logo

KDZ EREĞLİSİ’NİN TESCİLLENMİŞ ANIT AĞAÇLARI

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
KDZ EREĞLİSİ’NİN TESCİLLENMİŞ ANIT AĞAÇLARI

Kentimizde Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma envanterine giren ve Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından tescillenmiş anıt ağaçlarımız bulunmaktadır.

Bunlardan iki çınar ağacı şehir merkezinde; İnönü Parkı’nda yer almaktadır. Bunlardan biri aynı kökten üç ana gövdeye ayrılmış, diğeri kalın bir kök ve gövdeye sahiptir. Fetih Çınarları olarak da bilinirler. ( Tescil Kararı : GEEAYK : 09.09.1982/3791, Revizyon : Ankara TKTVKK : 02.07.1987/3441 )

İlçe merkezi Pazaryeri’nde, halk arasında Millet Bahçesi olarak tanımlanan mevkide bulunan 2 adet çınar ağacı, Kdz Ereğlisi Müdafaai Hukuk Cemiyeti üyesi Nimet Hoca’nın ünlü söylevini yaptığı yerdir. Buradaki iki anıt ağaçtan biri iki, diğeri üç ana kola ayrılmıştır. Çürüme nedeniyle kurul kararı ile budanmıştır. ( Tescil Kararı : Ankara GEEAYK : 09.09.1982/3791, Revizyon : Ankara TKTVKK : 02.07.1987/3441 )

Üçüncü anıt ağacımız Kavakderesi yolunda, Alemdar Anıtı’nın yanında dikilmektedir. Fransızlar’dan korunması için karaya oturtulan Gazi Gemi Alemdar’ın halatlarla bağlandığı çınar ağacı bir kökten çıkmış, çok sayıda gövdeye sahiptir. ( Tescil Kararı : GEEAYK : 09.09.1982/3791, Revizyon : Ankara TKTVKK : 02.07.1987/3441 )

Bozhane Caddesi Endüstri Meslek Lisesi yanındaki yüce manolya ağacı da anıt ağaçlarımızdan biridir. 200 yıllık olduğu tahmin edilmektedir. Tek kökten üç ana gövdeye ayrılmıştır. ( Tescil Kararı : Ankara KTVKK : 15.03.2001/7222 )

Akarca Mescidi ve türbesi yanındaki servi ağacı da bir başkası… Piramit servi tipinde olup çevresi 2.20 m. , çapı 62 cm, boyu 17.5 m.dir. Pafta : 40, Ada : 195, Parsel : 90’da yer almaktadır. ( Tescil Kararı : Ankara KTVKK : 01.03.2003/7800 )

Kestaneci Mahallesi Fıstıkdibi mevkii Karaahmetoğlu Sokak Pafta : 2, Parsel : 89’da bulunan 200 yıllık anıt çam ağacı, Ereğli’ye hakim bir tepe üstünde 4 m. gövde çapında sahip bir ağaçtır. ( Tescil Kararı : Ankara TKTVKK : 21.09.2001/7548 )

Balı Mahallesi Köseağzı mevkiinde bulunan Osmanlı dönemine ait 2 adet çınar ağacı da Ada : 101, Parsel : 74’te işaretlenmiş… Soldaki büyük olanın çevresi 10 m.dir. ( Tescil Kararı: Ankara : TKTVKK : 21.07.2005/724 )

Kandilli eski yolu üzerinde bulunan Keşkek Köyü meydanında bulunan meşe ağacı da anıt ağaç olarak tescillenmiştir. Ada : 152, 151, Parsel : 1, 20’de belirtilmiştir. ( Tescil Kararı : Karabük KYVKK : 10.06.2001/1882 )

Anıt ağaç olarak tescillenmiş bir diğer meşe ağacımız da Kızılcapınar Köyü İlköğretim Okulu bahçesinde görülebilir. Ağacın çevresi en kalın yerinde 5 m. olup, 400 yıllık olduğu tahmin edilmektedir. ( Tescil Kararı : Ankara KTVKK : 03.08.2001/7483 )

Bu ulu ağaçlarımızın anıtlar kurulu tarafından tescillenmesi Ereğli’mizin tabiat varlıklarının kurtarılması ve yaşatılması açısından çok önemli aynı zamanda bir o kadar da sevindirici… Ancak yıllar önce kesilen bir ağacımızın bu kurtarma uygulamasına tabi tutulamamasının acısı içimi burkmakta… Ulu bir servi ağacıydı bu bahsettiğim ağaç… Bugün Yapı ve Kredi Bankası’nın karşısında yer alan sergi salonunun bulunduğu mevkide yükselmekteydi. Geniş bir gövdeye sahipti ve rüzgarda nazlı nazlı devinirdi.

