logo

GEMİLERİN ÇOĞU İNSAN HATASI YÜZÜNDEN BATMIŞTIR

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
GEMİLERİN ÇOĞU İNSAN HATASI YÜZÜNDEN BATMIŞTIR

Yaklaşan oda seçimleri ile genel seçimler, sonbahar ve kış mevsimlerinin de sıcak geçeceğini gösteriyor.

Kdz. Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin adayları Mevcut Başkan Arslan Keleş ile adaylığını çok önceden açıklayan Niyazi Özcan hızlandılar.

Her ikisi de iddialı açıklamalarla “hizmete varız” dediler.

Ben şahsen yaptıklarını anlatmalarını değil, seçilirse neyi/ kimlerle yapacaklarını bekliyor olacağım.  Bu demektir ki sağlam ekiplerin, ortak akılların ve rasyonel projelerin açıklanması gerekiyor.

Ben olsam; yetki ve sorumluluğumu aşan popülist vaatlerde asla bulunmam. Erdemir’i, Tat Metal’i ağzıma alırken 3 defa düşünürüm. Karşı tarafın eksisi üzerinden değil kendimin ve grubumun artısı üzerinden yürürüm.  Siyaseti bulaştırmam, siyasete bulaşmam.

Siyasetin müdahalesi ve siyasete müdahale, ticaret ve sanayi odasının kurumsal yapısına, üye hak ve menfaatlerine uygun düşmez.  Siyasi mesajların havalarda uçuştuğu şu günlerde herkes kendi tarlasına sahip çıkmalı!

Evet, siyaset kurumuna ve temsilcilerine her zaman ihtiyaç var ancak unutmamalı ki; aslında siyasetin bu yarı kamusal-verimli tarlaya ihtiyacı var. Ve siyaset, özellikle de iktidar, stk’ları (ve hatta medyayı/kitle iletişim araçlarını) her zaman kontrolü altında tutmak, baskın güç olmak ister.

KANAL Z’de adayların katılımı ile bir açık oturum yapsak mı?

*

Ereğli’deki bazı okulların kısmen yıkım ve güçlendirilmesi gerekçesi ile son anda taşınmaya zorlanması, kademesini bilemem ama tam bir “kötü yönetim” örneğidir.

Sorumluları öğrencilerden, ailelerinden ve öğretim kadrosundan “sıfır not” almıştır.

Sayın Bakan Mahmut Özer’den Ereğli özelinde bir açıklama beklemek hakkımızdır ve bu durumun sadece siyasi sonuçları değil, idari ve hukuki sonuçları da olmalıdır.

Kimsenin bunca insanı, minicik öğrencileri,  üniversite hayali olan gençleri mağdur etmeye hakkı yok.

“Gemilerin çoğu insan hatası yüzünden batmıştır, deniz yüzünden değil…” der şair Özdemir Asaf. Biz de diyoruz ki; Milli Eğitim ulus-devletimizin gemisidir, beceriksizliklerle batırmayın, çocuklarımızı soğutmayın, korkutmayın!

Zamanı yönetemeyen suçlu ayağa kalk!

*

Eski Belediye Başkanlarından Murat Sesli dostumuz, 2024 yılında yapılması planlanan yerel seçimlerde aday(-ki partili adaylık disiplinli bir süreç gerektirir)  olacağını şehirde dolaştırdığı otobüsle erkenden duyurdu.

Sesli’nin hırslı bir politikacı olduğunu biliyoruz ama bu duyuru,  basit bir seçim çalışması, heyecanlı bir erken çıkış olmasa gerek!  

Tek bir mesajla farklı cephelerdeki “düşünceleri” toptan etkilemek ve oylar yerine kitleler ile oyun kurucuları konsolide etmek isteyen Sesli’de liderlik sevdası ve halkın kendisine sempatisi olduğu biliniyor. Ancak bilinmeyen Sesli’nin, sessiz dönemlerdeki tekâmülü ve yönü…

Bunu ise zaman gösterecek.

