logo

DOĞAN GÖNÜLLÜ YAZDI : 10 – ON

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
DOĞAN GÖNÜLLÜ YAZDI : 10 – ON

Senede bir defa kuruluş yıl dönümümüzde, adım attığımız yıla ithafen kendimizi yazıyoruz.

Çok şükür, 1 Aralık 2012’de Haber Hayat Yayıncılık çatısı altında kurduğumuz ekonomi temalı İŞ’te Haber=Hayat Gazetemiz ve www.haberhayat.net web sitemiz, 9 yılını tamamlayıp 10. Yılından gün almaya başladı.

Yayınlarımızı ‘Batı Karadeniz Ekonomi Politika Kültür Forumu’ vizyonu, ‘aydınlık bir dünya aydınlık bir hayat’ misyonu ile sürdürdüğümüzü ilk günden logomuzu da ekleyerek açıklamış ve ekonomi-politik bağımsızlığımızı /tarafsızlığımızı en başta ilan etmiştik.

Bunun yanında; ‘Güvenirlilik başta olmak üzere, mesleğin hukuki, etik ilkelerine kararlılıkla uyum ve reyting yerine nitesel değerler öncelikli yayıncılık’ iddiasını da beyan etmiştik. Yaşlandık, yorulduk ama 10. yılımızda bugün de ilkesel olarak aynı yerdeyiz: çok şükür!

Belki fiziksel olarak değil ama kamusal sorumluluk ve ekonomik açılardan zor bir iş yaptığımızın farkındayız. Zira demokrasilerde ‘dördüncü güç’ denilen medya, eğer her açıdan özgür ise dördüncü güç oluyor. Yoksa türlü güçlerin değirmenine su taşıyan arklardan öteye gidemiyor.

Yine çok şükür ki; özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan ve tarafsızlığımızdan hiç ödün vermedik. Doğru haberimizin yankısı ile aboneliğimizi, ilanımızı keserek bedel ödetmek isteyenlere diklenmedik ama dik durduk, timsah gözyaşlarına da aldanmadık, pasta kapma yarışlarına da hiç girişmedik. Hep pastayı büyüten olduk, yenilikçi, ilham verici ve dayanışmacı olduk. Bunların Örneklerini yazmak Ereğli yerel basın tarihi araştırmacılara nasip olacaktır bir gün.    

Yok, hayır! Böbürlenmekten, kibirden sakınırız; Allah Korusun! Bu satırları tarihe not, dosta güven (korku salacak düşmanımız yok, çok şükür!) okura rapor faslında-satır arasında kayda geçirdik. Sıcak haberde iddialı olmadığımızı, değerli meslektaşlarımızın emeklerine saygı duyduğumuzu, hatta bu alandan tamamen çıkmak istediğimizi de sıklıkla kaydettiğimiz gibi…

Kuruluş yıldönümü olur da emeği geçenlere teşekkür edilmez mi hiç…

Bugün Ereğli’de güvenilir kaç iyi gazeteci varsa en az sayıya da indirgeseniz de arasına girecek isim Fahrettin Özaydın kardeşime özel bir teşekkür borçluyum.  Fahrettin 8 yıl Haber Hayat’a emek verdi. Şu sıralar Kent Haber’le kendi kanatları ile uçuyor. Şu kadarcık emeğim varsa helal olsun. Ha keza; Tuba Yaman Sipahioğlu, Nilüfer Toprak’da emektarlarımızdan oldular; teşekkürler… Sağolsun zaman mekân kavramı gözetmeden danıştığım Kardeşim Ersay Gönüllü’yü ise yere göğe koyamam. Doyumsuz yazıları ve yeri geldiğinde tarihe, yeri geldiğinde geleceğe tuttuğu ışık ile Dostumuz Dr.Can Canver’e minnet duygularımı bir kez daha buradan ifade etmek istiyorum. İsmini anamadığım konuk yazarlarımıza ve mesleki dayanışma içindeki bulunduğumuz refiklerimize ve de Kdz. Ereğli Dijital Medya ve Gazeteciler Derneği(ERMED)Yönetici/üyelerine de hep destekleşme içinde oldukları için ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Elbette asıl teşekkürü okuyucularımıza, haber kaynaklarımıza, abonelerimize, reklam-ilan verenlerimize, moral-motivasyon desteğinde bulunanlarımıza borçluyuz. Editöryal bağımsızlığımıza hiç karışmadan bizi yönlendiren tüm paydaşlarımızın başımızın üstünde yerleri var.

