logo

TSO’DAN BEKLENTİMİZ

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
TSO’DAN BEKLENTİMİZ

Kdz. Ereğli TSO ziyaret fasıllarını ve içe dönük sembolik etkinliklerden çıkıp, ilçeye yönelik etkili işlere geçmeli. Mesela ‘iktisat ve kalkınma toplantısı” (kongresi, şurası- kurultayı-paneli  vs.) düzenlemeli.

Haziran ayında belediye tarafından ‘Kdz. Ereğli’nin Kurtuluşunun 100. yılı Sempozyumu’ düzenlenecek.Öncülüğünü Kemal Anadol ve Halil Posbıyık’ın yaptığı 4 günlük programın ‘ekonomi’ ayağının eksik olduğunu katıldığım toplantılarda söyledim.

Sempozyum programına göre konu başlıklarının çoğu tarihsel kişi ve olaylardan oluşuyor. Sadece üçüncü gün Ekonomi Gazetecisi Meliha Okur’un konuşmacı olacağı “Ereğli Ekonomisi ve Sorunları” konulu 20 dakikalık sunum bence yetersiz kalacak. 

Daha önce önerdiğim; siyasilerin (tüm güncel milletvekilleri veya kriterle belirlenecek tüm ilçe başkanlarının katılımı ile) konuşmacı olacağı ve moderatörlüğünü üstlenebileceğim 2 oturumlu toplantı fikri kabul görmedi.  Sempozyum programı siyasi çekişmelere sahne olsun istenmedi sanırım. Oysa ben buna izin vermezdim. Neyse, geçmişe takılmamak gerek.

Şimdi yeniden ve yeni bir şey öneriyorum: 

Kdz. Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası Danışma kurulunu harekete geçirsin  ve sempozyum kapsamında (programın içine sıkıştırılamaz ise öncesi veya sonrasında) başlı başına “İktisat ve Kalkınma” temalı  toplantı düzenlesin.

Tüm taraflar davet edilsin.

Bir oturumda TSO’nun belirleyeceği sektör temsilcileri, diğerinde yatırımcıların başarı hikayeleri ve şehirden beklentileri…

Bir  başka oturumun konuşmacıları ise; iktidar ve muhalefet milletvekillerinden birer kişi, belediye başkanı, kaymakam, TSO başkanı ve bir de akademisyen olsun. Hatta birde Erdemir’den teknik değil de iktisatçı bir konuşmacı olsun.

Konuşulsun yani…

Herkes, Ereğli’nin geçmişten bu güne nereye evrildiğini, bugünü ve gelecekte nereye gide(bile)ceği konusundaki fikirlerini paylaşsın. Gelişmeler, gerilemeler, sorunlar ve çözüm önerileri yorumlansın. Sonuçta tek bir yargıya varmak zorunda da kalmayalım. Öyle ki; izleyiciler “aklın yolu bindir” desin!

Sanayide, tarımda, ulaşımda, inşaat, perakende, hizmet ve turizmde nereden nereye geldik, nereye doğru gidiyoruz? Neden en büyük sorunumuz -hala- işsizlik? Neden ortaklık ve kolektiftik bilincimiz yeterince oluşmadı? Başaranlar bunu nasıl başardı? Ya da başka il/ilçelerin Ereğli’ye öykündüğü kulağımıza sıkça geldiğine göre, yoksa ne kadar da iyi durumda olduğumuzun farkında mı değiliz? İl-ilçe ilişkileri vs…

İzleyicilerden de yazılı sorular alalım ve bunları toparlayıp son bölümde konuşmacılara iletelim.

Bu konuşmaları da yazılı belge haline getirip hem güncel ortama, hem de tarihe hediye edelim.

Bildiğim kadarı ile Türkiye’deki ilk ilçe Ticaret ve Sanayi Odası olan Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetimi, böylece önemli bir ihtiyacı karşılamış ve geçmişle gelecek arasında köprü görevi üstlenmiş aynı zamanda anlamlı ve faydalı bir geleneği başlatmış olacaktır.

