logo

CANLA-BAŞLA!..

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
CANLA-BAŞLA!..

.

Geçtiğimiz hafta sonu derneğimizin 2. Olağan genel kurul toplantısını tam kadro ile gerçekleştirdik.

Kdz. Ereğli Dijital Medya ve Gazeteciler Derneği (ERMED)’den bahsediyoruz… 

2021 yılında o günkü pandemi şartlarında yağmurlu bir Mart ayında kurduğumuz… Temmuz ayında ilk genel kurulumuzu yaparak; Bendeniz ve meslektaşlarım Fikri Kapan, Sabriye Aşır, Aykut Ateş, Hüseyin Aksakal ile birlikte ilk yönetim kurulunu üstlendiğimiz…  Fahrettin Özaydın, Arzu Tekin ve Yeşim Çakır’ın denetlediği… Yusuf Zobar İle Mustafa Kemal Bektaş’ın ilk üye olmak için yarıştığı derneğimizden bahsediyoruz.

Üye sayımızın çabucak yirmiye çıktığı… Etkinlik, ziyaret ve misafir kabul sayısının sayamayacağımız kadar çok olduğu… 

Bayrağımız, Atatürk’ümüz, demokrasiyi hep üstte tuttuğumuz; Misyon olarak ilk günden “Mesleğimiz, meslektaşlarımız ve Ereğli’mizin ilerlemesine katkı sağlamayı” benimsediğimiz… vizyonumuza “Bölgemize ülkemize, dünyamıza entegre olmayı” yazdığımız… Evrensel insan haklarına ve tüm inançlara saygılı, etik ilkelere bağlı, barışsever üyelerimizden oluşan derneğimizden…

Kuruluş motivasyonumuz olan Tüm İletişim ve Medya Federasyonu(TİMEF) Genel Başkanı Şakir Gürel’i 2021’de konuk ettiğimiz, Ekonomi Gazetecileri Başkanı(EGD) Celal Toprak ve gurme yazarları ile 2022’de “Yerel Kalkınmada Medyanın Rolü”nü masaya yatırdığımız, Akademisyen Doç Dr. Vildan Hilal Akçay ile daha 2 hafta önce “Planlı Eskitme Stratejisi ve Medyanın Tüketim Alışkanlıklarındaki Rolü” konulu söyleşiye imza attığımız…

Siyasilerle ve kamu yöneticileri ile adeta basın toplantısı kıvamında gerçekleşen ziyaret ve toplantılarımızın gündem oluşturduğu, “Uğur Mumcu’yu nasıl analım?” diye kafa yoran derneğimizden….

Ankara’da, İstanbul’da, Ordu’da, Marmaris’te, ilk refleksle destek olduğumuz deprem bölgelerinde adımızın geçtiği, hamsi festivalinde yoğun ilgi gören standımızı mesleki dövizlerle süslediğimiz derneğimiz, bilgiyi paylaştığımız, eksik yanlarımızı tamamladığımız ERMED’den…

Pikniklerde ateş yaktığımız, gecelerde şarkılar eşliğinde show yapıp dans ettiğimiz, ertesi gün birbirimize “Ama Sayın…” diye hitap ederek ciddi mesleki tartışmalara girdiğimiz, iyi günde-zor günde birbirimize destek olduğumuz derneğimiz var ya : ERMED, işte ondan bahsediyoruz…

Daha bahsedecek çok şey olsa da yerimiz bu kadar.

.

.

İşte bu derneğimiz ERMED, 2. Olağan Genel kurulunu yaparak Yönetim Kurulu Başkanı olarak bendenize ve değerli yol arkadaşlarım Fikri Kapan, Arzu Tekin, Yeşim Çakır ve Fahrettin Özaydın’a bir kez daha yönetme; Aykut Ateş, Sabriye Aşır ve Yusuf Zobar’a denetleme görevi verdi.  Mandra Filozofu moduna giren Aksakal ise kendi isteği ile görev almak istemedi ama “her daim hazırım” dedi.

Böylece, 2024-2027 dönemini yönetmek üzere canla-başla… görev üstlendik.