Çocukluk yaşlarımda bu ağacın önüne şövalesini kurup, bu görkemli ağacı tuvaline resmeden ulusal ressamımız Osman Zeki Oral’ın onu seyredenlerle yaptığı hoş sohbetlerini anımsıyorum…

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • PİNOKYO’NUN BURNU, BİZİM HAYATIMIZ!

    28 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Çocukken Pinokyo'nun burnunun her yalan söylediğinde uzamasına şaşırırdık. Bugün ise dönüp etrafımıza baktığımızda, burnu uzamayan binlerce Pinokyo'nun arasında yaşadığımızı fark ediyoruz. Modern insanın en büyük başarısı, gerçeği saklamayı becerebilmesidir. En büyük trajedisi ise, bunu önce başkalarına, sonra da kendisine yapmasıdır. Artık yalan sadece ağızdan çıkan bir cümle değil, sosyal medyada "mutluyum" diye paylaşılan fotoğraflar, hiç bitmeyen başarı hikayeleri, kusursuz görünen ilişkiler, gösterişli yaşamlar… Bunların önemli bir ...
  • DR. TUGAY YAZGAN, GÜNCEL KONU ‘SINAVLARI’ ELE ALDI

    21 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir Milletin Karnesi: Çocuklarımız mı Kaybediyor, Yoksa Geleceğimiz mi? Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Milyonlarca öğrenci aylarca, hatta yıllarca hazırlanıyor. Evlerde sessizlik hakim oluyor, özel dersler, kurslar, deneme sınavları birbirini takip ediyor. Sonra birkaç saatlik sınavın ardından milyonlarca hayalin kaderi açıklanan sonuçlarla yeniden şekilleniyor.Ancak bu sonuçlar yalnızca öğrencilerin başarısını göstermiyor. Onlar aynı zamanda bir ülkenin eğitim sisteminin, aile yapısının ve toplumsal önceliklerinin de aynası oluyor ve bu...
  • TÜKETEN İNSAN, TÜKENEN İNSAN: DOYUMSUZLUĞUN PSİKOLOJİSİ

    16 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir zamanlar insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için üretirdi. Bugün ise çoğu zaman ihtiyaçlarını değil, eksiklik duygularını satın almaya çalışıyor. Evler büyüyor, dolaplar doluyor, telefonlar yenileniyor, otomobiller değişiyor fakat insanın içindeki boşluk aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü modern insan artık nesneleri tüketmiyor; çoğu zaman tükettiği şey, kendi huzuru oluyor. Schopenhauer: "Hayat, istek ile can sıkıntısı arasında gidip gelen bir sarkaçtır." Der. Gerçekten de insanın psikolojisi bu sarkaçtan çok farklı işlemiyor. ...
  • GÜNÜMÜZÜN EN ÖNEMLİ DEĞERİ: İNSAN KALABİLMEK

    13 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Teknoloji ilerledi, şehirler büyüdü, bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyor. Yapay zeka artık yalnızca sorularımıza cevap vermiyor; metin yazıyor, resim çiziyor, karar süreçlerine ortak oluyor. Buna rağmen çağımızın en büyük sorunu bilgi eksikliği değil; insan eksikliği.Çünkü insan olmak ile insan kalabilmek aynı şey değil! Doğmak bizi biyolojik olarak insan yapar ancak vicdanlı olmak, merhamet göstermek, adalet duygusunu korumak, başkasının acısını hissedebilmek ve gerektiğinde kendi çıkarından vazgeçebilmek bizi gerçekten "insan" yapan özellik...