logo

BALBALOĞLU’NDAN BEKLEDİĞİM…

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
BALBALOĞLU’NDAN BEKLEDİĞİM…

Baştan ima etmeden söyleyeyim; İyi Parti Zonguldak 1. Sıra Milletvekili Adayı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu’ndan beklediğim; Milletvekili seçilerek meclise girmesidir.

Tam bir yıl önce tv programında söylediği “Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar” ifadesi ile O’nun istediği de aynı ki bu uğurda inanılmaz çaba sarf ediyor.

İşi zor mu zor; Hatta en zor!

Ak parti 3. Sıra Milletvekili Adayı Ahmet Çolakoğlu,  haklı olarak siyasi kariyerini devam ettirmek için partisi ile birlikte seçimlere inanılmaz asılıyor. CHP listesinden 3. Sıra adayı olan DEVA Partili Doğa Şanlıoğlu da ilk saha deneyiminde kendisini ispat etmek ve Millet İttifakı’nın vadi boşluğunu doldurmak için çabalıyor. MHP Adayı Murat Kotra ise mevkidaşı Bayram Bozkurt‘la sahayı hiç boş bırakmıyor ve ikiyi zorluyoruz diyor.

Balbaloğlu ise dar ekibi ile tek başına koşturuyor da koşturuyor!… Allah var sıkı çalışıyor.

Gerçi, “Tek başına olmasının müsebbibi kendisi” diyenler de var, “o’nu küskünler/kırgınlar yalnız bıraktı” diyenler de…

İsimlere fazlaca girmeyeceğim ama bana kalırsa her iki görüşü savunanlarında haklılık payı var. Bana kalırsa Parti Genel Merkez Kurmayları Yavuz Erkmen’ne hızlandırılırmış bir tekâmül süreci ile “İyi Parti’nin bölgedeki ağabeyi” motivasyonu kazandırabilselerdi, Sertan Yalçın’ı, Batu Müftüoğlu’nu, Yiğitcan Yıldırım’ı, hatta Ali Kaya ile Asım Tazegül’ü, Sertan Kuzu’yu bir araya getirip “eller havaya” yapabilselerdi,  Balbaloğlu’nun yükü daha hafifleyecek; Münevver(Büyükalgan) Hanımla, Murat(Tatlıbaş) bey daha fazla proje üretecek ve belki de Balbaloğlu’nun seçilmesi  garantilenecekti. Unutmadan “Eller havaya” ekibine Delikanlı Asım Çakır’ı da ekliyorum.

Hala da bu fırsat var aslında. Ayaküstü sohbet ettiğim İyi Parti il başkanı Erdal Gülay’da bu potansiyelin var olduğunu ama henüz bu misyonu benimsemediğini/üstlenmediğini görüyorum.  Oysa siyaset tam da budur; bazen üstlenmeye, benimseyeme ya da o boşluğu görüp buna soyunmaya mecbur kalırsın, görev bilirsiniz.

Konu dağılmadan ve ima etmeden beklenti ve aklımdan geçen gerekçelerimi sıralayayım:

Özetle, siyasette denge /denetleme mekanizmasının iyi işlemesi açısından mütevazılığı kadar derin stratejistliği ile dikkatimi çeken Balbaloğlu’ndan beklediğim; bu zorlukları/eksiklikleri mazeret olarak görmeyip ipi göğüslemesidir, başarmasıdır.

Zira hiç bir mazeret, başarının yerini tutmayacaktır.

Peki ideolojiler ve yüksek siyaset bir yana(ben olaylara ve insanlara böyle bakarım çünkü); neden Balbaloğlu’ndan milletvekili olmasını bekliyorum? İşte yalın gerekçelerim:

  • Ereğli-Alaplı tarafından Ak Parti’den Saffet Bozkurt ve CHP’den Eylem Ertuğrul’un milletvekillikleri garanti gibi. Üçüncü bir Milletvekili, hizmet yoksunu Ereğli’ye çok iyi gelecektir.
  • Balbaloğlu, Zonguldak’ı uzun yıllardan sonra mecliste bayan milletvekili olarak tekrar temsil ederse bu Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından sonraki ilk ili Zonguldak için anlamlı bir temsil olur.
  • Balbaloğlu ile polemiklerden uzak, ulaşılabilir ve tevazulu bir milletvekilimiz daha olur.
  • Aile hayatına önem veriyor(Eşi Hakan bey samimiyetle kendisini destekliyor) , başarılı bir sağlıkçı ve güvendiği(halkayı genişletmesi gerekiyor) bir yerel ekibi var.
  • Dedim ya sadece tatlı dil- güler yüzden ibaret değil. İçinde bir stratejist barındırıyor! Bunu temsil ettiği ülkemize, bölgemize evirtebilirsek, çok şey kazanabiliriz.
  • Devrek Çaycuma tarafında uzun yılar uzman hekim olarak görev yapması ve kendisini sevdirmesi kapsayıcı bir rol üstlenmesini sağlayabilir.
  • Genel Başkanı Meral Akşener‘e yakınlığını ve partisindeki gücünü(1. Sıraya gelebildiğine göre-öyle) bölgeye hizmete dönüştürebilir.