İlk kurduğumuzda “ERMED tarih yazar mı?” diye yüksek sesle düşünmüş yazmıştım. Şimdi inanıyorum ki ERMED ekibi tarih de yazar, coğrafya da!… Zira, zaman-mekan kavramı tanımayan mesleğimizin zorlu şartları ile derneğimizin yetki, görev ve sorumlulukları bir araya gelince tarih-coğrafya yazmanın bir iddia değil, sosyokültürel bir olgudan ibaret olduğunu yaşayarak anlıyoruz.

Yolumuz açık, paydaşlarımız bol, faaliyetlerimiz etkili olsun inşallah.

Bize güvenerek destek olan tüm kişi ve kuruluşlara teşekkür ederiz.

Canla-başla…

  • Not: Bu arada tesadüf eseri aynı gün genel kurullarını yapan Derya Akbıyık Başkanlığındaki Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti ve Şafak Erel Başkanlığındaki Ereğli Gazeteciler Derneği yeni yönetimlerini kutlar, başarılar dilerim.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYAT NE ZAMAN YORAR?

    13 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Hayatın yorduğunu söyleyen insan sayısı her geçen gün artıyor. İlginç olan şu ki, bu yorgunluk çoğu zaman fiziksel değil! İnsanlar artık daha az ağır işlerde çalışıyor, teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, konfor artıyor gelin görün ki yorgunluk dinmiyor. O halde sormak gerekiyor: Hayat gerçekten ne zaman yorar? Bu soruya verilecek en dürüst cevap şudur: Hayat, anlamını kaybettiği zaman yorar. Friedrich Nietzsche’nin o meşhur sözü bu noktada hala geçerliliğini korur: “Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla katlanabilir.” Burada...
  • FELSEFE BU NOKTADA İKİ TEMEL YAKLAŞIMI ÖNÜMÜZE KOYAR:

    10 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Nasıl Bir Yaşam İstiyoruz; Hazza Dayalı Mı, Hedeflere Dayalı Mı? Modern insanın en büyük açmazlarından biri, neyin peşinden gideceğini bilememesidir. Bir yanda anlık hazların cazibesi; hızlı, parlak ve kolay ulaşılır… Diğer yanda ise hedeflerin sessiz çağrısı; sabır isteyen, emek isteyen, bazen yalnızlık bile getiren bir yolculuk. Psikoloji bize şunu söyler: İnsan beyni kısa vadeli ödüllere programlanmıştır. Dopamin sistemi, bizi hemen şimdi iyi hissettiren şeylere yönlendirir. Sosyal medya, hızlı tüketim alışkanlıkları, anlık ...
  • TUGAY YAZGAN YAZDI : AH ŞU İKİRCİKLİ HALLERİMİZ!

    07 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanın kendisiyle çelişme kapasitesi, belki de en gelişmiş yeteneği. Sabah “Artık sade bir hayat yaşayacağım” diye uyanıp, öğlene kalmadan üç uygulamadan indirim kovalayan bir türüz biz. Minimalizm kitapları raflarımızda kalabalık yaparken, zihnimiz zaten bir panayır yeri. Bir yanımız “doğallık önemli” diye nutuk atarken, diğer yanımız filtresiz fotoğraf paylaşmaya cesaret edemiyor. Sağlıklı beslenme üzerine uzun uzun konuşup, gece 23.46’da mutfakta “bu son” diye başlayan ama genelde üç perde süren bir atıştırma tiyatrosu sergiliyoruz. İns...
  • GERÇEK SAMİMİYET ÇOK DAHA SESSİZDİR, GÖSTERİŞLİ DEĞİLDİR

    03 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Samimiyetin (?) Kısaltılmış Hali: “Aşko, Bro, Kardo” Son yıllarda dilimize yerleşen üç kelime var: “aşko”, “bro”, “kardo”. İlk bakışta sıcak, yakın, içten… Hatta belki de modern zamanların samimiyet şifreleri gibi görünüyorlar. Ama biraz yakından bakınca insanın aklına şu soru geliyor: Gerçekten samimi miyiz, yoksa samimiyetin taklidini mi yapıyoruz?Çünkü samimiyet, kelimelerin kısaltılmasıyla oluşmaz. Hatta çoğu zaman tam tersi olur: Azaltılan şey kelimeler değil, anlamın kendisidir. Eskiden birine “kardeşim” dediğinde, bunun bir ağırlı...