logo

GÖNÜLLÜ YAZDI : “ÇALIŞTAY VE KAYMAKAM”

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
GÖNÜLLÜ YAZDI : “ÇALIŞTAY VE KAYMAKAM”

Önceki gün(6 Mart Cumartesi) ‘Dijital Dünya Çalıştayı’ için İstanbul’daydım. Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan‘ın Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı destekleri ile düzenlediği 3 ayrı oturumdan oluşan çalıştayda Türkiye’nin tanıtımı, global bilgi ağları, veri güvenliği ve iletişim gibi konular masaya yatırıldı.

COVİD-19 testi negatif olanların belgelerine bakılarak kabul edildiği çalıştay Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde gerçekleştirildi. Önemli organizasyonu düzenleyen Anadolu Yayıncılar Derneği’ne, destekleyen İletişim Başkanlığı’na teşekkür ediyor, kutluyor ve içeriğine geçiyoruz…

Toplantının açılış konuşmalarında T.C Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Sayın Fahrettin Altun‘un ders niteliğindeki “Sansasyonun, kamu yararının önüne geçmesi, medyanın demokratik rejimlerde oynadığı kritik rolü zayıflatan bir unsura dönüşmüş durumda.” sözlerini hararetle alkışladım. Çünkü benim “içerik kraldır” şeklinde özetleyerek yıllardır savunduğum “niceliksel gelişmeye-popülistliğe yergi; içeriğe, niteliğe övgüyü” harika cümlelerle savunuyordu. Altun‘un “Dijital faşizmin büyük tehdit oluşturduğu ve gidişatın sorunlu olduğuna” dair sözleri ise en üst perdeden ve en net ifadeler olarak kayıtlara geçti. Ve benim orada soramadığım soruyu akıllara getirdi: “İnsan unsuru ihmal edilmiş dijital gelişme neye yarar ki?”

Çalıştay oturumlarında 17 önemli konuşmacı sayıları 200’ü bulan katılımcıyı bilgilendirdi. Sorular sorduk cevaplar aldık, eski dostlarla karşılaşıp sohbetler ettik. Ergenler gibi selfi çekerken, “beceremiyoruz falan” deyip dijitalleşme ile dalga bile geçtik!

Ben şahsen Başkan Altun‘un ifade ettiği “Sansasyonun, kamu yararının önüne geçmesi ise medyanın demokratik rejimlerde oynadığı kritik rolü zayıflatan bir unsura dönüşmüş durumda. Medyada bugün 5N 1K kuralını hatırlayan var mı? Hız, tıklanma, sansasyon, tiraj, reyting… Bunların merkeze alındığı, gerçek haberin, kamu yararının ikinci planda tutulduğu bir medya eko-sisteminden bahsediyoruz. Biz bugün Türkiye’de, İletişim Başkanlığı olarak bu sorunu çözmek için elimizden gelen çabayı gösteriyor, bu noktada medya sektörümüzle iş birliğimizi sürdürüyoruz ” sözlerini çok ama çok ama çok önemsedim.

Bu soruna; “İnsani yaşat ki devlet yaşasın” yaklaşımı ile eğitim/sertifikasyon programları veya sıkı kontrollerle/yaptırımlarla ya da mesleki stk ve üniversiteleri harekete geçirmek sureti ile hatta belki de tümünün bileşkesi ile çözüm bulunması gerektiğine inanıyorum. Yoksa gerçekten bindiğimiz dalı keseceğiz. Tıpkı aşağıdaki güncel örnekte olduğu gibi:

KAYMAKAM ÇORUMLUOĞLU’NA ZARAR VERİLEMEZ Kİ!

Evet, Bizler çalıştayda bunları konuşurken, aynı gün Ereğli Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu‘nu (ilçede 2,5 ay önceki bir pandemi denetlemesinde işyerinde maskesiz olanlara ceza uygulanması talimatı üzerinden) medya aracılığı ile linç etme kampanyası düzenlemiş, haberimiz geç oldu.

Ben olaya ayaküstü vakıf olunca (Yaptığının hatalı olduğuna inandığımızda yine ilk eleştiren olma hakkımızı saklı tutarak) Mevlana‘nın “Kıymet bilmek; kaybedince arkasından ağlamak değil, yanındayken sımsıkı sarılmaktır” görseli ile şu cümleyi paylaştım:

“Ereğli dışında olduğum için haberleştiremiyorum ama çalışkan Kaymakam Çorumluoğlu’na sonuna kadar hak veriyor ve ima etmeden; ama-fakat demeden, olayları mantık/düşünce süzgecinden geçirerek inançla destekliyorum.”

Yollarda olduğum için ayrı ayrı haberlerini yapamadım ama olayı takiben başta İçişleri Bakanlığı, Valilik, Belediye Başkanları, Siyasiler, Ticaret ve Sanayi Odası Yönetimi olmak üzere birçok kişi ve tüzel kuruluş, kaymakamı savunan/sahip çıkan görüşlerini paylaştılar, arkadaşlar tümünü yayımladılar.

Geldiğimiz noktada; bence, Çorumluoğlu‘nun sahip çıkılmaya hiç ihtiyacı yok ama anlaşılan o ki silah ters tepti ve etik kuralları ihlal ederek şuursuzca ateş etmeye çalışanların kendisini vurdu/vurmak üzere.

Üstelik tam da Altun‘un “Sansasyonun, kamu yararının önüne geçmesi ise medyanın demokratik rejimlerde oynadığı kritik rolü zayıflatan bir unsura dönüşmüş durumda.” sözlerine dikkat çektiği gün bu olay oldu. Yani bu sinsi karanlık güçler, bindiği dalı kesti, en başta kendisini zayıflattı!

