logo

BELEDİYE “FARKINDAYIZ” DESİN; BU KADAR!

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
BELEDİYE “FARKINDAYIZ” DESİN; BU KADAR!

Kdz. Ereğli Belediyesi bir yıldır yerel gazeteler abone olmuyor, ilan vermiyor. Halkı temsil eden belediye; bazen halkın sesi, kimi zaman da kamunun sesi olan yerel basını sadece gönderilen bültenleri yayınlayan bir mecra olarak görüyor olmalı! Gerekçe ise 2024/7 sayılı Tasarruf Tedbirleri ile ilgili Cumhurbaşkanlığı Genelgesi mevzuatı! (Aslında burada da yoruma açık ifadeler var)

Belediye bir yıldır “izliyoruz, bakalım ve ona göre yılbaşında aboneliği değerlendirelim” iması ile umudu her daim canlı tutarak bugüne kadar geldi ama olmadı. Şimdi de park yerlerinde basına tanıdığı kontenjanı “müfettiş denetlemelerinde başımıza bir iş gelir” gerekçesi ile iptal etti.

Hükümete ve yerel yönetime sesleniyoruz: Kriterler oranında abonelik sisteminin başlatılmasını ve basın araçlarının belediye park yerlerinden ücretsiz olarak faydalanmasını talep ediyoruz. 

Tasarruf tedbirlerinin amacı kamu kaynaklarını korumaktır. Ancak yerel basına yönelik gazete aboneliklerinin tümden yasaklanması, tasarruf amacını aşan ve yerel basının sürdürülebilirliğini tehdit eden bir sonuca yol açabilir. Bunu kimse istemez.

Tam bu noktada, “Mali disiplini sağlamış, borçsuz ya da bütçe dengesi güçlü belediyelerin, yerel kamuoyunu izlemek ve bilgilendirme görevini sağlıklı yürütmek amacıyla sınırlı ve denetimli gazete aboneliği yapabilmesinin önü açılmalı.” diyoruz. Bu bir israf değil, kamusal iletişime değer vermek; hizmetlerin, arz ve taleplerin karşılıklı aktarılmasını sağlamaktır.”

Düşünsenize; gazeteci olarak belediye meclis toplantına, kaymakamlığa veya bir iş insanına, vatandaşa, AKM’ye gideceksiniz; her gidişte 70 tl. park ücreti ödeyeceksiniz. “Her an abone olabilir” beklentisi ile belediyeye gazete gönderip, internette haberlerine yer vereceksiniz; sonuç sıfır! Şu var ki; elbette belediyelerin icraatları veya eksiklikleri haberdir ve hiçbir karşılık beklemeden yapmak-yazmak zaten görevdir. Lakin rutin işler bile reklam haline getirilirse basında da işletme körlüğü kaçınılmazdır.   

Dramatize etmek istemiyorum ama Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Basın Kartımız bir işe yaramayacak, basın kuruluşlarının personeline verdiği kart da bir işe yaramayacak, ama gayet makul bir abonelik ve park kolaylaştırıcılığı müfettiş/denetlemesi kaygısına takılacak! Üç yanlış bir doğru etmiyor!

Bu uygulama yanlıştır! Tasarruftan kasıt bu olmamalı. Ereğli özelinde Belediye akredite olmuş basın kuruluşlarına birer araçlık kontenjan tanıyıp, belirli park yerlerine(örneğin eski terminal alanı ve AKM civarı) kısıtlı saatlerle(örneğin 2 saatliğine) ücretsiz park kolaylığı sağlamalıdır. 

Başkan Posbıyık, çok değil, daha yeni yukarıdaki fotoğraf çekildiğinde yani 10 Şubat Çalışan Gazeteciler günü konuşmama cevap olarak, “Paramız var ama veremiyoruz, hükümeti tenkit edeceğinize beni tenkit ediyorsunuz” demiştir. Haklı yani; “Gazetelere abone olmak istiyorum, para sorunumuz da yok ama mevzuata takılıyoruz” diyerek iradesini açıkça ortaya koymuştur. Ah bir de bütçe formülünü de ortaya koysaydı Posbıyık iyiydi ama !..

Evet, bugün burada savunduğumuz mesele, ne bir ayrıcalık talebidir ne de imtiyaz arayışı…
Savunduğumuz şey lütuf da değil; kamu yararına görev yapan basının hak ettiği abonelik talebinin karşılık bulması ve araç park işini kolaylaştıracak makul bir düzenlemedir.

Ölçülü, denetlenebilir ve makul bir öneri

Bu satırları, bir polemik başlatmak ya da bir ayrıcalık talep etmek için değil; demokrasinin sahadaki en görünür paydaşlarından biri olan yerel basının çalışma koşullarını iyileştirecek makul bir hatırlatmayı yapmak için kaleme alıyorum.

