logo

ALAPLI’DA NEŞREDİLEN GAZETELER

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
ALAPLI’DA NEŞREDİLEN GAZETELER

Ereğli’nin eski nahiyesi olan Alaplı’da da 1985 yılından günümüze yerel gazeteler yayınlanmıştır. Yüksek Lisans öğrencisi Dilşad Yırsutemur, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Cumhuriyet Tarihi Bölümüne sunduğu ‘’Kdz Ereğli Gazeteleri-Zonguldak Basın Tarihi ( 1923-2007 )’’ başlıklı ve Ağustos 2008 tarihli tezinde bu konuyla ilgili de bilgiler sunmaktadır.

26 Haziran 1985’te yayın hayatına başlayan Yeni Alaplı gazetesinin ilk sayısında yayınlanış amacı şu şekilde açıklanmıştır : ‘’Alaplı’da bugüne kadar çok gazete çıktı. Çoğu maddi sorunlarının veya tesislerinin yetersizliği yüzünden birer saman alevi gibi kısa zamanda dönüp gidiverdiler.

Alaplı sürekli bir değişim içerisinde. Alaplı’daki bu değişime bizim dostlarla birlikte bir araya gelip isim bulmaya çalıştık. Gecemizi gündüzümüze kattık.

Yaptığımız belirlemelere göre, 1986 yılında Türkiye’ye yepyeni ve gelişmiş bir ilçe olarak katılacak olan Alaplı’mızın ismini çok çabuk bulduk : Yeni Alaplı…

Kalkınan büyüyen ve halkının bilinçli tutumları ile kısa zamanda çok büyük aşama kaydeden bu kentimizin insanlarına merhaba diyoruz ve bu ilk sayımızla büyük Alaplı’mıza yepyeni ve temeli sağlam bir gazete sunmaya çalışıyoruz.’’

Yeni Alaplı gazetesinin sahibi Erkan Ceylan, yazı işleri  müdürü Hamdi Öztürk, idari müdür Şeref Türkoğlu, spor yönetmeni Emrullah Erdoğan’dı. Gazetede Fatma Kalyoncuoğlu yazılarıyla yer almaktaydı. Gazetenin spor sayfasını Ayhan Biçer, Şaban Çakır, Mete Arif Tokmak hazırlamaktaydılar. Dört sayfadan oluşan Yeni Alaplı haftada bir Çarşamba günleri çıkarılıyordu. 40×57 cm boyutlarında olan gazetenin fiyatı 100 TL idi. Gazetenin idarehanesi Alaplı’da Yeni Pazaryeri Belediye Dükkanları A Blok Kat. 2 No. 4’te bulunuyordu. Gazete Öz Ereğli Matbaasında basılmaktaydı.

3 Temmuz 1985’te yayınına başlayan Öz Alaplı, haftalık bir gazeteydi. Gazetenin çıkarılış amacı ilk sayısında şu şekilde açıklanmaktaydı :

‘’Her türlü sosyal yaşantıdan mahrum, hiçbir kültür faaliyetine sahne olmayan, şirin kasabamız asırlar süren derin uykusundan uyanarak, gazetemizle birlikte dünyaya gözlerini açacak ve hepimizin gayretiyle yakın bir zamanda asık yüzünü bir tarafa bırakarak gülümseyecektir.

Sevgili okuyucularımız, Öz Alaplı gazeteniz sizlere sırasıyla, kasabamızın köylerini, insanlarıyla, sorunlarıyla, sevinçleriyle, tarihi yerleriyle, adetleriyle ve mesire yerleriyle tanıtmaya çalışacak, böylece kasabamızın içinde yaşayan insanlarımızı birbirlerinden kopuk yaşamlarından uzaklaştırarak, insanlarımızın kaynaşmasını sağlayacaktır.’’

Öz Alaplı gazetesinin kurucusu Ramiz Yıldız, sahibi ise Güneş Yıldız’dı. Yayın kadrosunda Mehmet Mümtaz Yaman ve Mustafa Yaman bulunmaktaydı. Dört sayfadan oluşan gazetenin ilk sayfası yerel haberlere ayrılırken üçüncü sayfası yurt ve dünya haberlerine, son sayfası da spor haberlerine ayrılmaktaydı. Öz Alaplı, Düzce’de basılıyordu.

Öz Alaplı gazetesi 85.sayısından sonra isim değiştirerek Alaplı Ufuk ismini almıştır. Bu dönemde gazetenin genel yayın yönetmeni Şahin Daldaban’dır.

