logo

BİZANS’IN HERETİK MEZHEPLERİ

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
BİZANS’IN HERETİK MEZHEPLERİ

Konstantinopolis ( İstanbul )’teki St. Alexios Kilisesi’nde Mayıs 1140’da başkanlığını Patrik Leo II. Stypes’in yaptığı bir ‘’synod’’ ( Kilise konseyi ) tarafından görülen bir davanın oturumuna Ancyra ( Ankara ), Cyzicus ( Erdek ), Amasea ( Amasya ), Melitene ( Midilli ), Laodicea, Crete ( Girit ), Antioch in Pisidia, Traianopolis, Philippi ( Filibe ), Amastris                 ( Amasra ), Mesembria ve Heracleia Pontica ( Kdz Ereğlisi )’dan piskopos ve patrik görevlileri katıldılar.

Görevli piskoposlar, yakın zamanda, İstanbul Boğazı’ndaki deniz üslerinden biri olan Hieron’daki Of kyr Nicholas Manastırı’nda ölen Konstantinos Khrysomallos’un, keşişlerinin ve etkili din adamlarının elinde dolaşan yazılarını incelediler. Synod, bu yazılarda Messalianizm ( Enthusiast ) ve Bogomilizm izleri buldu ve bunların yakılmalarına karar verdi. Ancak bu yazılar birçok kişinin eline geçmişti.

Synod bu yazıları St. Athenagora Manastırı’nın keşişi ve rahibi Peter, ‘’proedros’’ George Pamphisus ve Gerocomeion Manastırı keşişi Euthymius’tan elde etmişti.

Bundan üç yıl sonra İmparator Manuel ( 1143-1180 ) döneminde, Kapadokya’da Tyana bölgesinde Sasima ve Balbissa’nın piskoposları Leontius ve Clement görevlerinden alınıp, 20 Ağustos 1143 günü Patrik Mikhael’in başkanlığında yapılan kilise duruşmasında Bogolizm suçlamasıyla yargılandılar.

Bu duruşmaya Thomaitis, Ephesus ( Efes ), Ancyra ( Ankara ), Nicomedia ( İzmit ), Nivaea      ( İznik ), Gangra ( Çankırı ), Antioch in Pisidia, Hieropolis ( Pamukkale ), Mesembria ve Herakleia Pontica ( Kdz Ereğlisi )’nın başpiskopos, piskopos ve patrik görevlileri katıldılar.

Ertesi yıl ise Kilise İhbar Görevlisi Basil Cyminianus, George ve Şarap Hizmeti veren John gibi din görevlileri ve Cotya Manastırı’nın keşişlerinin Bogomil sapkınlığı suçlamasıyla ihbar ettikleri keşiş Niphon Bogomil, 22 Şubat 1144 Salı günü, Patrik Mikhael başkanlığındaki Kilise Konseyi toplantısında yargılandı ve Bogomil olduğunu itiraf etti.

Bu yargılamaya Patrihane’nin büyük ve en asil başdanışmanı Leo Scanatus ile Tyana, Laodicea, Dyrrachium, Thebes, Amastia ( Amasra ), Colonea, Madyti, Lake daimonia, Leucak, Parias ve Gothi piskoposlarının yanı sıra Heracleia Pontica ( Kdz Ereğlisi ) piskoposu da katıldı.

1 Ekim 1144  Cuma günü de keşiş Niphon’un aforoz edilmesi için, Patrik Mikhael başkanlığında yeni bir toplantı yapıldı. Bu konseye ‘’pansebastos sebastos’’ Büyük Brungarius, Bulgaristan’ın en kutsal başpiskoposu Hadrianos Komnenos, Patrikhane’nin en asil başdanışmanı Scanatus ile Ankyra ( Ankara ), Cyzicus ( Erdek ), Nicomedia ( İznik ), Nicaea ( İznik ), Tyana, Antioch in Pisidia, Dyrrachium, Alania ( Alanya ), Maduti, Mesembria, Cyzica, Garei ve Gothia’nın yanı sıra Heracleia Pontica ( Kdz Ereğlisi )’nın başpiskopos ve piskoposları katıldı. Kilise konseyi, keşiş Niphon’u din sapkınlığı ile suçlayıp aforoz etti.

7.yz.dan önce, Anadolu’da Hıristiyan ögeler içeren Gnostisizm ve Maniheizm gibi düalist dinler vardı ama bunlar; Hıristiyanlık’a hasmış gibi görünseler de Hıristiyan olmayan mitlere de dayalı ‘’Teosofik’’ hareketlerdi ve çoğu unsurları Zerdüştlük’ten alınmaydı ve Mahayana Budizmi’nden esintiler içeriyordu..

Mananalis’li Konstantinos tarafından, 7.yz.ın ortasında ilan edilen Hıristiyan dualizmi gerçekten Hıristiyan’dı çünkü Eski Ahit ( Tevrat )’i reddedip yalnızca Yeni Ahit ( İncil )’in bozulmamış otoritesine bağlıydı.

Gnostikler, insanoğlunun ruhani yanının bu kusurlu dünyadan kurtuluşunun ‘gnossis’e yani insanlıkla ilgili hakiki bilgiye bağlı olduğuna inanırlar. Eski ve Yeni Ahit’leri kendi kozmolojik öngörülerine göre yorumlamışlardır. Marsionistler; Gnostik dualist bir mezhep mensubudurlar.

