logo

DOĞAN GÖNÜLLÜ ‘ÇALIŞTAY NOTLARINI’ YAZDI


Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net

Geçtiğimiz hafta Yerel Medya Çalıştayı için Ankara’daydım.

İletişim Başkanlığı ile Anadolu Yayıncılar Derneği(AYD)’nin birlikte organize ettiği çalıştayın omurgasını “DEZENFORMASYONLA MÜCADELE VE MEDYA” konusu oluşturdu.

Öteden beri bu mücadelenin içinde olmaya çalışan bir gazeteci olarak gün boyu süren toplantıyı başından sonuna kadar izledim/dinledim.

Detaylarını haberlerimizde paylaştık ama burada yorumlarımı da katarak özetlenmek istiyorum:

Program, AYD Başkanı Sinan Burhan dostumuzun Yerel medyanın yerli ve milliliğine vurgu yapan konuşması ve “uydu fiyatlarında indirim, telif hakları düzenlemesi ve kamu ilanlarının plasmanı” taleplerini yinelemesi ile başladı.  

BİK DESTEĞİNİ SÜRDÜRECEK

Basın İlan Kurumu(BİK) Başkanı Prof. Dr. Edibe Sözen ise ‘medyada istenmeyenler’ olarak ilan ettiği ‘maniplasyon ve dezenformasyona’ dikkat çekerek yaygınlaşmasından duyulan rahatsızlığı haklı olarak belirtti. Sosyal medyada denetimin gerekliliği üzerinde duran ve  paylaşım etkileşimlerinin milli güvenlik ve menfaat gereği süre olarak  geciktirilebileceği önerisini getiren Sözen, kurum olarak yerel medyaya desteğin süreceğini söyledi.

BAŞKAN ALTUN UYARDI VE “GÜVEN” VURGUSU YAPTI

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Dr. Fahrettin Altun ise konuşmasında sık sık “hakikat mücadelesi” vurgusu yaptı. Konvansiyonel medyadan dijital dönüşüme evrilirken dezenformasyon tuzağına düşülmemesi uyarısında bulunan Altun, haber başlığımızda da öne çıkardığımız gibi “Güven veren gazeteciler, toplumun doğru bilgiye ulaşmasını sağlayarak hem mesleğe olan saygınlığı artıracak hem de demokrasinin sağlıklı işlemesine katkıda bulunacaktır. Yaşadığımız dönemin ruhu da bu konuda daha fazla gayret göstermemizi zorunlu kılıyor” dedi.

Toplantı arasında kendimi tanıtıp “güven veren gazeteciler vurgusu, dezenformasyonla kararlılıkla mücadele ve her kademedeki medya mensubunun bir paydaş gören sözleri” nedeni ile Başkanımız Altun’u  kutlayıp teşekkür etmeyi ihmal etmedim.

Kürsüdeki sert/vakur görünümlü Başkan Altun ile tokalaştığım ve kısacık da olsa sohbet ettiğim meslektaşım tevazulu Altun  arasındaki farkı ise ‘dokunma’ sihrine bağladım!

ÜÇ AYRI OTURUMDA SUNUMLAR YAPILDI

Tam 6 saat süren ve “KAMU DİPLOMASİSİ VE YEREL-ULUSAL MEDYA”  / “DEZENFORMASYONLA MÜCADELE VE MEDYA” ile “YENİ TEKNOLOJİLER VE YEREL MEDYA –ULUSAL MEDYA” başlıkları ile  3 ayrı oturumda gerçekleşen toplantıyı buraya sığdıracak değilim.

Ancak ve lakin her oturumdan bir konuşmacının dikkatimi çeken görüşleri paylaşmak istiyorum:

İlk oturumda konuşan Türkiye Gazetesi Yazarı Meryem Aybike Sinan’ın haberlerin daha editöryal süreçten geçerken ister istemez ideolojiyi de taşıdığı gerçeğini seslendirmesini ve güvensizlik kelimesini kullanmak yerine kibarca “tüm ümidimizi medyaya bağlamamalıyız” sözünü paylaşıma değer buluyorum…

İkinci oturumda Haber 7 Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli’nin dezenformasyon nedenlerini özetlediği “siyasi ve ideololik nedenler, güç elde etme amacı ve ekonomik kazanç oluşturma” maddelerine aynen katılıyorum ve orada yaptığım konuşmamda da belirttiğim gibi (Moderatör Prof. Dr. Zakir Avşar’ın da aynen onayladığı) dezenformasyon nedenleri arasına özellikle sosyal medya kullanıcılarının ‘popülistlik ve kişisel reklam yapma’ çabasını da ekliyorum…

Son oturumdaki Anadolu Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan’ın dezenformasyonla başa çıkmanın yolu olarak önerdiği “medya okuryazarlığı önerisini” da hararetle destekliyorum. Ayrıca , “Medya takipçilerine diğer tüm ‘daha’ların yerine, “daha doğru haber” kaygısını öncelemelerini önermeli, böylece iletişim başkanı Altun’un da vurguladığı “güven veren gazeteciler” haline gelinebilir diyorum.

