çekmişti. Bazıları bu durumu “Az sonra kopacak fırtına için bindirilmiş kıtalar” olarak yorumlasa da, ben genel-yerel siyasal iklimin gereği olarak düşünmüştüm.   Cici hanımların, şık beylerin katıldığı bayramlaşmada Kaymakam Yapıcı’nın sakin ve güleryüzlü hali ile misafirleri kapıda karşılıyor olması salona da yansımıştı ki!.. Ta ki; CHP’li Belediye Başk...
  • 1844 YILINDA KDZ EREĞLİSİ’NDE CİZYE VERGİSİ UYGULAMASI

    13 Mart 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Cizye vergisi klasik İslam toplumlarında en önemli vergi kalemlerinden biridir. Toplum içerisinde azınlık olarak yaşayan veya bir bölgede azınlık olmasa dahi devletin hükümranlığı altında bulunan geyrımüslim olan bütün unsurlardan alınan bir vergi türüdür. Müslüman olmayan faal nüfustan baş vergisi olarak alınan cizye, gayrımüslimlerin askerlikten muaf olmaları ve himaye edilmeleri yanında Müslümanların hakimiyetinin de bir sembolüdür. Bu vergi türünün Osmanlılarda en önemli vergi olduğu bilinmektedir. Cizye eli silah tutan kimselere...
  • GÖNÜLLÜ YAZDI : VURMAYIN ABALIYA!

    27 Şubat 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’la ilgili “BAŞKANIN DEDİĞİNİ YAP, YAPTIĞINI YAPMA” başlıklı yazımı “hiciv, manidar ve tarzım dışı” bulup eleştirenlere ve kutlayanlara teşekkür ederim. Gerçekte de manidar ve tarzım dışı-şiirsel oldu. Ama kimse beni haksızlıkla itham etmedi. Başkan Posbıyık’ın da muhtemelen bıyık altından gülmesi de bunun işaretedir.  Kutlama ile gaz vermeler ise daha çok bizim camiadan ve iş dünyasından oldu. Kimi samimiyetle, kimi gayri samimi… Beni bilen bilir; ima etmem, sulandırmam, rövanşizmde...
  • KDZ EREĞLİ HAMİDİYE TABURU

    14 Şubat 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Batılı devletlerin gayrımüslimlerin hakları üzerinden Osmanlı’nın içişlerine karışmaları karşısında Osmanlı da toprak bütünlüğünü korumak için türlü siyasi hamleler geliitirmiştir. Batıl devletler ‘’Şark Meselesi’’ şeklinde formüle ederek  ortaya attıkları bu egniş siyasetin çerçevesine Ayestefanos ve Berlin Antlaşmaları ile devletin doğuusnda bulunan Eremeniler’in haklarını da dahil etmişlerdir. Osmanlı’nın bu hamleye karşı toprak bütünlüğünü korumak için aldığı tedbirler içerisinde geliştirdiği en genel siyaset ‘İslamcılık’ olmuştur...