logo

ÇORUMLUOĞLU İLE İLK DEFA…

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
ÇORUMLUOĞLU İLE İLK DEFA…

İlk basınla tanıştığında iktisatçı kökenli olduğunu vurgulamıştı.

İlk defa Ereğli’de deniz sahiline atanmıştı.

İlk geldiğinde “Ereğli’yi tanıdıkça şaşırıyorum, seviyorum” demişti.

İlk röportajımda “daha yapacak çok işimiz var” diyerek noktayı koymuştu.

İlk eksiklik olarak dikkat çekmiş, bölgedeki ilk BİLSEM’i Ereğli’ye kazandırmıştı.

İlk defa makamını ve kendini yenmenin, kibrini, hırsını yok eden olmanın sırlarını satır aralarında kamuoyu ile paylaşan olmuştu.

İlk defa bakkalın oğlu kaymakamımız olmuştu.

İlk defa telefon numarasını resmi web sitesinde yazdırmıştı.

İlk defa sahilde yürürken elimde siyah poşetle yakalanmış(!) ve o’na “nevale” mahcubu olmuştum.

İlk defa Ereğli’nin turizm potansiyeline dikkat çekerek harekete geçiren mülki amir olmuştu.

İlk defa Erdemir’le iyice gerilen belediye arasında denge unsuru oldu.
İlk defa tüm çevreleri birleştirebilen dönüştürücü lider kıvamında yüksek memur görmüştük.

İlk defa ilçedeki trafik sorununa dikkat çekmiş ve bunu sıklıkla dillendirmişti.

İlk defa Mevlana’dan Yunus’tan örnekler verdiğinde “belagatiniz yüksek” demişim. Cumhuriyetin ulusal değerleri ile İslamiyet’in manevi değerlerini sentezlemesini biliyordu.

İlk defa hafta sonlarını dağda-bayırda geçiren günde 20 bin adım atan kaymakamımız olmuştu.

İlk defa hem otoriter, hem de anında espritüel olabilen, şapkasını hemencecik değiştirebilen yöneticiydi.

İlk defa endüstriyel miras turizmine el atmıştı.

İlk defa “kaderin sizi arkadaş yaptıkları ile iyi geçininiz” sözünü ondan duymuştum.

İlk defa gecenin bir vakti “nasıl yapalım” diye fikir soran kaymakam görmüştük.

İlk defa toplantıların ve fotoğraf seremonilerinin moderatörlüğünü yapan mülki amire rastlamıştık. Hatta ilk selfie çeken de o olmuştu!

İlk defa … ilk defa… ilk defe “iz de bıraktı, iş de” manşetini kullandık. Çünkü; çalışma olan yerde iz de kalırdı iş de!

“Önce insan” olan, “selam verilir selamı alınır” olarak anacağımız Sayın İsmail Çorumluoğlu’na yeni görevinde üstün başarılar dilerim.

Gün olur yollarımız kesişirse eğer, Kandili bisiklet yolunu kazandırdığı için teşekkür edeceğim ama -birlikteliğinden büyük haz duyduğum- örnek iş insanı Sanayici Akın Tatoğlu ile yürüyüşlerine “sen bize yetişemezsin kardeşim” gerekçesi ile beni katmadığı için gönül koyduğumu tekrarlayacağım.

Çünkü ne güzel ki bizler önce insanız.

Güle güle, İzmir Vali Yardımcısı Sayın Çorumluoğlu.

Sağlığınız yerinde, başarılarınız daim, hizmetiniz bol olsun.

Biliriz ki; ekmeğiniz yenir suyunuz içilir, selamımızı verir, selamınızı alırız.
Yüce Allah yar ve yardımcınız olsun.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYAT NE ZAMAN YORAR?

    13 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Hayatın yorduğunu söyleyen insan sayısı her geçen gün artıyor. İlginç olan şu ki, bu yorgunluk çoğu zaman fiziksel değil! İnsanlar artık daha az ağır işlerde çalışıyor, teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, konfor artıyor gelin görün ki yorgunluk dinmiyor. O halde sormak gerekiyor: Hayat gerçekten ne zaman yorar? Bu soruya verilecek en dürüst cevap şudur: Hayat, anlamını kaybettiği zaman yorar. Friedrich Nietzsche’nin o meşhur sözü bu noktada hala geçerliliğini korur: “Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla katlanabilir.” Burada...
  • FELSEFE BU NOKTADA İKİ TEMEL YAKLAŞIMI ÖNÜMÜZE KOYAR:

    10 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Nasıl Bir Yaşam İstiyoruz; Hazza Dayalı Mı, Hedeflere Dayalı Mı? Modern insanın en büyük açmazlarından biri, neyin peşinden gideceğini bilememesidir. Bir yanda anlık hazların cazibesi; hızlı, parlak ve kolay ulaşılır… Diğer yanda ise hedeflerin sessiz çağrısı; sabır isteyen, emek isteyen, bazen yalnızlık bile getiren bir yolculuk. Psikoloji bize şunu söyler: İnsan beyni kısa vadeli ödüllere programlanmıştır. Dopamin sistemi, bizi hemen şimdi iyi hissettiren şeylere yönlendirir. Sosyal medya, hızlı tüketim alışkanlıkları, anlık ...
  • TUGAY YAZGAN YAZDI : AH ŞU İKİRCİKLİ HALLERİMİZ!

    07 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanın kendisiyle çelişme kapasitesi, belki de en gelişmiş yeteneği. Sabah “Artık sade bir hayat yaşayacağım” diye uyanıp, öğlene kalmadan üç uygulamadan indirim kovalayan bir türüz biz. Minimalizm kitapları raflarımızda kalabalık yaparken, zihnimiz zaten bir panayır yeri. Bir yanımız “doğallık önemli” diye nutuk atarken, diğer yanımız filtresiz fotoğraf paylaşmaya cesaret edemiyor. Sağlıklı beslenme üzerine uzun uzun konuşup, gece 23.46’da mutfakta “bu son” diye başlayan ama genelde üç perde süren bir atıştırma tiyatrosu sergiliyoruz. İns...
  • GERÇEK SAMİMİYET ÇOK DAHA SESSİZDİR, GÖSTERİŞLİ DEĞİLDİR

    03 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Samimiyetin (?) Kısaltılmış Hali: “Aşko, Bro, Kardo” Son yıllarda dilimize yerleşen üç kelime var: “aşko”, “bro”, “kardo”. İlk bakışta sıcak, yakın, içten… Hatta belki de modern zamanların samimiyet şifreleri gibi görünüyorlar. Ama biraz yakından bakınca insanın aklına şu soru geliyor: Gerçekten samimi miyiz, yoksa samimiyetin taklidini mi yapıyoruz?Çünkü samimiyet, kelimelerin kısaltılmasıyla oluşmaz. Hatta çoğu zaman tam tersi olur: Azaltılan şey kelimeler değil, anlamın kendisidir. Eskiden birine “kardeşim” dediğinde, bunun bir ağırlı...