logo

DURDURUN DÜNYAYI, İNECEK VAR!

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN
tyazgan@haberhayat.net
DURDURUN DÜNYAYI, İNECEK VAR!

Zamanın Ritmini Kaybettiğimiz Bir Çağın Anatomisi:

Eskiden yıl biterken toplumun ortak bir duası vardı: “Bitsin artık şu yıl da yenisi gelsin; kötülükler geride kalsın.” Takvimin son sayfası, bir umut alanıydı. Yeni yıl; beyaz sayfa, yeni başlangıç, ferahlık demekti. Aynı cümleleri tekrar tekrar duyardık: “Bu yıl bizi çok yordu… İnşallah yenisi daha güzel gelir.”
Farkındaysan artık kimse bunu söylemiyor.
Çünkü yorulmak için bir “Yıl”a bile ihtiyaç kalmadı.

Bugünün insanı için kötülükler yıl yıl değil, gün gün, hatta saat saat akıyor. Eskiden bir an önce geçsin diye beklediğimiz şey “Zaman”dı… Şimdi ise zamanın kendisi üzerine çöküyor. Kimse “Yeni yıl gelsin de rahatlarsak” diyemiyor; çünkü biliyoruz ki yarının bugünle pek bir farkı olmayacak. Umut artık takvim yapraklarında değil; insanın içinden dışarı kaçmış, sahiplerini arıyor.

Aslında toplumun ruh hali sessizce şunu fısıldıyor:
“Durdurun dünyayı… Nefes alabileceğimiz bir yer olmalı.”

Modern Yorgunluk: Süreklilik Hissi
Eskiden sorunlar dalga dalga gelirdi; şimdi tsunami gibi. Haber akışı durmuyor, felaket döngüsü bitmiyor, gündem insana nefes aldırmıyor. İnsanlık tarihte ilk kez, hiç durmayan bir stres kaynağı ile yaşıyor.
Bu yüzden yeni yılın bir anlamı kalmadı.
“Umudun takvimi” bozuldu.
Artık insanlar tükenmişliklerini yıllara değil, doğrudan hayata yüklüyor.

Neden ‘Yeni Yıl’ Artık Bir Umut Değil?
Çünkü kötülükler artık 365 güne yayılmıyor; cebimize, ekranımıza, zihnimize saniyesi saniyesine akıyor.
Çünkü insanlar sadece yılın yorgunluğunu değil, varoluşun yorgunluğunu taşıyor.
Çünkü hepimiz fark ettik ki yeni yıl, sadece tarihin değiştiği bir sayıdan ibaret; yaşamın kendisi değişmiyor.
Çünkü insanlar artık “Beklemeyi” unuttu. Her şey anlık, haz anlık, öfke anlık, tükeniş anlık.
Takvim eskiden bir “Ritim”di. Şimdi ise sadece hatırlatıcı bir grafik.

Asıl Kayıp: Umut Disiplini
İnsan, umut etmeyi bile unutur mu?
Evet, unutuyor.
Eskiden umut bir alışkanlıktı. Bir yıl biterken toplu bir içsel tören yapılırdı: “Bu sene iyi olmadı ama yenisi gelir.” Bu aslında bir çeşit psikolojik onarım mekanizmasıydı. Toplumsal bir nefes alma biçimiydi.
Şimdi bu mekanizma çöktü.
İnsanlık uzun süren bir koşturmadan sonra artık şunu söylüyor:
“Ben artık yeni yıl falan istemiyorum… Sadece biraz durmak istiyorum.”
Dünyanın hızını kaldıramayan, kalbi kendi ritmini kaybetmiş bir insanlık var karşımızda.

Durdurun Dünyayı: İnecek Var… Ama Nereye?
Bu cümlenin ağırlığı tam da burada:
İnecek bir yer yok.
Dünya döndükçe insanlar savruluyor, ama durduklarında nereye tutunacaklarını bilmiyorlar. Modern insanın en derin yalnızlığı bu: Kaçmak istiyor ama kaçabileceği bir yer yok.
Belki de bu yüzden kimse yeni yıldan bir şey beklemiyor; çünkü beklentiyi karşılayacak bir “Dış dünya” kalmadı.