MİNNET, ŞÜKRAN DUA…

 Bu vesile ile Cumhuriyetimin Kurucu Lideri Kahraman Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün,  tüm şehit ve gazilerimizin manevi ruhları önünde saygı ile eğiliyor; tüm milli ve manevi duygularımla minnet, şükran, dua  ediyorum.

İYİ Kİ VARSIN ERDEMİR

Erdemir’in 57. kuruluş yıldönümünü Genel Müdür Salih Cem Oral nezdinde kutluyorum. Küresel ölçekteki Fabrikamızın, dün olduğu gibi bugün ve yarın da üretim, istihdam ve karlılıkta, sürdürülebilir büyüme hedefinde başarıdan başarıya koşmasını diliyor, “iyi ki varsın Erdemir” diyorum.

  • Not: Bu yazım 19 mayıs ilanlarının oluşturduğu sıkışıklık nedeni ile 1-15 Mayıs  tarihli gazetemize giremedi, özür diliyorum.

Paylaşın:
Etiketler: »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MİLLETVEKİLİ BOZKURT DAHA SERİNKANLI OLMALIYDI!

    31 Mart 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    . Kdz. Ereğli’de Ramazan Bayramı resmi bayramlaşma töreninde kısa süreli de olsa bir gerginlik yaşandı! Öğretmenevinde düzenlenen törene yoğun katılım olması dikkatimi çekmişti. Bazıları bu durumu “Az sonra kopacak fırtına için bindirilmiş kıtalar” olarak yorumlasa da, ben genel-yerel siyasal iklimin gereği olarak düşünmüştüm.   Cici hanımların, şık beylerin katıldığı bayramlaşmada Kaymakam Yapıcı’nın sakin ve güleryüzlü hali ile misafirleri kapıda karşılıyor olması salona da yansımıştı ki!.. Ta ki; CHP’li Belediye Başk...
  • 1844 YILINDA KDZ EREĞLİSİ’NDE CİZYE VERGİSİ UYGULAMASI

    13 Mart 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Cizye vergisi klasik İslam toplumlarında en önemli vergi kalemlerinden biridir. Toplum içerisinde azınlık olarak yaşayan veya bir bölgede azınlık olmasa dahi devletin hükümranlığı altında bulunan geyrımüslim olan bütün unsurlardan alınan bir vergi türüdür. Müslüman olmayan faal nüfustan baş vergisi olarak alınan cizye, gayrımüslimlerin askerlikten muaf olmaları ve himaye edilmeleri yanında Müslümanların hakimiyetinin de bir sembolüdür. Bu vergi türünün Osmanlılarda en önemli vergi olduğu bilinmektedir. Cizye eli silah tutan kimselere...
  • GÖNÜLLÜ YAZDI : VURMAYIN ABALIYA!

    27 Şubat 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’la ilgili “BAŞKANIN DEDİĞİNİ YAP, YAPTIĞINI YAPMA” başlıklı yazımı “hiciv, manidar ve tarzım dışı” bulup eleştirenlere ve kutlayanlara teşekkür ederim. Gerçekte de manidar ve tarzım dışı-şiirsel oldu. Ama kimse beni haksızlıkla itham etmedi. Başkan Posbıyık’ın da muhtemelen bıyık altından gülmesi de bunun işaretedir.  Kutlama ile gaz vermeler ise daha çok bizim camiadan ve iş dünyasından oldu. Kimi samimiyetle, kimi gayri samimi… Beni bilen bilir; ima etmem, sulandırmam, rövanşizmde...
  • KDZ EREĞLİ HAMİDİYE TABURU

    14 Şubat 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Batılı devletlerin gayrımüslimlerin hakları üzerinden Osmanlı’nın içişlerine karışmaları karşısında Osmanlı da toprak bütünlüğünü korumak için türlü siyasi hamleler geliitirmiştir. Batıl devletler ‘’Şark Meselesi’’ şeklinde formüle ederek  ortaya attıkları bu egniş siyasetin çerçevesine Ayestefanos ve Berlin Antlaşmaları ile devletin doğuusnda bulunan Eremeniler’in haklarını da dahil etmişlerdir. Osmanlı’nın bu hamleye karşı toprak bütünlüğünü korumak için aldığı tedbirler içerisinde geliştirdiği en genel siyaset ‘İslamcılık’ olmuştur...