logo

GÖNÜLLÜ YAZDI : ANLADIKLARIM / ANLAMADIKLARIM

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
GÖNÜLLÜ YAZDI : ANLADIKLARIM / ANLAMADIKLARIM

.

Son dönemlerde katılım sağladığım toplantılarda dikkatimi çeken konulardan ve gündemden söz etmek istiyorum.

CHP ÇALIŞTAYI

Aralık ayı sonlarına doğru CHP Kdz. Ereğli ilçe başkanlığı tarafından düzenlenen çalıştayda tam 20 katılımcı söz alarak dağıtılan formlara bağlı kalmadan görüş beyan etti.  Özetleyecek olursam; İlçe çapında trafik-işsizlik-2B sorunu, gıda OSB ihtiyacı, taşımalı eğitim-öğrenci ve okul ekonomisi sorunu, örgüt ile belediye arasında kopukluk iddiası, kreş ihtiyacı, örgütün daha fazla sahada olması tavsiyesi, chp programına yönelik tavsiyeler, merkezi hükümetin muhalif belediyelere yeterli kaynak aktarmaması gibi konular konuşuldu. Bunları ve il başkanı Devrim Dural’ın hassas moderatörlüğünü anlıyorum da TSO, MÜSİAD ve Esnaf Kefalet gibi ekonomik dinamiklerin neden söz alıp iki laf etmediklerini anlayamıyorum. Siyaset şart değil ki; kendi temalarında konuşmalıydılar. 

YENİ PAZARYERİ TALEPLERİ VAR

Daha önce de yazdığımı hatırlıyorum: Ereğli’de Kırmacı mahallesi civarında semt pazarına ihtiyaç var. DDY’den devir olunan alan ile okullar bölgesi alanı arasında boşluklar var. Sit alanlarına çivi bile çakılmayacağını anlıyoruz ama anlayamadığım şey bu yoğun talebe ve ihtiyaca karşılık belediyenin bir çalışma yapıp yapmadığı… Öyle ya, bir yandan ‘Ata Tohumu’ gibi projelerle (Aşık Veysel’in ‘Coşar’ şiirinin Tohum Bankası’na asılması önerimi unutmadım!)  yerli üretim teşvik ediliyor, diğer yandan bunca talebe karşın arz potansiyeli de varken Semt Pazarı sayımız üçe çıkamaz mı; mesela Pazar günü…

‘BAKAP’ KONUSU

Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Demir BAKAP ihtiyacını dillendiriyor. Haklı da… Burada takdirle takip ettiğim Demir’in bu girişimini anlıyorum da; benim anlamadığım Batı Karadeniz Bölge Kalkınma İdaresi (BAKAP) kapsamında Zonguldak, Bartın, Karabük, Kastamonu, Çankırı ve Sinop var da Düzce niye yok? Ereğli TSO Başkanı Keleş BAKAP konusunda ne düşünüyor?

SANAYİ KENTİNDE TURİZM DE OLUR!

Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nun turizme yönelik çabalarını 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü programında sorma imkanı buldum. Siyasetçi kıvraklığı ile sorumu cevaplandıran Vali beyin neden hiç Ereğli turizm potansiyelinden bahsetmediğini anlayamadım.  Sanıyorum ciddi bir envanter çıkartılıyordur ve orada görebileceğiz. Hazır turizm demişken; “Zonguldak ve Ereğli sanayi, enerji kömür ve emek kentleridir, hiç turizm olur mu.?” Görüşüne cevabımızı tekrarlayalım: Evet bal gibi olur. Biz Zonguldak Turizm Kenti olsun demiyoruz ki, “Zonguldak ve Ereğli’de turizm de olur” diyoruz. Bacalı sanayilerimiz var, bir de bacasız sanayimiz olsun, az ve temiz yatırımla çok kazandıracak ticari değer elde edeceğimiz turizm için yol ve yön haritası belirlememizin zamanı geldi de geçiyor bile. Ben yok anlamak neden böyle oluyor!..