Ayaküstü sıraladığım bu örneklere eklemeler veya çıkartmalar yapılabilir…

3 Mart 2022’de yani tam bir yıl 2 ay önce moderatörlüğünü yaptığım yaptığım tv programında karşımda, özetle “Genç işsizliği en büyük sorun olarak gören, kömürde üretim ve istihdamın artmasını talep eden, ‘adaletin olmadığı yerde hedeflerden bahsetmem mümkün değil’ diyen, tarımı, turizmi, sanayiyi önemseyen ve de ‘umutsuz olmaya hakkımız yok’” diyen bir ilçe başkanı vardı. Şimdi ise ipi göğüslemeye yakın bir milletvekili adayı var.

Ve ben şimdi diyorum ki; Her ne kadar Balbaloğlu’nun milletvekili seçilmesini arzu ediyor olsam da, “Gazeteci kimseye karşı soru soramayacak kadar yakın olamaz” ilkesi çerçevesinde, acaba tekrar canlı yayına çıkıp “Kim, Ne, Neden, Nasıl, Nerede ve Ne ile ?” diye sorsak mı?

Paylaşın:
Etiketler: » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ‘AŞKIM EREĞLİ’ SLOGANI YETMEZ, KİMLİK DE GEREKİR

    06 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli sahilinde yer alan “Aşkım Ereğli” temalı pano, kente gelenlerin objektifine ilk takılan, yerel hafızaya en hızlı dokunan simgelerden biri. Şüphesiz Başkan Posbıyık slogan siyasetini seviyor ve kulağa hoş gelen üretimlerini her yerde söylemek/görmek istiyor: Güneşin Sarısı, Denizin Mavisi, Ormanın Yeşili tekerlemesi… Aşkım Ereğli… Sevgi, Barış, Dostluk selamlaması bunlardan sadece birkaçı… Bu soyut vurgular dünyanın her tarafında her kent için, sosyal yapı için kıymetlidir, buna şüphe yok. Ancak ateş düştüğü yeri yakıyor...
  • TÜRKİYE’DE GENÇLER ARASINDA SUÇ VE ŞİDDET!

    05 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Son yıllarda Türkiye’de çocuklar ve gençler arasında hem suç işleme hem de şiddetin mağduru olma oranlarında ciddi bir artış yaşanıyor. 2024 ve 2025 yıllarına ait resmi verilere göre:Suça sürüklenen çocuk sayısı her yıl artıyor:• 2015–2024 döneminde suça karışan çocuk sayısı önceki dönemlere göre %50’den fazla artarak 2024’te 202.785’e çıktı. 2025’e gelindiğinde de yaklaşık 186.256 çocuk suça karıştı. Bu on yıllık artış %17’yi buluyor.2024’te toplam 612.651 çocuk, güvenlik birimlerine ya mağdur ya da şüpheli olarak bildirildi… Bu sayı bir ...
  • PALYAÇOLAR, MASKELER VE MODERN İNSAN

    28 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Cumartesi sabahları insanın zihni biraz daha açık olur. Haftanın yorgunluğu henüz tamamen silinmemiştir ama düşünmek için de küçük bir boşluk oluşur. İşte tam o boşlukta aklıma bazen şu soru gelir: Biz gerçekten kim olarak yaşıyoruz? Kendimiz olarak mı, yoksa taktığımız maskelerle mi?Bu sorunun en ilginç metaforlarından biri palyaçodur. Palyaço, tarihin en tuhaf figürlerinden biridir. Hem güldürür hem hüzün taşır. Bir sahne karakteridir ama aynı zamanda fazlaca insandır. Sirk arenasında kırmızı burnu, abartılı makyajı ve büyük ayakkabılarıy...
  • BİZANS’IN HERETİK MEZHEPLERİ

    26 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Konstantinopolis ( İstanbul )’teki St. Alexios Kilisesi’nde Mayıs 1140’da başkanlığını Patrik Leo II. Stypes’in yaptığı bir ‘’synod’’ ( Kilise konseyi ) tarafından görülen bir davanın oturumuna Ancyra ( Ankara ), Cyzicus ( Erdek ), Amasea ( Amasya ), Melitene ( Midilli ), Laodicea, Crete ( Girit ), Antioch in Pisidia, Traianopolis, Philippi ( Filibe ), Amastris                 ( Amasra ), Mesembria ve Heracleia Pontica ( Kdz Ereğlisi )’dan piskopos ve patrik görevl...