Son olarak; stres topum, yardımcı hafızam, editörüm, İdari ve mali İşler Sorumlumuz, yol arkadaşım, Eşim Ülkü başta olmak üzere tüm akrabalarıma ve yakın aile dostlarıma teşekkür borçluyum.

İş ve sosyal birliğimizin artarak devamı dileği ile hep birlikte nice yıllara… 

Sağ olun, var olun. Haber=Hayat’la olun…

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYAT NE ZAMAN YORAR?

    13 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Hayatın yorduğunu söyleyen insan sayısı her geçen gün artıyor. İlginç olan şu ki, bu yorgunluk çoğu zaman fiziksel değil! İnsanlar artık daha az ağır işlerde çalışıyor, teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, konfor artıyor gelin görün ki yorgunluk dinmiyor. O halde sormak gerekiyor: Hayat gerçekten ne zaman yorar? Bu soruya verilecek en dürüst cevap şudur: Hayat, anlamını kaybettiği zaman yorar. Friedrich Nietzsche’nin o meşhur sözü bu noktada hala geçerliliğini korur: “Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla katlanabilir.” Burada...
  • FELSEFE BU NOKTADA İKİ TEMEL YAKLAŞIMI ÖNÜMÜZE KOYAR:

    10 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Nasıl Bir Yaşam İstiyoruz; Hazza Dayalı Mı, Hedeflere Dayalı Mı? Modern insanın en büyük açmazlarından biri, neyin peşinden gideceğini bilememesidir. Bir yanda anlık hazların cazibesi; hızlı, parlak ve kolay ulaşılır… Diğer yanda ise hedeflerin sessiz çağrısı; sabır isteyen, emek isteyen, bazen yalnızlık bile getiren bir yolculuk. Psikoloji bize şunu söyler: İnsan beyni kısa vadeli ödüllere programlanmıştır. Dopamin sistemi, bizi hemen şimdi iyi hissettiren şeylere yönlendirir. Sosyal medya, hızlı tüketim alışkanlıkları, anlık ...
  • TUGAY YAZGAN YAZDI : AH ŞU İKİRCİKLİ HALLERİMİZ!

    07 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanın kendisiyle çelişme kapasitesi, belki de en gelişmiş yeteneği. Sabah “Artık sade bir hayat yaşayacağım” diye uyanıp, öğlene kalmadan üç uygulamadan indirim kovalayan bir türüz biz. Minimalizm kitapları raflarımızda kalabalık yaparken, zihnimiz zaten bir panayır yeri. Bir yanımız “doğallık önemli” diye nutuk atarken, diğer yanımız filtresiz fotoğraf paylaşmaya cesaret edemiyor. Sağlıklı beslenme üzerine uzun uzun konuşup, gece 23.46’da mutfakta “bu son” diye başlayan ama genelde üç perde süren bir atıştırma tiyatrosu sergiliyoruz. İns...
  • GERÇEK SAMİMİYET ÇOK DAHA SESSİZDİR, GÖSTERİŞLİ DEĞİLDİR

    03 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Samimiyetin (?) Kısaltılmış Hali: “Aşko, Bro, Kardo” Son yıllarda dilimize yerleşen üç kelime var: “aşko”, “bro”, “kardo”. İlk bakışta sıcak, yakın, içten… Hatta belki de modern zamanların samimiyet şifreleri gibi görünüyorlar. Ama biraz yakından bakınca insanın aklına şu soru geliyor: Gerçekten samimi miyiz, yoksa samimiyetin taklidini mi yapıyoruz?Çünkü samimiyet, kelimelerin kısaltılmasıyla oluşmaz. Hatta çoğu zaman tam tersi olur: Azaltılan şey kelimeler değil, anlamın kendisidir. Eskiden birine “kardeşim” dediğinde, bunun bir ağırlı...