logo

GÖNÜLLÜ YAZDI : TARİHE NOT

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
GÖNÜLLÜ YAZDI : TARİHE NOT

“Söz uçar yazı kalır” diye güzel bir atasözümüz vardır bizim.

Çaktırmadan “Söze güvenilmez” anlamını da taşır…

Günümüzde de sosyal medya paylaşımları tıpkı söz gibi, gün oluyor uçuyor, siliniyor, sahibi ya da birileri tarafından değiştiriliyor.

Oysa basılı medya öyle değildir; tam bir belgedir o!

Fikirler değişse de o orada öyle sapasağlam durur.

Güvenilirdir ve sadıktır o; ta ki tarih sonuna kadar!

Bende, geçtiğimiz gün duygusal bir sabah anımda sosyal medya hesabıma bir şeyler yazıverdim.

Ancak gördüm ki; kendimle bile dalga geçmeyi becerebilen ben, 6 sene önceki hayata yeniden tutunuş olayımdan hiç bahsetmemişim, hatta sanki özelikle aradan kaçırıvermişim. Yorumcularım bana bunu zarif ifadelerle hatırlatınca biraz mahcup oldum!

Öyle ya; nasıl olurda bunu atlar insan derken…

Ah tamam buldum:

Yazımın öznel olan başlığı bile “olayın ta kendisi” idi aslında. Nesnel olan ise kafamdaki izler…

Bu vesile ile 26 Aralık 2015’te beni hayata döndüren Türkiye’nin en önemli beyin cerrahlarından Prof. Dr Bektaş Açıkgöz Hocam ile Echomar Hastanesi ekibine, her zaman yanımda olan aileme… Yaşam koçlarım dostlarıma, siz değerli okurlarıma, destekçilerime tekrar teşekkür ediyor, sosyal medya yazımı “tarihe not” kıvamında virgülüne dokunmadan(2 kelime ilavesi ile) burada yineliyorum:

 “YAŞAMIMI MOTİVE EDEN PAYDAŞLARIMA”

Yaşım bugün epeyce oldu.

Sadakatle bağlı olduğum harika bir eşim-çocuklarım, m’ailem ve dostlarım var.

Sağlığım şükür iyi;

Yürüyor, bisiklete biniyorum, olta atıyor-balığı ağlatmıyorum.

Balkonumda acı biber yetiştirip yiyorum.

Dostlarla bir arada sohbet, piknik/tatil yapıyorum.

Seyahat etmeye, lezzetleri tatmayı bayılıyorum.

Dans etmeyi seviyor, halay çekiyorum.

Tüm inançlara ve milli değerlere saygılıyım.

Hayatla cilveleşiyor; evrensel düşünmeye, yerel hareket etmeye çalışıyorum.

Devletçiyim, milletçiyim, ahlakçıyım; Atatürkçü-cumhuriyetçiyim.

Habere giderken heyecanlanıyor, yazarken ise hizmet aşkı yaşıyorum.

Doğayı-kırları, çalışanı, paylaşanı sever; yalanı-dolanı, kibirliyi, kıskanç ve övüngeçi, tembeli sevmem.

Yağmurda dua eder, güneşte ısınırım; karda iz yaparak yürür, sonbaharda sararırım.

Ah Tanrım; Ben neyleyeyim;

Bu sevgilere nasıl karşılık vereyim.

Durun en iyisi; Büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpeyim.

Beni ben yapan değerlere başımın üstünde yer verip, kendimi de yükselteyim.

Sağ olun var olun; kaderin bana aile ettiği, dost ettiği, tanış ettiği yaşam paydaşlarım.

Hep birlikte, sağlıkla, huzurla nice yaşlara…

Not : Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ın adeta yağan projeleri ile “Erdemir’le ilişkiler çok iyi “sözleri elbette yorumlanmaya muhtaç ama daha fazla bilgiye ve zamana ihtiyacımız var. Zira biz “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” diyen Üstat Uğur Mumcu’ları kendimize örnek almışızdır!

Kurban Bayramınızı kutlar, ibadetlerin kabul görmesi dileği ile “sağlıklı, aydınlık, refah içinde yarınlara” derim.  

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SAVAŞIN DEĞİŞEN YÜZÜ: CEPHEDEN ZİHİNLERE

    13 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Savaş eskiden belirli bir coğrafyaya sıkışmıştı. Cephe vardı, cephe gerisi vardı… Kurşunların ve bombaların menzili belliydi. Bu yüzden savaşın psikolojik ve fiziksel etkileri de çoğunlukla o sınırların içinde kalıyordu. Ancak modern savaşlar artık sadece askerlerin karşı karşıya geldiği bir cephe mücadelesi değil; toplumların tamamını etkileyen geniş bir psikolojik alan haline geldi.Bunun en çarpıcı göstergelerinden biri sivil kayıplarındaki artıştır. I. Dünya Savaşı sırasında ölenlerin yaklaşık %30’u sivildi. Cepheler belirgindi ve s...
  • BEUN’DA ‘SESLİ’ YÜKSELİŞ!

    10 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Üniversitelerin gelişimi çoğu zaman yıllara yayılan bir süreçtir. Ancak bazı dönemler vardır ki, yapılan çalışmaların etkisi yalnızca akademik çevrelerde değil; şehirde, bölgede ve hatta ulusal ölçekte daha görünür hale gelir. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi son yıllarda tam da böyle bir dönemden geçiyor. Tam dört yıl önce rektörlük görevine başlayan Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in yönetim dönemine bakıldığında, üniversitenin yalnızca merkez kampüsünde değil; ilçelerde bulunan fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında da dik...
  • ‘AŞKIM EREĞLİ’ SLOGANI YETMEZ, KİMLİK DE GEREKİR

    06 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli sahilinde yer alan “Aşkım Ereğli” temalı pano, kente gelenlerin objektifine ilk takılan, yerel hafızaya en hızlı dokunan simgelerden biri. Şüphesiz Başkan Posbıyık slogan siyasetini seviyor ve kulağa hoş gelen üretimlerini her yerde söylemek/görmek istiyor: Güneşin Sarısı, Denizin Mavisi, Ormanın Yeşili tekerlemesi… Aşkım Ereğli… Sevgi, Barış, Dostluk selamlaması bunlardan sadece birkaçı… Bu soyut vurgular dünyanın her tarafında her kent için, sosyal yapı için kıymetlidir, buna şüphe yok. Ancak ateş düştüğü yeri yakıyor...
  • TÜRKİYE’DE GENÇLER ARASINDA SUÇ VE ŞİDDET!

    05 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Son yıllarda Türkiye’de çocuklar ve gençler arasında hem suç işleme hem de şiddetin mağduru olma oranlarında ciddi bir artış yaşanıyor. 2024 ve 2025 yıllarına ait resmi verilere göre:Suça sürüklenen çocuk sayısı her yıl artıyor:• 2015–2024 döneminde suça karışan çocuk sayısı önceki dönemlere göre %50’den fazla artarak 2024’te 202.785’e çıktı. 2025’e gelindiğinde de yaklaşık 186.256 çocuk suça karıştı. Bu on yıllık artış %17’yi buluyor.2024’te toplam 612.651 çocuk, güvenlik birimlerine ya mağdur ya da şüpheli olarak bildirildi… Bu sayı bir ...