2002 yılında yayınlanmaya başlayan Alaplı Ufuk’un sahibi Ufuk Ajans hizmetleri adına Hüseyin Yılmaz, yazı işleri müdürü Ali Yılmaz’dı. Gazete haftalık olarak yayınlanıyordu. Gazetenin idarehanesi hükümet Caddesi Çayboyu Sokak No. 5/A’da bulunuyordu. Gazetenin baskısı Eserler Matbaası’nda yapılmaktaydı. Altı sayfadan oluşan gazete 39×56 cm boyutlarındaydı. Gazetenin yazarları arasında İsmail Öztürk, Hüseyin Yılmaz ve Hüseyin Akkaya bulunuyordu.

8 Ekim 2003’de yayınlanmaya başlayan Alaplı’nın Sesi gazetesinin imtiyaz sahibiTacettin Demircan, genel yayın yönetmeni Metin Mudanya, yazı işleri müdürü Erdoğan Kutlu’ydu. Gazetenin idarehanesi Hükümet Caddesi Çağlayan Sokak No. 8/B’de bulunuyordu. 40×56 cm boyutlarındaki gazete altı sayfadan oluşmaktaydı. Ofset olarak basılan gazetenin ilk ve son sayfası renkli olarak basılmaktaydı. Gazetenin yazarları arasında Mustafa Çoturoğlu, Metin Mudanya ve Erdoğan Kutlu bulunmaktaydı. Gazete haftalık olarak yayınlanmaktaydı.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BALCI’YA FIRSAT, KELEŞ’E İHTAR, YAĞIZ’A DENGE…

    04 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin çok parçalı bir tablo ortaya çıkaracağı önceden belliydi. Arslan Keleş’in başını çektiği mevcut yönetimin listesine karşı Yüksel Balcı’nın listesi yarıştı. Hizmet meslek grubunda bağımsız hareket eden Kürşat Yağız’ın Balcı ile ittifak yapması, seçim öncesindeki dengeyi Balcı lehine değiştirdi. Bu birlikteliğin sandığa da yansıdığı kanaatindeyim. Aday ve proje tanıtım toplantıları, sonucun işaretlerini vermişti. Burada sadece Keleş’in 10 projesi ile Balcı’nın 23 projesi yarışmad...
  • RECEP İVEDİK BİZE NE ANLATIYOR?

    02 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Baskın kültürün aynasında Türkiye Bazı filmler yalnızca güldürmez. Topluma ayna tutar. Recep İvedik serisi de bunlardan biri. İlk bakışta karşımızda kaba, yüksek sesli, kuralları önemsemeyen, öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve toplumsal nezaket kodlarına mesafeli bir karakter vardır. Fakat Recep İvedik’i yalnızca “kaba adam” olarak okumak, karakterin toplumsal karşılığını anlamamızı engeller. Çünkü Recep İvedik aslında tek başına bir karakter değil; Türkiye’de var olan bazı kültürel gerilimlerin görünür hale gelmiş biçimidir...
  • BU ÇİLEYİ HAK ETMİYORUZ!

    28 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli’nin artık yalnızca bir trafik sorunu değil, bir “trafik sorunsalı” var. Çünkü mesele birkaç kavşaktaki yoğunluk, yanlış parklar ya da bozulan yollardan ibaret değil. Sorun yapısal hale geliyor ve bana göre burada üç temel eksiklik öne çıkıyor: İrade, teori ve pratik. Asfalt sermek, dubalar koymak, bazı yolları kapatmak, yön değiştirmek ya da yasaklar getirmek zaman zaman gerekli olabilir. Ancak bunlar tek başına trafik politikası değildir. Bunlar olsa olsa günü kurtaran palyatif müdahalelerdir. Kdz. Ereğli Bele...
  • TAHSİN ÖZYAMAK AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ YAZIYOR

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    2. BÖLÜM Üretici, çalışan, müşteri, tedarikçi, vatandaş, kamu çalışanı, sivil toplum gönüllüsü… İş dünyası, kamu yönetimi ve sivil toplum insanı nasıl görüyor? Bir rakam, bir maliyet kalemi, bir işlem olarak mı? Yoksa emeği, hakkı, sorumluluğu ve beklentileri olan bir insan olarak mı? Ahiliğin bize bugün soracağı sorulardan biri belki de tam olarak budur. İlk bölümde Ahiliğin yalnızca bir esnaf teşkilatı olmadığını ele aldık. Onun; emek, dürüstlük, adalet, güven, dayanışma ve toplumsal sorumluluk üzerine kurulu bir hayat anlayışı o...