Eminim ki; Başkan Altun‘un ironik bir şekilde hatırlattığı mesleğimizin kadim kuralı 5N 1K ‘yı gözlerden kaçırarak linç girişiminde bulunmaya çalışan taraflar her kimlerse görecekler ki; Çorumluoğlu‘nun özellikle Ereğli’de estirdiği birlik-beraberlik rüzgarı ve pandemi dönemindeki çabaları onu her halükarda terfi ettirecektir.

Zira tanıdığım Kaymakam Çorumluoğlu‘nun, gösterişten uzak, egolarından sıyrılmış, basiretli bir yönetici olarak bundan sonraki her durumu onun kıdemidir, şerefidir, şanıdır…

İnşallah zamanı gelince onu Ereğli’den ‘Sayın Vali’ olarak uğurlarız…

Paylaşın:
Etiketler: » »
#

SENDE YORUM YAZ

#

GÖNÜLLÜ YAZDI : “ÇALIŞTAY VE KAYMAKAM”” için 1 yorum

  1. Ozan KÖKSAL : diyor ki:

    sevgili Doğan bey , yazınızı dikkatle okudum .
    her zaman olduğu gibi katılmadığımız toplantıya sanki oradaymışız, katılmışız gibi bir izlenim oluşturup bizi de bilgilendirdiniz , bu vesileyle teşekkürlerimi sunuyorum .

    10 seneyi aşkın gurbette memleket hasreti çeken bir hemşehriniz olarak naçizane , yazınızın son cümlesini tebessüm ettirerek değiştirmek isterim ,

    Sayın kaymakamımızı zamanı gelince ‘ Sayın Vali ‘ olarak uğurlamak yerine , KDZ.EREĞLİ il olduğunda kendisini bu kez
    ‘ Sayın Vali ‘ olarak ağırlamaktan onur duyarız .

    Esen kalın .

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ALAPLI’DA NEŞREDİLEN GAZETELER

    11 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Ereğli’nin eski nahiyesi olan Alaplı’da da 1985 yılından günümüze yerel gazeteler yayınlanmıştır. Yüksek Lisans öğrencisi Dilşad Yırsutemur, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Cumhuriyet Tarihi Bölümüne sunduğu ‘’Kdz Ereğli Gazeteleri-Zonguldak Basın Tarihi ( 1923-2007 )’’ başlıklı ve Ağustos 2008 tarihli tezinde bu konuyla ilgili de bilgiler sunmaktadır. 26 Haziran 1985’te yayın hayatına başlayan Yeni Alaplı gazetesinin ilk sayısında yayınlanış amacı şu şekilde açıklanmıştır : ‘’Alaplı’da bugüne kadar çok gazete çıktı. Çoğu mad...
  • ÇELİK ŞEHRE ALTIN DOKUNUŞ: EREĞLİ İÇİN KURTULUŞ REÇETESİ

    11 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Değerli Haber Hayat okurları; Geçtiğimiz iki yazımızda Ereğli’nin bölgedeki gücünü ve ne yazık ki gerileyen yaşam memnuniyetini rakamlarla konuştuk. Artık "Ne yapmalı?" sorusuna cesur yanıtlar verme vakti. "TR81 Bölgesel Yaşam Endeksi ve Refah Göstergeleri Raporu" sadece sorunları önümüze koymuyor; aynı zamanda çıkış kapısının anahtarını da uzatıyor. Ereğli’nin sadece sac üreten dev bir fabrika görünümünden kurtulup, yaşayan ve gençlerini elinde tutan bir cazibe merkezine dönüşmesi için şu 4 stratejik adımı atmalıyız: 1...
  • GÖNÜLLÜ YAZDI: KAMPÜSTE FİKRİ TAKİP

    11 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kdz. Ereğli’de eski Devlet Hastanesi alanında inşası devam eden fakülte kampüsünün yapımı için karar 10 yıl önce alındı, 5 yıl önce belediye ruhsatını kesti, temeli ise 3 yıl önce atıldı. Ereğli’nin en değerli yerinde olan binanın yapımı Eğitim Vakfı aracılığı ile yapılan bağış ve yardımlarla devam ediyor. Ekim 2024’deki köşemde  “NEYİ BEKLİYORUZ” başlığı altında “kampüs binasının betonarme karkası bittiği halde içi yapılamıyor” demişim. 15 Eylül 2025 tarihinde de aynı konuyu manşetten işleyerek “BİNA MAHSUN, EREĞLİ İSTEKLİ!” demiş, hatırla...
  • İNANÇ, BİLİŞ VE DUYGUSAL DÜZENLEME ARASINDA BİR OKUMA

    07 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Pozitif Enerji” Söylemi: İnanç, Biliş ve Duygusal Düzenleme Arasında Bir Okuma . “İyi düşün iyi olsun”, “Evrene mesaj gönder”, “777’yi görmek bir işarettir”, “Çakralarımı açmam lazım” gibi söylemler, günümüzde yalnızca spiritüel alanlarla sınırlı kalmayıp gündelik dilde, sosyal medyada ve hatta terapi odalarında sıkça karşımıza çıkmakta… Bu ifadeler çoğu zaman metafizik bir gerçeklik iddiası taşısa da, bireylerin bu deneyimleri nasıl yaşadığı, psikoloji ve nörobilim perspektifinden ele alındığında daha anlaşılır hale gelir. Bilim...