
Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin çok parçalı bir tablo ortaya çıkaracağı önceden belliydi.
Arslan Keleş’in başını çektiği mevcut yönetimin listesine karşı Yüksel Balcı’nın listesi yarıştı. Hizmet meslek grubunda bağımsız hareket eden Kürşat Yağız’ın Balcı ile ittifak yapması, seçim öncesindeki dengeyi Balcı lehine değiştirdi. Bu birlikteliğin sandığa da yansıdığı kanaatindeyim.
Aday ve proje tanıtım toplantıları, sonucun işaretlerini vermişti.
Burada sadece Keleş’in 10 projesi ile Balcı’nın 23 projesi yarışmadı. Yarış, adayların kişisel özelliklerinden de ibaret değildi.
Yok hayır; Keleş’in “Geleceğe Ortak Ol” sloganı ile Balcı’nın “Güç Birliği, Ortak Akıl” sloganından da bahsetmiyorum.
Üyelerde oluşan kanaatler/algılar yarıştı.
Balcı grubu, daha organize ve iş birliğine açık bir ekip görüntüsü verdi.
Balcı’nın, önceki dönemde bir oyla seçimi kaybeden ve yarıştan hiç kopmayan Sertan Yalçın’la başlattığı güçlü birliktelik, Kürşat Yağız’la(Yağız’ın İlhan Yazıcıoğlu ve Osman Yavuz’la güç birliğine girmesi akıllıca bir stratejiydi) genişledi. Tanıtım toplantısında etkili isimlerin katılımıyla güçlenen bu tablonun sonuçta payı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Sertan Yalçın bu medeni yarışın kazananı olduğu kadar, kazandıranıdır da…
Bu arada Nakliye Grubunda Tarık Latif’in enerjik heyecanı ve Münevver Büyükalgan’ın tevazulu duruşu, kendi gruplarından çıkmalarına yetmedi. Ancak seçim sürecindeki katkılarını da göz ardı etmemek gerekir. İnşaatta Ufuk Çakmakoğlu’nun enerjik çabalarını, Hakkı Demirçin’in sakin ama dikkatli takibini, kurmay başkanı Eray İlhan’ın ise gösterişten uzak, etkili koordinasyonunu da bir kenara not ediyorum. Mehmet Çivici ise “ben mutfaktaydım” diyor.
Şunu da dikkate almak gerekiyor: Bazı gruplarda küçük oy farklarıyla belirlenen sonuçlar, mecliste hassas bir denge oluşturdu.
Balcı’nın beyaz listesinden 9, Keleş’in mavi listesinden 8, Yağız’ın yine beyaz listedeki grubundan ise 3 üye mecliste yer alacak. Meclis karma olacak. Doğrusu bu kolay bir algoritma değil!
Ben sandığın mesajını şimdilik şöyle okuyorum: Üye, Balcı’ya “fırsat”, Keleş’e “ihtar”, Yağız’a ise “denge” görevi verdi.
Sanki şunu da söyledi:
“Hiç kimse zafer sarhoşluğuna, yenilgi yılgınlığına ya da dengeyi belirlemenin kibrine kapılmasın.”
Balcı’yı ve Yağız‘ı salonda kutladım, Keleş telefonuma cevap veremediği için “hayırlısı olsun” diyemedim.
Sadede gelelim: Üye diyeceğini dedi. Şimdi yönetimi oluşturma, hiç vakit kaybetmeden verilen sözlerin ve açıklanan projelerin takipçisi, uygulayıcısı olma zamanı.
Seçimde ayrı listelerde yer alanların, seçimden sonra aynı odanın ve aynı şehrin sorumluluğunu taşıdığını unutmaması gerekiyor.
Bize de basın olarak, her zaman olduğu gibi, kamuoyu adına denetlemek ve takip etmek düşüyor; Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek demokratik ve en erdemli görevimizdir.
Unutmadan; Kdz. Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası, öteden beri şehirde etkili ve dinamik bir kurumdur. Bu ağırlığın siyaset üstü bir anlayışla korunması, Ereğli’nin ortak meselelerinde kullanılması gerekiyor.
Umar ve dilerim ki; Ereğli’de birçok ilke imza atan, girişimci ve diyaloğa yatkın kişiliği ile tanınan Yüksel Balcı ve oluşturduğu ekibi, bu değerin farkında olarak güzel işler yapmak için hemen harekete geçer.
Zaten Kdz. Ereğli Ticaret ve Sanayi Odasının muhtemelen yeni Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Balcı‘nın seçimden sonra salondaki ilk mesajları son derece olgun mesajlar içeriyordu ve umut vaat ediyordu. Tekrar Kutluyorum…
Ben yerinde olsam, “Bunlar önceliklerimiz arasında değil ki (!)” demeden, şehirdeki trafik kaosunu ve kampüs konusundaki durağanlığı gündeme alırdım. İlgili kurumlarla çözüm arayışını başlatır, somut öneriler geliştirir ve sürecin takipçisi olurdum.
Her sorunu tek başına çözmek mümkün olmayabilir. Ancak çözüm için öncülük etmek, iş birliği kurmak ve sonuç almak üzere ısrarcı olmak mümkündür.
Yeni dönemde görev alacak yönetime, tüm üyelere başarılar ve kolaylıklar diliyorum.
Adım Hıdır, diyeceğim budur : Haydi iş başına…
BENZER HABERLER