Ne dersiniz?

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

#

TSO’DAN BEKLENTİMİZ” için 1 yorum

  1. sayın gönüllü; önerinize katılmamak mümkün değil… lütfen ama lütfen böyle güzel bir konuya politikacı konuk davet edilmesin, çünkü politikacı konukların bu konuyu yapıcı olmaktan çok politik bir propaganda ve eleştiri malzemesi yapacağı çok açıktır… bu konudaki bir toplantının bir beyin fırtınası fırsatı olmasını çok isterim… güzel ereğli’mizin buna çok ihtiyacı var… başarı dileklerimle…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YAZGAN DİKKAT ÇEKTİ: “MASLOW’UN KEMİKLERİNİ SIZLATTIK!”

    22 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir toplum düşünün… Hala karnını nasıl doyacağını düşünüyor; hala ısınmak, barınmak, güvende hissetmek temel amacı… Ve bir yandan da kendi kendine “gelişiyoruz” diyor. Psikolojinin en bilindik kuramlarından biri olan Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi, insanın önce en temel gereksinimlerini karşılayıp sonra kendini gerçekleştirmeye yöneldiğini söyler. Piramidin en altında fizyolojik ihtiyaçlar vardır: Yemek, su, uyku, nefes… Yani hayatta kalmanın çıplak gerçeği. Üst basamaklara çıktıkça güvenlik, aidiyet, saygı ve en tepede kendini ge...
  • ŞEHİR MERKEZİNDE TESCİLLİ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ

    20 Nisan 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma envanteri ve Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından tescillenerek koruma altına alınmış kültür varlıklarımız, Ereğli’mizin önemli zenginlikleri olarak gelecek kuşaklara aktarılmayı hak etmektedirler. Kdz Ereğli Tarih, Doğa ve Kültürünü Yaşatma Derneği’nin yazdığı Akheron Vadisi Projesi ve geçmiş dönem Zonguldak Milletvekilimiz Boray Baycık’ın, Turizm Bakanlığı nezdinde başvuru ve girişimleri sonucu 2000-2002 yıllarında yapılan kamulaştırma, temizlik, bakım ve aydınl...
  • HAYAT NE ZAMAN YORAR?

    13 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Hayatın yorduğunu söyleyen insan sayısı her geçen gün artıyor. İlginç olan şu ki, bu yorgunluk çoğu zaman fiziksel değil! İnsanlar artık daha az ağır işlerde çalışıyor, teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, konfor artıyor gelin görün ki yorgunluk dinmiyor. O halde sormak gerekiyor: Hayat gerçekten ne zaman yorar? Bu soruya verilecek en dürüst cevap şudur: Hayat, anlamını kaybettiği zaman yorar. Friedrich Nietzsche’nin o meşhur sözü bu noktada hala geçerliliğini korur: “Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla katlanabilir.” Burada...
  • FELSEFE BU NOKTADA İKİ TEMEL YAKLAŞIMI ÖNÜMÜZE KOYAR:

    10 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Nasıl Bir Yaşam İstiyoruz; Hazza Dayalı Mı, Hedeflere Dayalı Mı? Modern insanın en büyük açmazlarından biri, neyin peşinden gideceğini bilememesidir. Bir yanda anlık hazların cazibesi; hızlı, parlak ve kolay ulaşılır… Diğer yanda ise hedeflerin sessiz çağrısı; sabır isteyen, emek isteyen, bazen yalnızlık bile getiren bir yolculuk. Psikoloji bize şunu söyler: İnsan beyni kısa vadeli ödüllere programlanmıştır. Dopamin sistemi, bizi hemen şimdi iyi hissettiren şeylere yönlendirir. Sosyal medya, hızlı tüketim alışkanlıkları, anlık ...