Peki Çözüm?
Dünyayı durduramayız.
Ama kendi iç dünyamızın hızını ayarlayabiliriz.
Belki de esas ihtiyaç:
Zihni yavaşlatmak,
Tüketim hızını düşürmek,
Haber akışını kesmek,
Ruhun ritmini yeniden kurmak,
İçsel takvimimizi yeniden tasarlamak…
Yeni yıl bunu yapmayacak.
Takvim değiştirmek insanı değiştirmez.
Ama insan isterse kendi takvimini yeniden yaratabilir.

Son Söz
Modern insan artık yılın bitmesini beklemiyor; hayatın yükünün biraz hafiflemesini bekliyor.
Ve içten içe şu cümleyi kuruyor:
“Durdurun dünyayı, ben biraz inmek istiyorum… Sonra belki geri binerim. Ama şu an bir nefes almaya ihtiyacım var.”

Paylaşın:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ‘AŞKIM EREĞLİ’ SLOGANI YETMEZ, KİMLİK DE GEREKİR

    06 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli sahilinde yer alan “Aşkım Ereğli” temalı pano, kente gelenlerin objektifine ilk takılan, yerel hafızaya en hızlı dokunan simgelerden biri. Şüphesiz Başkan Posbıyık slogan siyasetini seviyor ve kulağa hoş gelen üretimlerini her yerde söylemek/görmek istiyor: Güneşin Sarısı, Denizin Mavisi, Ormanın Yeşili tekerlemesi… Aşkım Ereğli… Sevgi, Barış, Dostluk selamlaması bunlardan sadece birkaçı… Bu soyut vurgular dünyanın her tarafında her kent için, sosyal yapı için kıymetlidir, buna şüphe yok. Ancak ateş düştüğü yeri yakıyor...
  • TÜRKİYE’DE GENÇLER ARASINDA SUÇ VE ŞİDDET!

    05 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Son yıllarda Türkiye’de çocuklar ve gençler arasında hem suç işleme hem de şiddetin mağduru olma oranlarında ciddi bir artış yaşanıyor. 2024 ve 2025 yıllarına ait resmi verilere göre:Suça sürüklenen çocuk sayısı her yıl artıyor:• 2015–2024 döneminde suça karışan çocuk sayısı önceki dönemlere göre %50’den fazla artarak 2024’te 202.785’e çıktı. 2025’e gelindiğinde de yaklaşık 186.256 çocuk suça karıştı. Bu on yıllık artış %17’yi buluyor.2024’te toplam 612.651 çocuk, güvenlik birimlerine ya mağdur ya da şüpheli olarak bildirildi… Bu sayı bir ...
  • PALYAÇOLAR, MASKELER VE MODERN İNSAN

    28 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Cumartesi sabahları insanın zihni biraz daha açık olur. Haftanın yorgunluğu henüz tamamen silinmemiştir ama düşünmek için de küçük bir boşluk oluşur. İşte tam o boşlukta aklıma bazen şu soru gelir: Biz gerçekten kim olarak yaşıyoruz? Kendimiz olarak mı, yoksa taktığımız maskelerle mi?Bu sorunun en ilginç metaforlarından biri palyaçodur. Palyaço, tarihin en tuhaf figürlerinden biridir. Hem güldürür hem hüzün taşır. Bir sahne karakteridir ama aynı zamanda fazlaca insandır. Sirk arenasında kırmızı burnu, abartılı makyajı ve büyük ayakkabılarıy...
  • BİZANS’IN HERETİK MEZHEPLERİ

    26 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Konstantinopolis ( İstanbul )’teki St. Alexios Kilisesi’nde Mayıs 1140’da başkanlığını Patrik Leo II. Stypes’in yaptığı bir ‘’synod’’ ( Kilise konseyi ) tarafından görülen bir davanın oturumuna Ancyra ( Ankara ), Cyzicus ( Erdek ), Amasea ( Amasya ), Melitene ( Midilli ), Laodicea, Crete ( Girit ), Antioch in Pisidia, Traianopolis, Philippi ( Filibe ), Amastris                 ( Amasra ), Mesembria ve Heracleia Pontica ( Kdz Ereğlisi )’dan piskopos ve patrik görevl...