*

Başkan Posbıyık’ın Celal Bozkuş, Ünal Demirtaş ve Erol Çivici’nin isimlerini anarak “beni chp’den aday yaptırmak istemiyorlar” açıklamasını bir yanılgı ve/veya istemeden de olsa karşı tarafı güçlendirici bir hamle olarak görüyorum.

Öyle değil ve girift bir strateji sürecinin gereği ise devamı gelecektir!

Ve ben Posbıyık’ın bu muhtemel stratejisini; Sesli’nin ortaya çıkışı, yaklaşan TSO Seçimleri ve siyasetin gevşek zemini bağlamında yorumladığımda siyaset sahnesindeki politik illüzyon ustalarının yeni numaralarına hazırlanıyorum! 

*

DTO Başkanı İrfan Erdem’in Rıfat Taneri ile anlaştığını açıklaması da tüm bu gelişmelerden soyutlanmayacak derecede önemli. “Varım, buradayım ve etkiliyim” diyen ‘Deli Fişek’ Erdem, oyun kurmayı sever.   

Paylaşın:
Etiketler: » » » » » » » » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...
  • HAYAT GERÇEKTEN İYİ BİR ÖĞRETMEN MİDİR?

    05 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Hayat insana her şeyi öğretir." Bu cümleyi kaç kez duyduk, kaç kez söyledik bilmiyorum. Bir başarısızlığın ardından, bir ayrılığın sonrasında, iflas eden bir iş insanının ya da ağır bir hastalık geçiren birinin ağzından mutlaka çıkar bu söz. Sanki hayat görünmez bir okulmuş da herkes mezun oluyormuş gibi… Oysa biraz durup düşünelim. Gerçekten herkes öğreniyor mu? Belki de sorunun dosrusu "Hayat öğretiyor mu, yoksa sadece yaşatıyor mu?"dur! İnsanlık tarihi boyunca filozoflar deneyimin bilgeliğe dönüşmesini tartıştı. Antik Yunan'da Sokrat...
  • AŞKIN PRODÜKSİYON HALİ; YENİ NESİL EVLENME TEKLİFLERİ

    30 Haziran 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Aşk, başkasının bakışına ihtiyaç duyduğu anda dönüşmeye başlar." Bir zamanlar evlenme teklifleri iki insanın arasında yaşanan mahrem bir andı. Heyecan vardı, belirsizlik vardı, reddedilme ihtimali vardı ve en önemlisi; o ana tanıklık eden yalnızca iki kalp vardı. Bugün ise aynı soru soruluyor ama farklı bir niyetle… "Benimle evlenir misin?" sorusu artık çoğu zaman "Bunu kaç kişi izleyecek?" sorusunun gölgesinde kalıyor. Çünkü çağ değişti. Biz artık yalnızca yaşamıyoruz; yaşadıklarımızı sergiliyoruz. Fransız düşünür Jean Baud...
  • “BİZ FUTBOLU ÇOK SEVİYORUZ AMA FUTBOLU ANLIYOR MUYUZ?”

    27 Haziran 2026 Genel, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Türkiye’nin Dünya Kupası hikayesi, aslında bir spor hikayesinden çok daha fazlasıdır. Bu hikaye; bir toplumun sabırsızlığının, duygusallığının, kısa yoldan başarı arzusunun ve kendisiyle yüzleşmekten kaçmasının hikayesidir. Dünya Kupası tarihinde Türkiye’nin en büyük başarısı 2002’de gelen üçüncülüktür. O yaz, sadece bir futbol başarısı değil; bir ulusun kendini yeniden güçlü hissetme anıydı. Ancak asıl soru şudur: Biz o başarıdan bir kültür mü çıkardık, yoksa onu bir hatıra olarak duvara mı astık?Aradan geçen yıllar ikinci seçeneğin daha d...