TEŞEKKÜR ETSEK DE…

10 Ocak Çalışan Gazetecileri Günü nedeni çok sayıda kutlama yapılsa da, davet verilse de, bizler teşekkür etsek de asıl konu havada kaldı. Asıl konu; gazeteciliğin demokrasi içindeki yeri ve önemi kadar ifade özgürlüğüne de aynı derecede değer verilmesidir, kamusal kaynaklardan aynı oranda adilce faydalandırılmasıdır.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CANVER YAZDI: KSENEPHON VE ONBİNLERİN DÖNÜŞÜ

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Ksenephon ( d. MÖ 431-ö. MÖ 350’den kısa bir süre önce ), Attika’lı bir Yunan tarihçisi olup Anabasis ( Onbinlerin Dönüşü ) adlı yapıtıyla tanınır. Anlatım biçiminden dolayı Antik Çağ’da çok tutulan bu eser, Latin edebiyatı üzerinde de büyük bir etki bırakmıştır. Varlıklı bir Atinalı aileden gelen Ksenephon, Atina ve Sparta arasındaki Peleponnessos Savaşı ( MÖ 431-404 )’nın karışık ortamında yetişmiştir. Sokrates’in yanında öğrenim gördü. Dolayısıyla aşırı demokratik yönetime karşı eleştirel bir tutum takındı. MÖ 401’de Atina’da demokra...
  • ÖZYAMAK YAZDI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    GÜVENLİĞİN GÖRÜNMEZ KAHRAMANI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK Yazı dizimizi, iş sağlığı ve güvenliğinin en hayati halkasıyla bitiriyoruz: Psikososyal Risk Yönetimi. Bu alan çoğu zaman ihmal edilir ancak kazaları önlemede en etkili yöntemdir. ISO 45001 fiziksel güvenliğin çerçevesini çizerken, ISO 45003 bu yapıyı çalışan ruhu ve refahıyla tamamlar. Zihin Yorulunca Beden Hata Yapar Geleneksel İSG sadece baret ve eldivene bakar. Ancak veriler daha derin bir tablo sunuyor: Genç Çalışanlar (18-25 Yaş):  İş kazalarının...
  • GERGİNLİK BİLE YORULDU MEMLEKETTE!

    24 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir ülke düşünün… İnsanları sabah alarm sesiyle değil, bildirim sesiyle uyanıyor. Döviz artmış mı, biri gözaltına mı alınmış, yeni zam mı gelmiş, sosyal medyada bugün kimler linç edilmiş… Gün daha başlamadan -gece boyunca tetikte olan- zihnimiz mesaiye böyle başlıyor. Aslında uyku, beynin kapandığı değil; tam tersine en yoğun bakımı yaptığı zamandır. İnsan uyurken beden dinleniyor gibi görünür ama beyin arka planda oldukça aktif çalışır. Hafıza düzenlenir, duygusal işleme devam eder, beyinsel temizlik sistemi -glimfatik sistem- daha ak...
  • LOKOMOTİF Mİ, VAGON MUSUN? ASLINDA BÜTÜN MESELE BU!

    19 Mayıs 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanlar yaşamda çoğu zaman iki role savrulur: Vagon ya da lokomotif. Birileri tarafından çekilen mi olacaksın, yoksa kendi yönünü belirleyen mi? Vagon olan insan, çoğu zaman hayatını dış etkenlerin belirlemesine izin verir. Ailesinin korkuları, toplumun beklentileri, partnerinin kararları, geçmiş travmaları ya da “Elalem ne der” düşüncesi onun raylarını döşer. Hareket eder ama kendi iradesinin gücüyle değil; bağlandığı lokomotifin yönüyle ilerler. Lokomotif olan insan ise kolay bir hayat yaşamaz. Çünkü yön vermek ağırdır. Karar almak, s...