Hıristiyan dualizminin kurucusu olan Mananalis’li Konstantinos’un Ermenistan’da ortaya çıkardığı Paulikan mezhebi; tüm Anadolu’ya yayıldıktan sonra Balkanlar’a sıçramış, Bulgaristan’da Bogomil, Avrupa’da Katharlar, İtalya’da Patarenler ve Messalianlar adını almış, Ortodoks Kilisesi’nin otoritesini tehdit ettikleri için ‘heretik’lik ( sapkınlık ) suçlanmışlardır.

Sapkınlıkla itham edilen diğer dualist mezhepler arasında; Ermenistan’da dal budak salan Tondrakianlar ile Phundaitler, Euchitler, Enthuliastlar ve Encratitler sayılabilir.

Tüm bu mezhepler dualist felsefe üzerine kurulmuş olup dünyanın ve insanın yapısının zıtlıklar ilkesine dayandığını ileri sürmüşleridir. Ortodoks kilisesini İncil’i tahrif ettiği için  aşağılamış ve onu sapkınlıkla suçlayarak tanımamışlardır. Yahudiler’in tanrısını ve Eski Ahit’i de İsa’yı ihbar edip çarmıha gerdirdikleri için kabul etmiyorlardı.

Üzerinde ‘’Tanrı’nın oğlu İsa Mesih’’ yazmadığı sürece haça saygı duyulmasına izin vermiyorlardı ve Teslis ( Baba-Oğul-Kutsal ruh üçlemesi )’i kabul etmiyorlardı. Daha önceki vaftizcilerin günahkar olduklarını iddia ederek Hıristiyanlar’ın çocuklarını yeniden vaftiz ediyorlardı.

Kadınları ‘diyakoz’ ilan edip, kiliselerde dua etmelerine, kutsal kitapları okumalarına, kilise ayinlerine erkeklerle birlikte katılmalarına izin veriyorlardı ve Ortodoks’luğun kutsal ikonalarına karşıydılar.

Bizans topraklarında Ortodoksluk’la heretik dualist mezhepler arasında husumetin sürdüğü bir ortamda, Heracleia Pontica ( Kdz Ereğlisi ) piskoposunun İstanbul’da gerçekleştirilen dört kilise ‘synod’una çağrılarak katılması, alınan kararlarda mühürünün bulunması, kentimizin Bizans döneminde Ortodoks Patrikhanesi nezdinde itibar edilen bir mevkide olduğunu göstermektedir.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. CAN CANVER TARİHE IŞIK TUTUYOR

    11 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    EREĞLİ’NİN KAYABAŞI VE KİRMANLI MAHALLESİNDE TESCİLLENMİŞ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ Sur içi Ereğli’mizin bugün ayakta kalabilen sayılı eski sivil mimari örneklerini de barındıran, kentin en eski mahallesi olan Kirmanlı Mahallesi ve Kayabaşı mevkiinde yer alan kültür varlıklarımız da sevindiricidir ki; Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Envanteri ve Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından tescillenerek koruma altına alınmışlardır. Dikili yokuşunun Kayabaşı’na sapan sokağın köşesinde yer alan ve halk aras...
  • DR. TUGAY YAZGAN “İYİ OLMA ZORBALIĞINI” YAZDI

    02 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Pozitif düşün.” Son yılların en masum görünen ama bazen en acımasız cümlelerinden biri bu. İşini kaybedersin: “Boş ver, daha iyisi çıkar.” Sevdiğin birini kaybedersin: “Güçlü olmalısın.” İlişkin biter: “Her işte bir hayır vardır.” Ekonomik olarak zorlanırsın: “Parayı hayatına çekmeye odaklan.” Kaygılanırsın: “Olumsuz düşünme.” Tükenirsin: “Biraz şükret.” Depresif hissedersin: “Hayat güzel, olaylara biraz pozitif bak.” Bütün bunların ortak bir mesajı vardır: “Şu anda hissettiğin şey yanlış.” Problem de burada başl...
  • 3000 YILINA MEKTUP!

    19 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Taş Devri’ne mektup yazıp günümüz yaşantısıyla pek farkı olmadığını vurgulayınca bir umut 3000’li yıllara mektup yazmak farz oldu…Sevgili NEO-43,Sana 2026'dan yazıyorum.Evet, yanlış okumadın. Kolay değil yaklaşık bin yıl sonrasına bir mektup gönderiyorum.Muhtemelen senin zamanında mektup diye bir şey kalmadı, bu nedenle elindekine ablak ablak bakma; biz elindeki maddeye kağıt, okuduğuna da mektup diyorduk! Belki senin için “okumak”, bizim için ekmek yemek kadar eski ve ilkel bir davranıştır.Ama merak ediyorum NEO-43, siz gerçekten ilerlediniz ...
  • TAŞ DEVRİ’NE MEKTUPLAR

    14 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Sevgili Kovukhan,Sana bu mektubu, aradan geçen birkaç yüz bin yılın ardından yazıyorum. Evet, yanlış duymadın: Birkaç yüz bin yıl. Sen beni tanımazsın, ben de seni hiç görmedim ama seni tanıyorum. Merak etme, dünya hala dönüyor; insanlık da hala geçim derdinde.Senin de bir eşin, çocukların ve başını sokacak bir mağaran vardı. Akşam eve döndüğünde çocuklarının karnını doyurmak, eşinin güvenliğini sağlamak, ertesi gün ne yiyeceğinizi düşünmek zorundaydın. Senin hayatın zordu Kovukhan ama bizimki de pek kolay sayılmaz.Aramızdaki en büyük fark şu:...