logo

GÖNÜLLÜ YAZDI : ECZACI NE YAPSIN?

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
GÖNÜLLÜ YAZDI : ECZACI NE YAPSIN?

Geçen gün 2. Parti maskemi almak üzere eczanedeydim. TC numaramı, baba adımı ve doğum tarihimi söyleyip yükü hafif, önemi ağır minicik paketimi teslim aldım ve…

Ve…”Ne haber” diye bir sordum; bin ah işittim desem abartmamış olurum!

Niye mi?

Niye olacak! Zonguldak Eczacılar Odası Başkanı Ecz. Ayşegül Kara’nın tabiri ile “En yakın sağlık danışmanlarımız” bu süreçte hayli dertli de ondan.

Kovid-19 Salgınının öncü piyade güçlerinin birkaç neferini farklı zamanlarda dinledim.  Kimi maskeye ulaşımda günah keçisi ilan edilmenin derdinden mustarip, kimi işi gücü bırakıp maske ile uğraşan personelin yoğunluğundan, kimi de onca çabaya rağmen cebine bir şey kalmamasından… Bu, sır saklamasını bilen kibar insanlar her şeye rağmen “yorgunluğumuz feda olsun, yeter ki sağlık olsun ” diyorlar ama…

Aması şu ki ; Gözlemlerim, anlatılanlar ve duyduklarım şöyle:

  • Vatandaş dayanıyor kapıya “maske de maske” diyor, bakıyor eczacı bilgisayara ve ‘-sistem size vermiyor’, diyor. “ama ona niye varda bana niye yok” diye saygısızca bağıranları mı ararsın, yoksa oluk gibi yarısı yere ziyan olan dezenfektan akıtanı mı, yada sosyal mesafeyi hiçe sayıp “acelem var” bahanesi ile araya kaynak yapanı mı?…
  • Eczacıya gönderilen koli koli maskeleri uygun koşullarda depolama sıkıntısı bir yana, kolilerden/paketlerden eksik çıkan maskelerin hesabını nasıl vereceğinin sıkıntısı diğer yana…
  • “Ben maskemi telli isterim/siyah isterim” diyene, eczacı ‘-gelen ne ise onu dağıtıyoruz’ ya da ‘-bu da o maske ile aynı işi görüyor’ dediğinde, “ama uzmanlar tv ‘de öyle söylemiyor, beni mi kandırıyorsun” cevabına hangi yeni ve tatmin edici cevabı yetiştirse…
  • Bir de bir kutu ilaç için/bir paket maske için eczaneye adeta tüm aile giriş yapanlar varmış ki evlere şenlik. Eczanede tedbirler alınmış; kordonlar çekilmiş, siperlikler takılmış, kimi de özel banko yapmış ama ne çare?.. Maskesini alır almaz boynuna geçirip (evet evet, konuşmak için maskeyi çene altına indirenlerle sıkça karşılaşıyoruz. Oysa tam da konuşurken havaya damlacık saçmaması gerekiyorken ne yazık ki tam tersi ile karşılaşabiliyoruz.) öfke patlamasını eczacısına yaşatanlar varken… Ne çare!
  • Bir de son günlerde de “paramla değil mi kardeşim” diye eczaneye dalış yapanlar ve ‘-paranla da olsa elimizde yok’ cevabından anlamayıp kabalık edenlerin sayısı da azımsanamayacak kadarmış.

Ya işte böyle; dertli eczacı örneklerini çoğaltmak mümkün… Eczacı ne yapsın?” diyoruz yani.

Gel gelelim; vatandaş da haklı arkadaş! ücretli de ücretsiz de maskeye ulaşamazsa o ne yapsın? Karşısında muhatap olarak gördüğüne adeta patlıyor! Aslında derdinin eczacıyla olmadığını o da biliyor ama yoğun stres herkesi darmadağın yapmış durumda.

Bizim burada tek söyleyeceğimiz: lütfen sakin.