Bu noktada yerel basına düzenli abonelik meselesine tekrar değinmek isterim: Bir belediyenin yerel basına abone olması; salt destek olmak değil, kendi faaliyetlerini ciddiye alması anlamına gelir. Kent hafızasının kayıt altına alınması, yapılan hizmetlerin doğru aktarılması ve eleştirinin zamanında duyulması, belediyeyi ne mali ne de idari olarak zayıflatmaz; aksine güçlendirir. İncelemelerde bir suiistimal tespit edilirse o zaman cezai müeyyide uygulanır. Aksi halde toptan yasaklamak her iki tarafı da(belediye ve basın) zora sokuyor! Bu konuda Kdz. Ereğli gibi hali vakti yerinde olan samimi yerel yönetimlerin de girişim yapması gerekir.

Kimse lütuf veya haksız/hukuksuz sınırsız bir şey istemiyor : Ne bütçeyi sarsan, ne sistemi bozan ama varlığı çok şeyi anlatan makul bir talep…

Tekrarla; burada akçeli işleri yazmayı zül sayarım ama bu yazının bir çağrı olarak okunmasını; Hükümetin ve belediyelerin basınıyla barışık, şeffaflığı önceleyen ve yerel demokrasiyi önemseyen bir yönetim anlayışına dostça bir çağrı olarak okunmasını isterim.

Belediye tarafından basına yapılacak küçük kolaylıklar veya zorluklar, önemli bir mesajdır!

Sadece “biz buradayız, görev yapıyoruz” diyen basına, belediyenin de “farkındayız” demesini bekliyoruz.

Bu kadar!

Paylaşın:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KDZ EREĞLİSİ ŞEHİR MERKEZİNDE TESCİLLİ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ

    12 Haziran 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma envanteri ve Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından tescillenerek koruma altına alınmış kültür varlıklarımız, Ereğli’mizin önemli zenginlikleri olarak gelecek kuşaklara aktarılmayı hak etmektedirler. Kdz Ereğli Tarih, Doğa ve Kültürünü Yaşatma Derneği’nin yazdığı Akheron Vadisi Projesi ve geçmiş dönem Zonguldak Milletvekilimiz Boray Baycık’ın, Turizm Bakanlığı nezdinde başvuru ve girişimleri sonucu 2000-2002 yıllarında yapılan kamulaştırma, temizlik, bakım ve aydınl...
  • MUTLU BİR ŞEHİR

    12 Haziran 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Charles Dickens’ın ‘’İki Şehrin Hikayesi’’ roman girişi şu cümlelerle başlar; ‘’Zamanların hem en iyisi hem de en kötüsüydü; bilgeliğin ve aptallığın çağıydı. Hem inanç hem de kuşku devriydi. Işığın da asrıydı karanlığın da. Hem umut baharıydı hem de umutsuzluk kışı. Her şeye sahiptik hiçbir şeyimiz yoktu.’’ Yaşam hakkında bugünün dünyasına dair, 167 yıl öncesinden verilen gizli mesaj, bana nasıl döndü dersiniz. Dickens edebiyatının etkili giriş cümlesinden yola çıkarak, Dünyanın en yaşanabilir şehirlerini araştırdım. Neticede rotamı Da...
  • SESSİZ SALGIN: SOSYAL İZOLASYONUN GÖRÜNMEYEN YIKIMI

    08 Haziran 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Dünya Sağlık Örgütü’nün sosyal izolasyonu ciddi sağlık riskleri arasında değerlendirmesi, aslında modern insanın uzun zamandır sessizce yaşadığı bir gerçeği görünür hale getirdi. Çünkü bugün insanlar hiç olmadığı kadar “bağlantıda”, ama bir o kadar da yalnız. Kalabalıkların içinde büyüyen bu yalnızlık hali, artık sadece duygusal bir mesele değil; psikolojik ve fiziksel sağlığı tehdit eden küresel bir risk olarak karşımızda duruyor. İnsan zihni ilişkiyle gelişir. Güvende hissetmek, anlaşılmak, bir yere ait olmak; ruh sağlığının temel ihtiyaç...
  • CANVER YAZDI: KSENEPHON VE ONBİNLERİN DÖNÜŞÜ

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Ksenephon ( d. MÖ 431-ö. MÖ 350’den kısa bir süre önce ), Attika’lı bir Yunan tarihçisi olup Anabasis ( Onbinlerin Dönüşü ) adlı yapıtıyla tanınır. Anlatım biçiminden dolayı Antik Çağ’da çok tutulan bu eser, Latin edebiyatı üzerinde de büyük bir etki bırakmıştır. Varlıklı bir Atinalı aileden gelen Ksenephon, Atina ve Sparta arasındaki Peleponnessos Savaşı ( MÖ 431-404 )’nın karışık ortamında yetişmiştir. Sokrates’in yanında öğrenim gördü. Dolayısıyla aşırı demokratik yönetime karşı eleştirel bir tutum takındı. MÖ 401’de Atina’da demokrasini...