Yurttaşlar ve eczacı dostlar sakin olmalı. Herkes kendini koruma içgüdüsü ile önlemlerini almak istiyor. Devlet baba eczacılarla bir anket yapsa naçizane benim bin ah işittiğimden fazlasını işitecek ve bu verilerle gereğini yapacaktır.

Bu arada yeri gelmişken daha önce de yazdığım bir öneriyi tekrarlayayım:

TRT, tez elden Sağlık kanalı açıp benzeri bilinçlendirme konularını 7/24 sürekli işlemeli. Zira anlaşılan o ki biz artık bu salgın belası ile yaşamaya devem edeceğiz. Yoksa bu iş popülist canlı yayın konukları ile olmuyor.

Yasaklı bir günün sabahından; sağlıklı ve sakin, maskeli ve mesafeli günler dilerim.

Paylaşın:
Etiketler: » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SAVAŞIN DEĞİŞEN YÜZÜ: CEPHEDEN ZİHİNLERE

    13 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Savaş eskiden belirli bir coğrafyaya sıkışmıştı. Cephe vardı, cephe gerisi vardı… Kurşunların ve bombaların menzili belliydi. Bu yüzden savaşın psikolojik ve fiziksel etkileri de çoğunlukla o sınırların içinde kalıyordu. Ancak modern savaşlar artık sadece askerlerin karşı karşıya geldiği bir cephe mücadelesi değil; toplumların tamamını etkileyen geniş bir psikolojik alan haline geldi.Bunun en çarpıcı göstergelerinden biri sivil kayıplarındaki artıştır. I. Dünya Savaşı sırasında ölenlerin yaklaşık %30’u sivildi. Cepheler belirgindi ve s...
  • BEUN’DA ‘SESLİ’ YÜKSELİŞ!

    10 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Üniversitelerin gelişimi çoğu zaman yıllara yayılan bir süreçtir. Ancak bazı dönemler vardır ki, yapılan çalışmaların etkisi yalnızca akademik çevrelerde değil; şehirde, bölgede ve hatta ulusal ölçekte daha görünür hale gelir. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi son yıllarda tam da böyle bir dönemden geçiyor. Tam dört yıl önce rektörlük görevine başlayan Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in yönetim dönemine bakıldığında, üniversitenin yalnızca merkez kampüsünde değil; ilçelerde bulunan fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında da dik...
  • ‘AŞKIM EREĞLİ’ SLOGANI YETMEZ, KİMLİK DE GEREKİR

    06 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli sahilinde yer alan “Aşkım Ereğli” temalı pano, kente gelenlerin objektifine ilk takılan, yerel hafızaya en hızlı dokunan simgelerden biri. Şüphesiz Başkan Posbıyık slogan siyasetini seviyor ve kulağa hoş gelen üretimlerini her yerde söylemek/görmek istiyor: Güneşin Sarısı, Denizin Mavisi, Ormanın Yeşili tekerlemesi… Aşkım Ereğli… Sevgi, Barış, Dostluk selamlaması bunlardan sadece birkaçı… Bu soyut vurgular dünyanın her tarafında her kent için, sosyal yapı için kıymetlidir, buna şüphe yok. Ancak ateş düştüğü yeri yakıyor...
  • TÜRKİYE’DE GENÇLER ARASINDA SUÇ VE ŞİDDET!

    05 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Son yıllarda Türkiye’de çocuklar ve gençler arasında hem suç işleme hem de şiddetin mağduru olma oranlarında ciddi bir artış yaşanıyor. 2024 ve 2025 yıllarına ait resmi verilere göre:Suça sürüklenen çocuk sayısı her yıl artıyor:• 2015–2024 döneminde suça karışan çocuk sayısı önceki dönemlere göre %50’den fazla artarak 2024’te 202.785’e çıktı. 2025’e gelindiğinde de yaklaşık 186.256 çocuk suça karıştı. Bu on yıllık artış %17’yi buluyor.2024’te toplam 612.651 çocuk, güvenlik birimlerine ya mağdur ya da şüpheli olarak bildirildi… Bu sayı bir ...